scorecardresearch.com

İşçi Erkan el birliğiyle ölüme yollandı

İşçi Erkan el birliğiyle ölüme yollandı
Bilirkişi, taşeron işçi Erkan Keleş'in gerilim hattında adım adım nasıl ölüme yollandığını yazdı: Bir kontrol kalemi bile verilmemiş.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

Trabzonlu Erkan Keleş, 7 yıl önce BEDAŞ’ta taşeron işçi oldu. Ocak 2009’da taşeron ihalesini ALKAMA adlı şirket alınca 31 yaşındaki Keleş, çalışmaya devam etti. Maaşı, 840 TL’ydi. Ramazan Bayramı’nın 2 günü, 11 Eylül 2010’da mesaisi vardı. Ardında 28 yaşındaki eşini, 8 yaşındaki oğlu İlhan’ı ve 20 günlük bebeği Ömer Faruk’u bırakarak, Gaziosmanpaşa İşletme Şefliği’ne gitti. Saat 17.10’da Haraççı’daki orta gerilim hattında (1000-34 bin kilovat) arıza çıktığı ihbarı ulaştı. Keleş, onarım için çıktığı direkte çarpılarak öldü.

Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığı’nın görevlendirdiği bilirkişi 4 Nisan’da raporunu sundu. Rapora göre Keleş’in ölümüne yol açan vakada, taşeron sözleşmelerine dahi uyulmadı:

1-Talimatları herkesin duyması ve gerekirse birbirini ikaz etmesi için telsizle haberleşilmesi gerekirken cep telefonuyla haberleşiliyordu. Çünkü telsiz bozuktu.

2- Ekibin başında ne bir teknisyen ne de usta vardı. BEDAŞ Teknisyeni Özkan Gündoğdu da ekibi doğrudan direğe yolladı, kendisi de trafoya gitti.

3- Hatta sık sık arıza yaşandığından 1 yıl önce elekriğin 2 şalterle kesilmesi kararlaştırılmıştı. Gündoğdu, unutup tek şalteri indirerek akımı kestiğini sandı ve telefonla Keleş’e “Direğe çık” dedi.

4-Gündoğdu, yakındaki Burses fabrikasını arayıp sorsa akımın kesilmediğini öğrenecekti.

5- Gündoğdu, enerjiyi kestikten sonra ekibin yanına dönmeli, son kontrolü yapmalıydı. Fakat zaten ekipte sorumlu yoktu.

6- Sözleşmeye göre iş güvenliği sorumlusu veya teknisyen yoksa, direğe BEDAŞ’ın teknisyeni çıkmalı, işçileri çıkarmamalıydı.

7- Direkte elektrik olup olmadığını gösteren kol arızalıydı. İşçi Erkan Keleş, bu yüzden direkte elektrik olup olmadığını bilemeden doğrudan hatta tırmandı.

8- Rapora göre işçi Keleş’te “35 bin voltluk kontrol kalemi, izole eldiveni, yağmurluk, iş güvenliği yeleği, baret, başlık feneri, emniyet kemeri, izoleli çizme, topraklama kablosu, lüzumlu ölçü aletleri ve diğer koruyucu donanımlar” olmalıydı. Keleş’te bunların hiçbiri yoktu. Üstelik bu eksiklik yüklenici firma ve baş mühendislik tarafından biliniyordu.

Ölümlü kazada 3 kişi kusurlu bulundu
Bilirkişi raporunda 3 kişi kusurlu olarak gösterildi. Keleş’i donanımı olmaksızın direğe çıkarması nedeniyle Teknisyen Göndoğdu 1. dereceden kusurlu bulundu. Keleş vasıfsız olmasına rağmen arıza bakım ekibinde görev verilmesi, donanımlardan yoksun çalıştırılması, ekipmanları temin etmediği gibi denetlememesi gibi nedenlerle İşletme Şefi Ali Sönmez de 2. dereceden kusurlu bulundu. Taşeron firmanın şantiye şefi Nusret Çoruh 3. derece kusurluydu. İşçi Erkan Keleş için ise şöyle denildi: “İşe sadakat ve iş disiplini nedeniyle talimata uyarak, canı pahasına, iş güvenliği olmadan, amirinin sözüne güvenip direğe çıkan Keleş’in bu müessif olay başına gelmiştir. Direğe çıkmasıydı belki işinden olacaktı ancak bu olay başına gelmeyecekti.”


http://www.radikal.com.tr/1050353105035310

YORUMLAR
(10 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

taşeron firma suçlu - oal67

Burada işçiyi güvenliksiz koşullarda çalışmaya gönderen taşeron firma ve en önemlisi onun yöneticilerine ders olacak kadar ağır bir ceza verilmeli.

Suç hükümet ve kamu kurumlarındadır - generalduncan

Denetleme yetkisi Çalışma Bakanlığında. Niye denetlemiyor? Niye senede 1 kez bile 1 adam gönderip adam gibi denetlemiyor, cezasını kesmiyor? Evrak takipçiliği yapmaktan başka ne yapar bu bakanlık? İhmal Çalışma Bakanlığınındır. Gerektiği gibi denetlemeyip, korku ortamını yaratmamaktan dolayuı görevlerini ihmal etmişlerdir. Çalışma bakanının istifa etmesi gerek. O bölge müdürünün tutuklanması gerek. Böyle çalışmaya göz yumdukları için. Ama nerdeee? Çalışma bakanı, müdürü ne yapsın diyecek adam çok olduktan sonra daha çok kişi ölmeye müstehak bu ülkede.

taşeron firmalar - terrygunner

taşeron işçi = harcanabilir işçi stoğu

elden ne gelir - terrygunner

taşeronlaşma kapitalist düzenin işçi karşıtı yapılanmalarından en tehlikelisidir. tıpkı tuzla'daki işçi ölümleri gibi taşeron firmanın ucuz işçi politikaları, işçiyi yenilenebilir eşya olarak görme mantığı daha çok can alacaktır. İşçiye verilmesi gereken aletler listesine bakın allah aşkına 20 aletlik listeden 2 tanesi olsa bir insan hayatı yok olmayacaktı. Boş konuşuyoruz vesselam, işçi güvenliği için harcanacak para çok tatlı, zaten binde bir ölüyor işçiler ne gereği var ki!

Taşeronlaşma bu demek. - brandywine06

Devlet bu işi kendisi yaparken de eminim birçok eksik vardı. Ama taşerona vermek öyle bir hal aldı ki, elinden gelse işçiyi en ağır ve tehlikeli işlere bile çıplak gönderecek. Çünkü taşerona verirken en ucuz fiyatı teklif eden firmaya veriyorlar. Güya bir teknik şartname var. Ama firma ucuz fiyat verdiğini düşünüp o teknik şartnameden sıyrılmak için herşeyi kısıyor. Neredeyse aldığı tüm parayı kar yapmak istiyor. Çalışan işçi de işini kaybetmemek için boyun eğiyor. Çünkü koruyacak kimsesi yok. Teknik şartnameye uyuluyor mu diye denetleyen var mı bu firmaları? Denetlese bile kim denetliyor? Eksiği rapor ediyor mu, yoksa etmemesi karşılığında birşeyler mi dönüyor? Devlette veya en köklü özel firmalarda çalışan işçiler arasında bile sendikalaşma düşüyor. Taşeron işçi nasıl sendikalı olsun? Taşeron firma kullanımı sona ermeli.

kurban - chaos86

zincirleme hatalar.. milyonlarca hata. hiçbir şeyin "düzgün" yapılmadığı yurdum ve onun mağduru işçiler, çocuklar, kadınlar, yaşlılar, ötekiler.. neden umutlu olmalı, nasıl iyimser olmalı, neyi düzeltmeye kalkmalı ki.. deveye neden boynun eğri demişler.. nerem doğru ki? nerede tutsan orası kopuyor doğru olan, dürüst olan hiçbir şey yok. şimdi aklım bu işçinin çocuklarında.. bir tek bu işçi de değil.. binlerce..

ağır ceza verilmeli - selin80

göz göre göre bir insan ölüme yollanmış. çok ağır cezalar verilmeli ki emsal olsun. Ancak taşeron işçilere hiç değer verilmiyor!