@ismailsaymaz

İşkence kararı için savcı tanık olacak

İşkence kararı için savcı tanık olacak
İşkence kararı için savcı tanık olacak
İdil'de 8 kişiye işkence yaptıkları iddia edilen polisleri savcı yerinde tespit etti. Mahkeme beraat kararı verince Yargıtay geri çevirdi: Savcıyı dinlemeden karar vermeyin!
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

İSTANBUL - Şırnak İdil’de beş yıl önce izinsiz gösteride gözaltına alınıp tutuklanan sekiz mağdurun polislerce dövüldüğü iddiası üzerine Savcı Kenan Göksu karakolu bastı, nezarethanede yaralı haldeki mağdurları buldu. Polisleri çağırdı, nezarethane önünde mağdurlara teşhis yaptırdı, silahlarına el koydu. Savcı Göksu ilçeden ayrılırken, üç polise “tehdit ve yaralama”dan dava açıldı. Bu dava daha sonra “işkence” suçuna dönüşüp Midyat Ağır Ceza Mahkemesi ’ne gönderildi. Fakat mahkeme, sanık polislerin dövmediğini, “kucakladığını” savunarak, beraate hükmetti. Bu karar, Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nce bozuldu. Daire, eksik işlem yapıldığını savunarak, karakol basıp soruşturmayı başlatan Savcı Göksu’nun dinlenmesini istedi. Savcı Göksu’nun ifadesi beklenen İdil Davası, 6 Haziran’da yeniden başlıyor.

Şırnak İdil, 21 Ekim 2008 günü Abdullah Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilmesi talebiyle yapılan eylemlere polis müdahale etmiş, 21 kişi gözaltına alınmıştı. Bu kişilerden sekizi 23 Ekim’de, “terör örgütü üyeliği ve propagandası” iddiasıyla tutuklandı. Cezaevine gönderilmeleri gereken saat olan 20.53’te Savcı Kenan Göksu’nun telefonu çaldı. Arayan kişi, Avukat Cihan Güçlük’tü. Güçlük’in iddiasına göre sekiz kişi cezaevine gönderilmeden önce hastanede ve ilçe emniyet müdürlüğünde dövülmüştü. Savcı Göksu, katibini alıp yedi dakika sonra, saat 21.00’de, karakola geldi, nezarethaneye girdi. İçerideki sekiz kişi hastanede, hastaneden karakola getirilirken ve karakol içinde cop, tekme ve yumruklarla dövüldüklerini anlattı. Mehmet Bayram’ın kafası muayene sırasında duvara vurulmuş, dudakları patlamış, dişi kırılmıştı. Hüsnü Doğan’ın başına telsizle vurulmuştu. Bu esnada elleri kelepçeliydi. Ayrıca küfür ve hakarete maruz kalmışlardı.

POLİS SADECE 'KUCAKLAMIŞ'

Hüsnü Doğan nezarethanede yerde battaniyeye sarılı halde yatıyordu. Ayağa kalkamıyordu. Savcı Göksu’nun çağırdığı doktor iki kaburgada kırık olabileceğini söyledi. Savcı Göksu da ilk olarak rapor alınmasını istedi; hemen ardından, ilçe emniyet müdürlüğünde görevli polislerin yanı sıra Elazığ’dan gelen Çevik Kuvvet polislerinin şüpheli olduğunu saptadı. Emniyet amirine “Polisler nerede?” diye sordu. Amir, yakındaki bir binada toplantı halinde olduklarını söyledi. Göksu, “Derhal gelsinler” dedi. Saat 23.54’te, 21 polis karakolda hazır edildi.

Göksu şüpheli polisleri nezarethanenin kapısına dizerek Doğan’a, “Sana kimler vurdu?” diye sordu. Çevik Kuvvet’ten Durdu Mehmet Saklayıcı, Ferdi Aslanboğa ve Mustafa Kurt’u, “Bizi yolda bunlar dövdü” diye teşhis ettiler. Ferdi Aslanboğa, kendisini teşhis eden Mehmet Bayrak’a, “Ben de sizi tanıyorum” deyince huzurdan atıldı. Sonra polislerin ifadeleri alındı. Saklayıcı, “Şüphelilerden birini hastaneden çıkarırken kelepçenin koptuğunu, düşmemesi için kolundan tuttuğunu” ileri sürdü. Aslanboğa da kelepçenin kopmasıyla arbede yaşandığını anlatmakla yetindi. Üç polise “tehdit” ve “basit yaralama”dan dava açıldı. İdil Sulh Ceza Mahkemesi’ndeki ilk duruşma, 12 Ocak 2010’da görüldü. Hakim, bu suçun “işkence” kapsamına girdiğini belirterek, dosyayı Midyat Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderdi. Bütün bu seyir, Midyat’ta mahkeme duvarına çarptı. Heyet, 28 Nisan 2011’de görülen son duruşmada üç polisi suçsuz buldu. Mahkeme, “Sanık polislerin zorluk çıkaran ve muhtemelen gitmek istemeyen katılanları, görevlerini yerine getirme kaygısıyla tutup kucaklayıp ittirmeleri ya da çekmeleri sonucunda meydana geldiğinin açık olduğu”nu savunuyordu.

YARGITAY: SAVCIYI DİNLEYİN

Bu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesi’nden döndü. Daire, “sekiz mağduru hastaneye getirip götüren polislerle karakolda görevli olanların ifadesi alınmadan, mağdurlara ‘direnme’ suçundan dava açılıp açılmadığı araştırılmadan ve olaya el koyan Savcı Kenan Göksu dinlenmeden eksik karar alındığı” için 7 Ocak 2013’te beraat kararını bozdu. Ve bozmadan sonraki ilk duruşma için 6 Haziran’a gün verildi. Bu arada, tanık olarak ifadesinin alınması için Safranbolu’da görev yapan Kenan Göksu’ya talimat yazıldı. Halen Göksu’nun ifadesi bekleniyor. İdilli sekiz mağdurun avukatı Veysel Vesek, “Nezarethaneler savcıların denetimindedir. O yüzden savcı bey çok titizlendi. İsteklerimizi kabul etti. Şimdi ifadesinin gelmesini bekliyoruz. En kötü ihtimalle, yaralama suçundan ceza verileceğini zannediyoruz” değerlendirmesini yaptı.