İshak Paşa Sarayı domates serası gibi

İshak Paşa Sarayı domates serası gibi
İshak Paşa Sarayı domates serası gibi

Doğu?nun tarihi cazibe unsurlarından İshak Paşa Sarayı restorasyondan önce (altta) ve sonra (üstte). FOTOĞRAF: SELAHATTİN KAÇURU / AA

AĞRI/İSTANBUL - Kayalıkların üzerinde bir masal kalesi gibi yükselen İshak Paşa Sarayı restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. İki yıllık çalışma sonucu duvarlar güçlendirildi. 18’inci yüzyıldan kalma sarayı kar ve yağmur sularının yıpratıcı etkisinden korumak için kondurular dev metal ve cam tavansa yadırgattı. Görkemi kartpostallara konu olan saray, üzerini kaplayan çatıyla serayı andırdı.
Ağrı Kültür ve Turizm Müdürü Muhsin Bulut restorasyon sırasında ‘tarihi sarayın dokusunun bozulmadığını’, her  şeyin orijinaline uygun yapıldığını savundu. Bulut, “Geçici kabulü yaptık. Sarayın iş bitim teslimi ise bilirkişilerle beraber ekim ayının ikinci haftasında gerçekleştirilecek. Ziyaretçi sayısının artarak devam edeceğini umuyoruz” dedi. 

‘Başka türlü yapılabilirdi’
Radikal’in görüşüne başvurduğu ünlü mimar ve mimarlık tarihçisi Prof. Doğan Kuban’a göre yapılan yalnış. Prof Kuban, “İshak Paşa Sarayı, günümüz izolasyon teknolojileriyle rahatlıkla orijinaline uygun restore edilebilir bir yapı. Koruma amaçlı bile olsa çatısına, orijinal dokuya uymayan bir malzeme koymaya gerek yok” dedi.  

‘Amaç kurtarmak, niyet iyi ama...’
Mimarlık tarihçisi Prof. Afife Batur’a göre sorun Türkiye’de iyi niyetle yola çıkılsa bile kaynak yetersizliğine toslanması:  
“Üstü metal örtülerle kapanmış bu şekilde bir restorasyon kötü tabii. Burası çok önemli bir yapı. (Restorsyonu) Ciddi bir birikim ve beceri gerekir. Türkiye’de bu titiz çalışmayı organize edebilecek çok az kamu kuruluşu var ne yazık ki. Mimarlık odaları da yetersiz bu konuda. Bu çalışmalar her zaman kötü niyetle  yapılmıyor eldeki mevcut koşullar doğrultusunda, İshak Paşa Sarayı’ndaki de koruma amaçlı yapılmış. İshak Paşa çok iyi bildiğim bir yapı değil. Bunu özellikle belirtiyorum. Böyle çalışmaların uzun süreli ve uluslararası destekli büyük organizasyonlar tarafından yapılması gerek.”
Doğubeyazıt ’ın 8 kilometre güneydoğusunda, Eski Doğubeyazıt kayalıkları üzerine yayılan İshak Paşa Sarayı,  1784 yılında İshak Paşa tarafından yaptırıldı. Sarayın çevresi bir zamanlar yerleşim yeriydi.  Orta Asya, Selçuklu, İran ve Osmanlı mimari özelliklerini bünyesinde toplayan saray kompleksi Topkapı Sarayı; kapıları Selçuklu üslubünda. Doğubeyazıt’ın ünlü karının ve buzunun içinde yükselen 366 odalı sarayda, taş duvarların arasından geçen ısıtma tesisatıyla merkezi bir ısıtma sistemi kurulmuştu. (aa, Kültür Sanat)