scorecardresearch.com

İsmailağa tarikatındaki kadın anlatıyor: Yaşamımı çaldılar

İsmailağa tarikatındaki kadın anlatıyor: Yaşamımı çaldılar

İsmailağa Tarikatı ?son Osmanlı? Ertuğrul Osmanoğlu?nun cenaze töreninde gövde gösterisi yaptı. Mahmut Ustaosmanoğlu da cenazeye katıldı.

01/10/2009 00:00
İsmailağa tarikatını bir kadın gizli tanık olarak anlattı: 'Zorla evlendirdiler. Kocam baş başayken başörtüm açılınca dövdü. TV, telefon, pencereden bakmak yasaktı'

 

İSMAİL SAYMAZ

 

 

İSTANBUL - Tartışmalara konu olan ve Erzincan ve Erzurum savcılarını karşı karşıya getiren  İsmailağa cemaati davasında gizli bir tanık kadın tarikatın yaşamını çalmasını şöyle anlatıyor: “Bir perdenin arkasındaki hoca ile tanıştırıldım. İstemediğim bir kişiyle zorla evlendirildim. Kocam dövüyordu, kocamın buna hakkı olduğunu söylediler. Kocam kaşısında başörtüm açılsa dövüyordu. Evlerde televizyon yasak. Penceye çıkmama, telefon açmama bile izin vermiyorlardı.” Gizli tanık ifadesinde “Bu ifadeyi verdiğim anlaşılırsa eşim beni öldürür” diyor, ancak tartışmalı bir şekilde davayı Erzincan savcısından alarak yürüten Erzurum özel yetkili savcısı bu kadının kimliğini annesinin adını yazarak deşifre ediyor.
İsmailağa tarikatına yönelik yapılan operasyon ve daha sonra başlayan dava süreci tartışmalara konu olmuştu. Soruşturmayı Erzincan’da başlatan Erzincan Cumhuriyet Başsavcı İlhan Cihaner hakkında soruşturma açılmıştı. Daha sonra davayı yetkili olduğunu öne sürerek Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Osman Şahin aldı.
İddianameyi hazırlayan Osman Şahin 235 şüpheliyle aldığı dosyayı 16 sanıkla sınırlandırınca ‘sümenaltı’ iddiaları gündeme gelmişti. Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner de Osman Şahin’i, yetkisini aşıp dosyayı el koymakla suçlayarak Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) şikâyet etti ve Adalet Bakanlığı’ndan soruşturma izni istedi.
Dokuzu tutuklu 16 sanık hakkında, ‘Anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs ve kanuna aykırı eğitim kurumu açma’ suçlarından dava açıldı. İlk duruşması Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülecek davanın iddianamesiyle bir skandal daha patladı.

Gizli tanık deşifre edildi
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı’nın HSYK’ye şikâyet ettiği Erzurum Savcısı Osman Şahin iddianamede, dosyanın tek tanığı olan gizli tanığın kimliğini, annesinin adını vererek deşifre etti. 
İddiasına göre, genç bir kadın olan gizli tanık, Erzincan’da Diyanet İşleri’ne bağlı Yeni Mahalle Kuran Kursu’nda devam ederken, cemaate katılan arkadaşlarına ‘ilgi duyduğu ve mütevazılıklarına özendiği’ için aralarına girdi. Gizli tanığın, iddianamede yer verilen anlatımları şöyle:  
PERDE ARKASINDAN TANIŞMA: “İsmailağa ile tanışmam 2001-2002’ye denk geliyor. Yeni Mahalledeki Kuran Kursu’nda hocalık yapan M.Ö., bana ilgi gösterdi. Beni Ahmet Bahadır Altınel (Tutuklu sanık) ile tanıştırıp çok değerli hoca olduğunu söyledi. Aramızda perde olduğu için yüzünü görememiştim.
TANIMADIĞIM KİŞİYLE EVLENDİRİLDİM: Kendilerinin gösterdiği biriyle evlenirsem ailemin baskı yapamayacağını söylediler. Altınel’in evinde, evleneceğim kişiyi gösterdiler. Şahıstan hoşlanmayıp istemediğimi beyan ettiysem de ‘nikâhta keramet var’ diyerek, aileden kurtulmanın yolu olarak gösterildiği için razı oldum.
GİZLİ KURSTA DİNİ EĞİTİM: Beni M.A.’nın işlettiği, Altınel’in sorumluluğundaki gizli eğitim verilen kursa götürdüler. Bu yer Bahçelievler’de, dışarıdan apartman gibiydi. Evde bulunduğum müddetçe pencereye çıkmama ve telefon etmeme izin vermediler. Ne zaman ağlayıp pişman olduğumu söylediysem, ‘Hele dur, büyük sevaba girdin, her şey güzel olacak’ diyerek engellediler. Bina, dışarıdan apartman gibi görünen ancak içerisi hem yatılı kalınabilecek hem gündüz gelinebilecek şekildeydi. Yer minderleriyle donatılmıştı. Değişik yaş gruplarından 12 kişi vardı.

İki ay eve kapatıldı
YENİ İSİM VERDİLER: Eve geldiğim andan itibaren ismimi kullanmayıp yeni bir isim verdiler. İki ay dışarı çıkmadan evde tutuldum. Önceleri çok ağlayıp pişmanlığımı bildirdiysem de sonra uyum sağladım. Beni İstanbul’a gönderdiler.
MAHMUT HOCA İLE TANIŞMA: Orada perde arkasında beni Mahmut Ustuosmanoğlu ile tanıştırdılar. Benimle ilgili, ‘Herkes karşıma gelemez, seni rüyamda gördüm’ dedi. Bana, İsmailağa Camii’nde söylediklerine göre değerli bir kadın hoca çarşaf giydirdi. Bir hafta sonra çarşafla Erzincan’a döndüm. İstanbul Fatih’te 4-5 yaşındaki kız çocuklarının rubadan elbise giydikleri okul donanımında kalabalık yerler gördüm.
NAMAZ KILMAYAN EŞE DAYAK HAKTIR: Tanımayıp benimsemediğim kişiyle evlendirdikleri için huzursuz bir yaşam sürmeye başladım. Bunu M. Hoca’ya söylediğim zaman ‘Sen asi oldun’ diye beni suçladı. Çocuk yaparsak mutlu olacağımı söyledi, bir yıl sonra çocuğum oldu. Halen bu evlilik devam etmektedir. Evlilikte sürekli nedenli nedensiz şiddet gördüm. Kimsenin olmadığı bir anda bile başörtüm açılsa şiddet uygulanmaktadır. Boşansam bile bu şekilde yaşamam gerektiğini, aksi takdirde kafamı koparacağını söylemektedir. Eşimin beni dövdüğünde dini gerekçelerle, haklı olduğunu söylüyorlardı. Mesela kadın namaz kılmazsa, kocası çağırdığında yatağa girmezse, erkeğin dövebileceğini söylüyorlardı.
ATATÜRK, KAFİR BİR TOPLUM KURDU: Ben cemaat mensupları tarafından birkaç kez eğitime tabi tutuldum. Bu derslerin içeriği Arapça dersler, mızraklı ilmihal, Mahmut Ustaosmanoğlu’na ait birtakım yazılardı. Atatürk’ün kafir bir toplum kurduğunu, herkesi açıp saçtığını, toprağın bile Atatürk’ü kabul etmeyip dışarı attığı için betonla kapladıklarını anlatıyorlardı. Hatta resmi diyanet kursunda bile M. hoca Atatürk’ün fotoğraflarını ya ters çeviriyor ya da üstünü örtüyordu. 

‘Cihat yapıyoruz’ diyorlar
ALEVİLER KAFİRDİR: Alevi kesime karşı ‘Bunlar kafirdir, pişirdikleri kestikleri yenmez’ diyorlardı.  Hocalar cemaate bağlı gizli yerlerde ‘Cihat yapıyoruz’ diyorlardı. Eğer hoca olursam, cemaate ne kadar insan kazandırırsam maddi manevi o kadar tatmin edeceklerini, hatta kaloriferli ev alacaklarını söylüyorlardı.
KIZ ÇOCUKLAR OKUTULMUYOR: Cemaat evlerinde televizyon yasak. Kızlar okutulmaz. Altınel çocuklarını okula göndermemiş. Ama nasılsa çocuklarına diploma almış. Yine kız çocuklarının  çarşaf giymeleri gerektiği, erkeklerinse sakal bırakmaları, şalvar girmeleri gerektiğini söylüyorlar.
EŞİM BENİ ÖLDÜRÜR: Benim gösterdiğim cesareti birçok kimse gösteremez. Bu ifadeyi verdiğim anlaşılsa eşim beni öldürür. Dine aykırı bir sürü uç şeyi kabullenebiliyorlar. Çoğu çok eşli.
YAŞAMIMI ÇALDILAR: Cemaate katıldığımdan bu yana adeta yaşamımı çaldılar. Bir cehennem hayatı yaşadım. Bunun büyük bir suç olduğunu düşünüyorum. 

Suçlama: Anayasal düzeni kaldırmak
İsmailağa Cemaati soruşturması Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner tarafından iki yıl önce başlatıldı. İddiaya göre, cemaate bağlı Medine Vakfı’nın kentte ve bazı ilçelerdeki evlerinde çocuklara yatılı dini eğitim veriliyordu. Hemen dinleme kararı alındı.
Edinilen bilgilere göre cemaat, çok sayıda kent ve ilçede açtığı çeşitli dernek ve vakıf bünyesinde kurs kurmuş, dini eğitim veriyordu.
Başsavcılık, 16 kentte operasyon yaparak aralarında cemaat lideri Mahmut Ustaosmanoğlu ile Cüppeli Ahmet diye bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün de aralarında bulunduğu 69 şüpheliyi gözaltına almaya hazırlanıyordu ki, Özel Yetkili Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı devreye girdi. Erzurum, kendisine ulaşan, cemaatin ‘silahlı’ olduğunu öne süren ‘ihbarı’ gösterip dosyanın yetki alanına girdiğini savundu.
Cihaner’e göre, grubun ‘silahlı’ olduğu yönünde bilgi yoktu. İhbar mektubu dosyanın Erzurum’a gönderilmesini isteyen şüphelilerce gönderilmiş olabilirdi.

Sümenaltı iddiası
Erzurum savcılığı 5 Mayıs’taki Erzincan Valiliği’ne gönderdiği yazıda, Erzincan başsavcılığının görevini kaldırdığını belirterek, başsavcılığın emirlerine uyulmamasını istedi. Erzincan Başsavcılığı ise 26 Mayıs’ta valiliğe,  Erzurum Başsavcılığı’nın böyle bir yetkisinin bulunmadığını belirtti. HSYK’ye de şikâyet etti. Ancak dosya, artık Erzurum’daydı.
Erzincan savcılığı soruşturmasında 235 şüpheli vardı.  Ancak Erzurum’da 16 kişi hakkında “Anayasal düzeni kaldırmaya teşebbüs ve kanuna aykırı eğitim kurumu açma” suçlarından dava açıldı. Erzincan Başsavcılığı’nın soruşturulmasını istediğini şu suçlamalar hakkında Erzurum savcısı takipsizlik verdi:
Karapara aklama, sahte diploma hazırlama, cemaatin isteği doğrultusunda Diyanet’in imam ataması, çocukların okula gönderilmemesi, bunu engellemek isteyen MEB görevlilerini pasifize etme, bazı polislerin şüphelileri haberdar etmesi, İBB’nin imara aykırı yapılaşmaya göz yumması, siyasi sebeplerle tayin, sahte seçmen kaydı, ihaleye fesat karıştırma, bazı belediye başkan adayları hakkında ses dosyası hazırlama, rüşvet, iki bakanla ticari çıkar için görüşme...
İsmailağa’nın yanı sıra Fethullah Gülen Cemaati ile ilgili soruşturma açan Erzincan Başsavcısı Cihaner’e iki idari soruşturma açıldı ve daha sonra telefonlarının dinlendiği ortaya çıktı.

ETİKETLER:

haber

http://www.radikal.com.tr/95706495706428

YORUMLAR
(28 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

ABDULLAH ÇINAR: HADİ BAKALIM. - yusufabdi

Bu görüntülere bakıp korkmayın, bizim tarikat liderierimizin hiç biri şeriat istemez, öyle bir düzen geldiğinde aç kalacaklarını çok iyi bilirler. Bu düzende her istedikleri oluyor, bir elleri yağda öbürü balda. Binlerce müridi onların ağzın bakıyor, başlarına aldıkları sarıkla, veya cubbeyle, bu işlerin gerçek şeriat ülkelerinde sökmiyeceğini çok iyi bilirler. Bu gün İran da mollalar çoğu avrupada felsefe eğitimi görmüş insanlar bunların hangisi felsefe okumuştur. Her neyse %100 ne yakını müslümalıkla övünen ülkemizin, içler acısı bir tarafı da bu olsa gerek, yalan yalnış öğretilen din Arabistan sokaklarından bile geri görünüyor. ve bunla övünür hale gelen koca koca köşe dönmece oynayan köşe yazarları var, onlar kandilerini çok iyi bilir. Din adına kepazelikler, köşe dönmeceler, cinayetler, vede dört köşe olanlar. Vah benim gariban el açan, yalvaran, yakaran, bunlara din adamı diyerek dua eden halkımın haline, vah benim DİN bu diye yoksulları daha yoksullaştıran ahlaksıs yalancılara. Oysa TANRI hiç bir zaman kendisine yapılan yalakalıkları, yalancıları, halkını TANRI adına kandıranları ve yalvartanları af etmedi.

Maalesef - porsuk_solimen

Türkiye'de böyle cemaatlerin sönüp gitmesini veya en azından zayıf kalmasını sağlayacak bir dünya görüşünü toplum içerisinde yaygınlaştıramadık. Burada sadece AKP hükümetini suçlamak yersiz. Akp hükümeti olmayan birşeyi canlandıramazdı. Cumhuriyet tarihimiz boyunca dini referansları olmayan aklı ve vicdanı kılavuz etmiş bir yaşam algısı geliştirmede çok yetersiz kaldık. Doğal olarak böyle bir ülkede işte böyle baskıcı, özgürlük düşmanı radikal islamcı gruplar güçlendi ve yayıldı. Akıl ve vicdanı temel alan bir eğitim sistemi ve bireysel ahlak alanı gelişteremediğimiz sürece bu karanlık görüntülere daha çok şahit olacağız.

Yorumculara - iris78

Bunca yoruma ne gerek vardi? Resim herseyi söylüyor. Resme baktigimda (üst yaziyi okumadan) aklimdan "herhalde Türkiye'de talibancilar yakalandi" diye gecmisti.

ASLINDA... - yok3

Teknik takip, ortam dinleme, gizli tanık... vb bu alanlara, bu alanlara dediysek, DF, cemaat, tarikat, hocaefendiler ve müritleri alanlarına sanki pek uygulanmıyor gibiydi. Bu gizli tanık'ı görünce şaşırdım demeliyim. Böyle soruşturmaların daha çok ve daha geniş yapılmasını diliyorum.

kadını savcı ifşa etmiş deniliyor - nurdannur

namaz kişisel insiyatif, cinselikte insiyatif, zorbalıksa islamiyetin şartlarından değil.hani bilmesek daha neler yutturacaksınız.müslümanlık sizin gibilere mi kaldı.özellikle bizim toplumda din kadınlara baskı aracı olarak kullanılmaktadır.buda erkeklerin çaresiz ve güçsüz olduğundan.yok birden fazla kadında ,yok dövmekte,daha neler neler,dedemde bunları yaptı ama nenem, ömrünün kalan 30 yılını dedeme haram etti.kadını döverseniz,çocuklar büyür ,dayakta atamazsınız ve evde son yıllarınızda sürünürsünüz.kadınların intikamı kötü olur.

BUNLARIN YÜZÜNDEN KENDİME MÜSLÜMAN DİYEMİYORUM - peyacan

Saltanatı uğruna insanları köleleştirip sadık birer kul haline getiren cemaat liderleri hak hukuk ve insanlık adına ne varsa ayaklar altına almaktan geri kalmazlar. Uçkuru gevşek cemaatçiler kadınada mal gözü ile bakmaktadır. Ne yazıkki günümüzde sistemden oldukça destek görmekteler.

bilmedigimiz seyler degil - ataycanada

ben bu haberi, OSYM'nin iptal ettigi polis okulu sinavi ve bugunku Akif Beki yazisiyla birlikte okumanin cok anlamli olacagini dusunuyorum. cemaatler, kadinin toplumdaki statusunu dusuren, modernlesme onundeki en buyuk engeldirler. cemaatlerin sinsi ve derinden orgutlenmesi sonucu, yargi gibi bir kurum siyasallasmaya baslamistir. bunu gormek icin kahin olmaya gerek yok.