@idrisemen

IŞİD, Kobani'nin 'son Ermenileri'ni de katletti

IŞİD, Kobani'nin 'son Ermenileri'ni de katletti
IŞİD, Kobani'nin 'son Ermenileri'ni de katletti
IŞİD'in Kobani'ye yaptığı son saldırıda kardeşi ölen Agop Tomasyan, "Eylüldeki IŞİD saldırısından önce, Kobani'de bulunan 8 Ermeni aile de kenti terk etmişti. Kardeşim bir hafta önce geri döndü ve çarşamba günü 14 yaşındaki oğlunun gözü önünde katledildi. Artık Kobani bizim vatanımız değil" diyor.
Haber: İDRİS EMEN - idris.emen@radikal.com.tr / Arşivi

SURUÇ – Suruç’ta sığınmacılar için kurulan AFAD çadırında kalan yüzlerce Kobanili aile arasında 3 Ermeni aile bulunuyor. 9 ay önce IŞİD saldırısı sırasında bu 3 Ermeni ailesi de doğup büyüdükleri topraklara bir daha geri dönmemek üzere Kobani’den ayrıldı. Sınırı geçtikten sonra gidecek bir yeri olmayan Ermeniler Başbakanlığa bağlı AFAD çadır kentine yerleştirildi. Ancak ölümün Türkiye ’de de peşlerini bırakmadığını söyleyen Agop Tomasyan, “Biz Kobanili Ermenilerin kökeni Türkiye’nin Doğu ve İç Anadolu bölgelerine dayanıyor. 1915’te binlerce Ermeni Kobani’ye sürüldü. Dedelerimiz bu uzun yolculukta yüzlerce Ermeni’nin yollarda öldüğünü söylüyordu.  Zor şartlarda hayatta kalanlar Kobani’ye yerleşti. Sayıları binleri bulan Ermeniler zamanla Lübnan, Halep, Ermenistan, Amerika ve Avrupa ’ya göç etti. Sonunda yüzlerce aileden geriye sadece 8 aile kaldı. Biz son kalanlar ne olursa olsun Kobani’yi terk etmeyeceğimizi söylüyorduk. Orada bize ait iki kilisemiz vardı. Herkesle uyum içinde yaşıyorduk. Hiçbir zaman Müslümanlarla bir sorun yaşamadık. Hatta benim evimin bitişiğinde cami vardı. Camiden çıkanlar sürekli beni ziyaret ederdi. Mutlu ve huzurluyduk. Ta ki IŞİD Kobani’ye saldırana dek” diyor.

‘100 YIL SONRA YİNE YOLLARA DÜŞTÜK’

Dokuz ay önce IŞİD’en kaçıp Türkiye’ye geldiklerini söyleyen Agop Tomasyan başlarından geçenleri şöyle anlatıyor:

“2014’te IŞİD Kobani’ye saldırdığında, IŞİD’e yakalandığımız takdirde Hristiyan olduğumuz için katledileceğimizi biliyorduk. Artık yollara düşme vaktimizin geldiğini anladık. Son Ermeniler olarak kendi aramızda konuşup Türkiye’ye gelmeye karar verdik. Nihayetinde Suruç’a geldik. Bir aile Urfa’ya, bir aile Hatay’a, bir aile de Halep’e yerleşti. Pasaportu olan iki aile Ermenistan’a gitti. Geriye kalan üç aile çadır kente yerleşti. İçimizden biri burada hayatını kaybetti. Cenazesini Suruç’ta toprağa verdik. Yani zaten az olan sayımız daha da azaldı. Daha fazla yıpranmamak için Kobani’ye geri dönme kararı aldık. IŞİD’in son saldırısından önce kardeşim, gidip evine ve dükkanına bakmak istedi. 14 yaşındaki oğlunu da yanına alarak Kobani’ye gitti. Çarşamba günü kardeşim oğlunun gözü önünde IŞİD tarafından katledildi. Artık Kobani vatanımız değil.”

‘BABAM ÖLÜRKEN, "OĞLUM KAÇ, BUNLAR IŞİD" DEDİ, CANIMI KURTARDI'

Babasının ölmeden önce kendisini korumaya çalıştığını söyleyen küçük Aram ise halen yaşadıklarının etkisi altında: “Babam ailemizle beraber Kobani’ye geri dönmek istediğini söylüyordu. Bunun için Kobani’ye gittik. Yaklaşık bir hafta orada kaldık. Babam Çarşamba gecesi saat 4.30’da dükkana gideceğini söyleyerek evden çıktı. Babam gittikten kısa bir süre sonra ben de dükkana gitmek için yola çıktım. Dükkana varmadan dört kişinin dükkanın önünde durduğunu gördüm. Üzerlerinde YPG üniforması vardı. IŞİD üyesi olduklarını bilmiyordum. İçlerinden biri silahı babama doğrultarak babamı göğsünden vurdu. O sırada yere düşen babamın göğsünden kan fışkırıyordu. Ona rağmen ellerini havaya kaldırarak, ‘Oğlum kaç bunlar IŞİD’ dedi. Ben de kaçtım. Eğer kaçmasaydım, orada vurulurdum. Babamın cenazesi Kobani’de defnedildi.”

‘ERMENİ CEMAATLERİNİ YANIMIZDA GÖREMEDİK’

Eşinin ölmesi üzerine 4 çocuğunun yetim kaldığını söyleyen İlona Tomasyan ise Ermeni cemaatlerine sitem ediyor: “Eşim oğlumun gözü önünde öldürüldü. Babasının ölümü oğlumu çok etkiledi. Benim 4 çocuğum var. Dördü de yetim kaldı. Eşimin ölümüyle kimsesiz kaldık. Artık beni ve ailemi Kobani’ye bağlayan hiçbir şey kalmadı. Bundan sonra Kobani’ye dönmeyi düşünmüyoruz. Nereye gideceğimizi de bilmiyoruz. Pasaportumuz olmadığı için Avrupa veya Ermenistan’a gidemiyoruz. Ne yapacağımızı, nereye sığınacağımızı bilmiyoruz. Kobanili Ermeniler olarak bu süreçte çok sıkıntı çektik. Fakat hiçbir Ermeni cemaati veya Hristiyan topluluğu bizimle ilgilenmedi. Onları yanımızda göremedik. Bir başımıza kaderimize terk edildik. Artık onları yanımızda görmek istiyoruz. İnsanların bize kucak açmasını istiyoruz.”