İş işten geçince

İstanbul'da, 'konteynır sınıf'a tırmanan Emre Köroğlu'nun elektrik çarpması sonucu öldüğü Ahmet Yener İlköğretim'de veliler çocukları okula yollamadı.
Açıktaki kabloları kapatılan ve çocuklar tırmanmasın diye nöbetçi konulan konteynırın, yağışlı havalarda elektrik kaçağına yol açtığı da ortaya çıktı.

İSTANBUL - Sultanbeyli Ahmet Yener İlköğretim Okulu öğrencisi Emre Köroğlu'nun konteynır sınıfta elektrik çarpması sonucu yaşamını yitirmesi, diğer öğrencilerin okula gitmek istememesine neden oldu. Emre'nin ölmesinden önce de konteynırda yağışlı havalarda elektrik kaçağı yaşandığı ortaya çıktı.
Öğrenci sayısının fazlalığı nedeniyle okul bahçesinde kurulan konteynırlarda sınıflar oluşturulan Ahmet Yener İlköğretim Okulu'nda ihmal bir çocuğun ölümüne neden oldu. 24 Eylül'de teneffüste bahçede oyun oynayan 8 yaşındaki Emre Köroğlu'nun topu konteynır sınıfın
üzerine kaçtı. Emre, topu almak için konteynırın üzerine çıktı. Bu sırada iki konteynırın arasındaki açıkta kalan elektrik kablosuna tutunan Emre akıma kapıldı ve öldü.
Kapasite sürekli arttı
Ahmet Yener İlköğretim Okulu, 1991'de yapıldı. Ancak göç alan bölgede, kısa sürede okulun kapasitesi öğrencilere yetmemeye başladı. Sınıf yetersizliği nedeniyle üç yıl önce okulun bahçesinde konteynır sınıflar oluşturuldu. Ana binadan bu konteynırlara elektrik çekildi. Toplam 2 bin 500 öğrencisi bulunan okulda 200 öğrenci, elektrik kabloları açıkta olan bu sınıflarda öğrenim görüyor. Ayrıca okulun üzerinden yüksek gerilim hattı geçiyor. Yağışlı ve nemli havalarda, prefabrik sınıfın her yanında elektrik kaçakları oluyor ve konuta dokunanları elektrik çarpıyor.
Köroğlu'nun elektrik akımına kapılarak ölmesinin ardından veliler ve çocuklar endişe içinde. Olayın yaşandığı günden beri yüzlerce çocuk okula gitmek istemiyor. Bazı veliler de çocuklarını okula göndermiyor. Çocukları derslerine devam eden aileler ise okulun çevresinde çocuklarını izliyor. Alınan tek önlem ise çocukların konteynırlara tırmanmasını engellemek için öğretmenlerin okulun bahçesinde beklemesi. Okulun velilerinden Sevim Semiz, "İki çocuğum bu okulda okuyor. Ama Emre öldüğünden beri ikisini de okula getiremiyorum. Korkuyorlar. Okula getirebilirsem ben de bahçede bekleyerek çocuklarımı koruyacağım" diyor. Veli Metin Altun ise "Bu göz göre göre cinayet. Yağmurlu havalarda prefabrik konuta dokunan çocukları bile elektrik çarpıyor" diye konuşuyor.
Olayın ardından dün Ahmet Yener İlköğretim Okulu'nda incelemelerde bulunan kaymakam Kaya Çıtak, Sultanbeyli'de okul sıkıntısı yaşandığını belirterek "Sorunun temeli yeterli dersliğin bulunmaması. Yeterli derslik olmadığı için çocuklar, Pendik ve Ümraniye'deki okullara gönderiliyor. Geçen yıl lise ve ilköğretim okullarında toplam 4 bin yeni öğrencimiz oldu. Buna yetişmek çok zor. Ama bu mahallede yeni bir okul yapılıyor" diyor.
Ancak okulun bulunduğu Hasanpaşa Mahallesi'nde elektrik tehlikesi sadece okulda bulunmuyor. Yaşamını yitiren Emre'nin evinin de bulunduğu geniş bir alan ve yaklaşık 3 bin bina yüksek gerilim hattının altında. Yüksek gerilim hattı bugün bölgeyi dolduran gecekondulardan, yıllar önce yapılmış. Şimdi ise dev yüksek gerilim direkleri, evlerin bahçelerinde duruyor. İnsanlar gecekondularına katlar çıkarak yüksek gerilim hattının kablo ve direklerine daha da yaklaşıyor. Kablolar bazı bölgelerde sadece 2 metre yükseklikten geçiyor. Çocuklar, yüksek gerilim direklerine tırmanarak oyunlar oynuyor. Özellikle yağışlı günlerde bölgede büyük tehlike yaşanıyor. Direklerde patlamalar ile çıkan kıvılcımlar, evlerin üzerine düşüyor.
'Vatandaş da suçlu'
İstanbul Elektrik Mühendisleri Odası'ndan Hasan Ece, Türkiye'deki enerji nakil hatlarının 'Elektrik Kuvvetli Akım Tesisleri Yönetmeliği'nin ilgili maddeleri ve kanunlara uygun olarak yapıldığını belirterek, kaçak yapılaşmaya giden vatandaşlarda da eksik denetim yapan belediyelerde de suç olduğunu söyledi. Mühendis Ece, "Avrupa ve Amerika'da bu tür hatların geçtiği yerlere yaklaşma mesafesi 50-60 metre. Ancak ülkemizde bu mesafe sorumsuzluk nedeniyle 1 ile 12 metreye düşüyor" dedi.