scorecardresearch.com

İş kazalarında birincilik Türkiye'nin

İş kazalarında birincilik Türkiye'nin
Verilere göre, 2000-2012 yılları arasında Türkiye'de toplamda 12 bin 686 işçi kazalarda hayatını kaybetti

Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi’nin, İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin verilerine dayanarak verdiği bilgiye göre, Türkiye , iş kazalarında Avrupa birincisi.

Türkiye’de günlük 172 iş kazası meydana geliyor ve bu kazalarda 3 işçi hayatını kaybediyor, 5’i ise sakat kalıyor.

Verilere göre, 2000-2012 yılları arasında Türkiye’de toplamda 12 bin 686 işçi kazalarda hayatını kaybetti.

Uluslararası çalışma örgütü verilerine göre Türkiye iş kazaları sonucu ölümlerde sadece El Salvador ve Cezayir’i geçemiyor.

YILDA YAKLAŞIK 100 İŞÇİ ÖLÜYOR

Son on yılda 11 bin işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Bu her yıl yaklaşık 1.100 işçi anlamına geliyor. Günde ortalama dört işçi iş kazaları nedeniyle yaşamını yitirirken, altı işçi de iş göremez hale gelmektedir.

EN FAZLA ÖLÜM İNŞAAT SEKTÖRÜNDE

Türkiye’de en fazla işçi ölümü ve iş kazalarının üçte biri inşaat sektöründe meydana geliyor.

Tüm iş kazalarının yüzde 1,6′sı ölümle sonuçlanırken inşaat sektöründeki iş kazalarının yüzde 4,7′si ölümle sonuçlanmaktadır. İnşaat sektörünü taşımacılık, madencilik ve metal sektörleri takip etmektedir.

"İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ"

TMMOB- Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi, 5 yıl önce kaybettikleri meslektaşlarını etkinliklerle anacak. Vinç bomunun altında kalarak hayatını kaybeden Gülseren Yurttaş, için yarın 27 Eylül günü saat 11.00‘da Sarayburnu Eski İSKİ Şantiyesi önünde TMMOB İstanbul İl Koordinasyonu bileşenleriyle ortak bir basın açıklaması yapacak. Yurttaş için, 29 Eylül Cumartesi günü de “Gülseren Yurttaş Anısına: İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği” etkinliği düzenlenecek.

Gülseren Yurtaş’ın ölümü ve etkinliklere ilişkin TMMOB- Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi tarafından yapılan yazılı açıklamada, açılan davanın sonucu, iş kazaları hakkında çarpıcı bilgiler dikkat çekiyor.

2002-2007 yılları arasında İstanbul Şube Müdürlüğü görevini yürüten, odadaki görevinin ardından İSKİ Melen Çayı Boğaz Geçiş Projesi Sarayburnu Şantiyesindeki Müteahhit firma Kutay İnşaat Taahhüt Tic. Ltd. Şti. firmasının taşeronu olan DETEK (Deniz Teknolojisi Ltd. Şti) adlı firmada çalışmaya başlayan değerli meslektaşımız ve arkadaşımız Gülseren Yurttaş, 27 Eylül 2007 tarihinde, gerekli iş güvenliği önlemlerinin alınmaması nedeniyle boru taşıyan vinç bomunun kopması sonucunda meydana gelen bir “iş cinayeti” ile aramızdan ayrıldı.

Açılan kamu davasında “taksirle adam öldürme” suçu ile yargılananların cezaları diğer “iş kazaları”nda olduğu gibi para cezasına çevrilerek dava sonuçlandı. Bu dava kamu vicdanını ve bizleri yaraladı.

"TAKDİR-İ İLAHİ"

Onu kaybettiğimizden bu güne ihmaller can almaya, yakınlarını, geleceği, başka hayatları da beraberinde karartmaya devam ediyor. “İş kazaları” sonucu ölümler ve yaralanmalar hız kesmeden artarak devam ediyor. 2012 yılı eylül ayı itibariyle “iş kazaları”nda yaşamını yitiren işçi sayısı en az 600‘iken, yetkililer her “iş kazası”nda olduğu gibi “takdir-i ilahi” söylemleri ile aklı ve bilimi hiçe sayarak sorunun asıl kaynağının üzerini örtmeye devam ediyorlar.

Aradan geçen beş yıla karşın işçi sağlığı ve iş güvenliği alanında olumlu bir ilerleme kaydedildiğini söylemek olanaksız.

"İŞ CİNAYETLERİNE KURBAN GİDİYORLAR"

Aksine çalışma yaşamındaki ihmaller sonucunda binlerce insanımızın da benzer iş cinayetlerine kurban gitmesi, bu ihmaller zincirinin arkasındaki asıl sorumluların ortaya çıkarılmaması, sorumluların yasaların öngördüğü en üst sınırdan caydırıcı cezalarla cezalandırılmaması, kamusal denetim mekanizmalarının daha etkin bir şekilde işletilmemesi, mevcut yasal düzenlemelerin uygulanmaması, iş güvenliği konusundaki tüm yasal ve yönetsel çerçevenin önce insan yaşamı ekseninde şekillenmemesi ve taşeronlaşmanın giderek yaygınlaşması gibi gelişmelere bağlı olarak meydana gelen ve kayıtlara “iş kazası” olarak geçen cinayetlerin ülke genelinde yaygınlaşması gibi çeşitli olumsuzluklar acımızı her geçen gün daha da derinleştiriyor. (T24)


http://www.radikal.com.tr/110192411019243

YORUMLAR
(3 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

boş ümitler - bhrburçin

Bu ülkede bir işçinin canına bir kadının canına bir öğrencinin canına bir emeklinin canına...Değer verilmeyen canlar say say bitmeyecek belli ki!İktidar anne karnındaki bebeğin nasıl dünyaya geleceğine karışmak yerine dikkatini taşeron firmalara usülsüz işletmelere verseydi;belki ülkede iyiye giden bir gelişmenin varlığıyla mutlu olurduk ama...nerdeee

Oy. - kazim özkan

Isçiler, kazanç ugruna sizi soyup sogana çeviren ve hayatinizi hiçe sayarak ailelerinizi sefil etmekten çekinmeyen patronlarinizi daha da zengin etmek niyetindeyseniz AKP'ye oy vermeye devam edin.

Kendimizden başlayarak... - rögar kapağı

Bizdeki siyasi olayların çözümsüz bırakılmasının nedenlerinden biri de sanırım diğer vahim olayların görülmesini engellemek... Haberler geliyor işte PKK eylem yapmış 7 asker ölmüş. Hemen peşinden bir haber daha geliyor, trafik kazası 9 ölü! Yani sistemimiz pkk'den dah ekili mayınlara sahip. Bu işçi ölümleri meselesi de çok perde arkasında kalan bir olay. Yediğimiz içtiğimiz her şey işçilerin emekleriyle önümüze geliyor ama o yediğimiz içtiğimiz şeylerin üzerinden nasıl kanların aktığını göremiyoruz. Karnımız doyunca da zaten gerisi umrumuzda olmuyor. Yani son iki yılda ölen işçilerin sayısı PKK ile verilen savaşta ölenlerden daha fazla! İnanılacak gibi değil. Meselenin diğer yanı da sendikaların dünkü HARB-İŞ haberlerinde de görüldüğü gibi bir ayağının havada, göbeği yanda elinin işçilere karşı her daim uçkurunda olduğu bir sendika ağaları kastının varolması! işçileri her defasında satması. Sendikaların direkt iktidar işbirlikçisi olması. Şİmdi bu ağalara bakınca işçilerin neden onların bulunduğu kürsüleri her defasında işgal etmeye çalıştığı da daha iyi anlaşılıyor. Ama yeterli değil! Her melanetli şeyde Dünya listelerini zorlayan memleket ahalisinin hakları noktasında daha iradi davranması gerekir! Her konuşmasını daha da daha da büyümeliyiz perspektifiyle sunan iktidarın elde ettiği büyüme, ölü işçilerin kanlarıdan elde edildikten sonra hiçbir anlamı da kalmıyor. Uzaklara gitmeyin işçi dediğiniz anneniz, babanız, kardeşiniz, arkadaşınız. Birbirimize sahip çıkmak, insani koşullarda çalışma hakkımızı elde etmek zorundayız! Askerde öl, fabrikada öl, hastanede öl, trafikte öl, okulda öl, cezaevlerinde öl, köyde öl, yolda yürürken taş düşsün öl... Ondan sonra büyük gelsin Türkiye masalları... Bu kadar kolay olmamalı,her şeyi değiştirelim, kendimizden başlayarak... Selametle...