İşkenceyi önlemek için binlerce doktor, yüzlerce hâkim ve savcıya eğitim verilecek

İşkenceyi önlemek için binlerce doktor, yüzlerce hâkim ve savcıya eğitim verilecek
İşkenceyi önlemek için binlerce doktor, yüzlerce hâkim ve savcıya eğitim verilecek

Prof. Dr. Gençay Gürsoy:İşkenceye karşı mahkemelerin tavrı net olmalı.

Haber: ÖMÜR ŞAHİN / Arşivi

İSTANBUL - Türkiye’de işkence davalarının sonuca ulaşmamasındaki en önemli neden olan ‘işkenceyi belgeleyememe’nin önüne geçmek için 4 bin doktor, bin hakim ve 500 savcıya eğitim verilecek.  Avrupa Birliği?eğitim için Türkiye’ye 3 milyon avro hibe etti.
Türkiye’de işkence davalarının akıbeti çoğu zaman aynı oluyor. İşkenceyle suçlanan kamu görevlileri, ceza almadan ya da çok küçük cezalarla kurtuluyor. Uzmanlar bunun en önemli nedeninin gözaltı ya da cezaevindeki işkencenin belgelendirilmemesi olduğunu ifade ediyor. Bu nedenle Türk Tabipleri Birliği (TTB), Adli Tıp Uzmanları Derneği ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) 1996’da işkencenin tespiti, sorgulanması, rapor edilmesi konusunda ayrıntılı bir kılavuz oluşturdu. Bu çalışma 1999’da ‘İstanbul Protokolü’ adıyla Birleşmiş Milletler’in (BM) onayladığı bir metin haline geldi. Şimdi ise, 4 bin hekim, 1000 hâkim ve 500 savcıya, bu protokol kapsamında eğitim verilecek. 

Eğitmenlerin eğitimi başladı
Pazartesi günü eğitimi verecek kişilere program konusunda ders verilmeye başlandı. AB’nin 3 milyon avro hibe ettiği eğitimler öncelikle İstanbul, Ankara, İzmir’de yapılacak ancak Diyarbakır, Adana, Trabzon gibi illere de gidilecek.  Hâkimlerin eğitimi mart ayında başlayacak. Cezaevi, Adli Tıp da görev yapan ve işkence vakalarıyla karşılaşması muhtemel doktorlara eğitim verilecek. İşkencenin tespit edilmesi, mağdurlara yaklaşımlar, işkence raporlarının nasıl hazırlanacağı konusunda dersler verilecek. 
TTB, Adli Tıp Uzmanları Derneği, Adli Tıp Kurumu, Adalet ve Sağlık Bakanlıklarının ortaklaşa yürüttüğü proje için TİHV ve Uluslararası İşkence Mağdurları Rehabilitasyon Konseyi’nin (IRCT) de desteği alınıyor.
Türk Tabipleri Birliği Merkez konseyi Başkanı Prof. Dr. Gençay Gürsoy “Binlerce işkence davası içinde sadece altı, yedi dava sonuçlandı. Bu davalar zaman aşımına uğratılmaya çalışılır” diyerek Türkiye’nin işkence profilini ortaya koyuyor.
Yetkililerin sürekli olarak işkenceye engel olamadıklarını, çaresiz kaldıklarını ifade ettiklerini anlatan Gençay Gürsoy, “Polisler, amirlerinden hoşgörü göreceğini bilmese bu suçu kolay kolay işlemez. Bizim eğitim programımız işkencenin bir suç olduğunu, hiçbir şekilde bağışlanamayacağını adli raporlarla gösterecek, mahkemelerde net tavır alınmasını sağlayacak İşkence sorunu ancak bu şekilde çözülebilir” diye konuştu.  

‘Raporlar gerçeği yansıtmıyor’
TİHV Başkanı Yavuz Önen ise işkencenin belgelenmesinin önemini şu sözlerle ifade ediyor: “AİHM kararlarını verirken somut ilgili belgelere dayalı olarak karar veriyor. Türkiye’de adli tıbbın raporları genellikle gerçeği yansıtmadığı gibi, başka da belge yok. O nedenle işkenceciler ciddi şekilde yargı katında cezalandırılmadılar.”
Türkiye’de yeni başlayan ‘İstanbul protokolü’ eğitimleri yaklaşık iki yıldır IRCT’nin yürüttüğü proje kapsamında, aralarında Gürcistan, Sırbistan, Srilanka, Meksika, Mısır’ın da olduğu 10 ülkede sürüyor. Proje’de Türkiye’den uzmanlar eğitmen olarak çalışıyor.
Adli Tıp Uzmanlığı Derneği Başkanı Sedat Gürpınar’sa ‘İstanbul protokolü’ çerçevesinde verilecek eğitimlerin hekimlerin işkenceyi bilimsel nitelikte raporlanmasını sağlayacağını belirtti.