İşadamı Özden'i öldürenlere müebbet

İşadamı Özden'i öldürenlere müebbet
İşadamı Özden'i öldürenlere müebbet
İzmir'de 2004 yılında kaybolan ve 2009 yılında cesedi Gaziemir'de ormanda toprağa gömülü halde bulunan demir- çelik fabrikaları sahibi Sezai Rahmi Özden'i öldürdükleri suçlamasıyla yargılanan 2'si tutuklu 5 sanık hakkında karar çıktı

İZMİR - Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Mustafa Edik ve Güneş Murat Baltacı'yı, Özden'i öldürdükleri suçlamasıyla ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Tutuksuz yargılanan diğer sanıklar ise çeşitli cezalara çarptırıldı. Sanıkların avukatları kararı temyiz edeceklerini belirtti.

Davaya konu olan olay 2004 yılında meydana geldi. İşadamı Sezai Rahmi Özden, kendilerine hisselerinin tamamını devretmesini isteyen Mustafa Edik ve avukatı Talat Tekkılıç ile tartışmalı toplantılar yaptı. Özden, şirketinin Dilovası'nda bulunan deposunda 10 Ekim 2004 günü gerçekleşen son toplantının ardından da ortadan kayboldu. Tüm aramalara karşın Özden bulunamadı. 2009 yılında bir ihbarı değerlendiren İzmir Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri kayıp işadamının bulunması için 'Piramit Operasyonu' düzenlendi. Operasyonda 12 kişi gözaltına alınırken sorgulanan şüpheliler kayıp işadamının cesedinin Gaziemir İlçesi'ndeki ormanlık alanda gömülü olduğunu söyledi. Yapılan kazılarda bulunan kemik parçalarının Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA incelemesinde Sezai Rahmi Özden'e ait olduğu ortaya çıktı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Mustafa Edik ile Güneş Murat Baltacı tutuklanırken, diğerleri tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.

EROL EVCİL’İN ADI GEÇMİŞTİ

Soruşturma sırasında kanser hastalığı nedeniyle hayatını kaybeden Talat Tekkılıç'ın şoförü tutuklu sanık Güneş Murat Baltacı savcılıkta verdiği ifadesinede Sezai Rahmi Özden'in fabrikasını Erol Evcil'e kaptırdığını da belirtti. Edik ve Tekkılıç'ın Rahmi Özden'e Evcil hakkında şikayette bulunmasını istediklerini ancak Özden'in buna yanaşmadığını öne sürdü. Talat Tekkılıç'ın kanserden öldüğü, iddianamede örgüt lideri olmakla suçlanan Mustafa Edik'in azmettirici olduğu, Murat Baltacı'nın ise cinayete iştirak ettiği için ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istendi. Cinayetin ardından suça karıştığı belirtilen tutuksuz sanıklardan Hakan Zambak ile İsa Edik ve Erkan Keskiner'in çeşitli hapis cezalarına çarptırılmaları istemiyle 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açılırken, diğer 7 kişi hakkında dava açmadı.

2010 yılı Ekim ayında 8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde 'suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, mala zarar verme ve tasarlayarak adam öldürme' suçlarından görülen ilk duruşmada ifade veren Murat Baltacı savcılıkta verdiği ifadenin değiştirilmesi için para ve yat teklif edildiğini söyleyerek, "Eğer kabul etmezsem öldüreceklerini söylediler. Ne olur beni tahliye etmeyin öldürürler" diye konuştu. Davanın son duruşmasında mahkeme heyeti suç örgütü oluşmadığından tüm sanıkların bu suçtan beraatlerine karar verdi.

8'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün yapılan son duruşmaya tutuklu yargılanan Mustafa Edik ve Güneş Murat Baltacı, sanık avukatları ve Özden'in yakınları katılırken, tutuksuz yargılanan Erkan Keskiner, İsa Edik ve Hakan Zambak katılmadı. Mahkeme heyeti yargılama sonunda, mahkeme başkanı Cahit Kargılı'nın sanıklardan Mustafa Edik'in maktül Sezai Rahmi Özden'in taammüden öldürülmesi olayına asil fail olarak iştirak ettiği yönündeki görüşüne katılmadığını belirten karşı oyuna karşın sanıklar Mustafa Edik ve Güneş Murat Baltacı'yı ömür boyu hapis cezasına çarptırdı. Hakan Zambak ve Güneş Murat Baltacı'yı ayrıca Sezai Rahmi Özden'in aracına yakmak suçundan da 5 yıl 10'ar yıl, İsa Edik'i ise ruhsatsız silah bulundurmak suçundan 10 ay hapis cezasına çarptırdı. Sanık Hakan Zambak'ın suçunun ise zaman aşımına uğradığından düşürülmesine, Erkan Keskiner hakkında müşteki Şadiye Narin'e yönelik tehdit suçundan da beraatine, ayrıca Sezai Rahmi Özden'e yönelik adam öldürme suçuna ilişkin olarak sanıklar İsa Edik, Mahmut Erol, Erkan Edik ve Mustafa Erdem ile ilgili dellilerin taktir ve ifası (gereğinin yerine getirilmesi) için İzmir Cumhuriyet Başsacılığına, gerekçeli kararın yazılmasının ardından, ihbarda bulunulmasına da karar verdi.(dha/Bahri Karataş)