@ismailsaymaz

İşsiz öğretmen 20 YTL uğruna bacağından oldu

Deniz Toprak beş kardeşi gibi öğretmen maaşıyla büyüdü, okudu, eğitim fakültesini bitirdi. Artık hayata atılacak, babası gibi öğretmen olacaktı. Fakat her öğretmen adayı gibi Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) engeline takıldı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Deniz Toprak beş kardeşi gibi öğretmen maaşıyla büyüdü, okudu, eğitim fakültesini bitirdi. Artık hayata atılacak, babası gibi öğretmen olacaktı. Fakat her öğretmen adayı gibi Kamu Personeli Seçme Sınavı (KPSS) engeline takıldı. Toprak, 26'sına geldiği halde emekli öğretmen babasından harçlık almak istemiyordu. Bu yüzden bir dersanenin broşürlerini günlük 20 YTL karşılığına dağıtmak üzere evden çıktığı 8 Eylül'de, eğitim sisteminin bir başka çarpıklığının kurbanı oldu: Rakip dersane sahibi, broşür dağıtan Toprak'ın üzerine aracını sürdü. Ezilen Toprak'ın ayağı kesildi.
Deniz öğretmen, iki yıl önce Çanakkale 19 Mart Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği'ni bitirdiğinde, eğitimci babası Aziz'in yolundan gitmeyi umuyordu. Baba Toprak, beş çocuğunu da öğretmen maaşıyla yetiştirmişti. Üçü üniversiteyi bitirmiş, biri okuyordu. En son küçük kardeş Mustafa bu yıl Bilgisayar Mühendisliği'ni kazandı. Baba Toprak, oğlunu üniversiteye kaydettirmek için İzmir'e giderken, 8 Eylül'de kızı Deniz Avcılar'daki evlerinden, broşür dağıtmak üzere çıkıyordu. 26 yaşındaki Deniz öğretmen, üniversiteyi bitirip KPSS'ye girmiş, 1.5 puanla baraja takılmış ve mecburen ücretli öğretmenlik yapmıştı. Bu yıl yeniden hazırlanıyordu. Kazanamazsa yine ücretli öğretmenliğe başvuracaktı.
Deniz öğretmen, o gün İstanbul Üniversitesi (İÜ) İşletme Fakültesi önünde Ali İhsan Terzi ve Savaş Velioğlu ile Kampüs Açıköğretim Dersanesi'nin broşürlerini dağıtmaya başladı. Çalışıp harçlık çıkaracaktı. İddiaya göre, üç arkadaşın broşür dağıttığı yerde Ümit Açıköğretim Dersanesi sahibi Ümit Kalko'nun yakınları da tanıtım yapıyordu. İki grup arasında tartışma çıktı. Kalko, tartışmayı duyunca arabasıyla kampüse geldi. Ve aracı üç arkadaşın üzerine sürdü. İki arkadaş kaçarken, Deniz öğretmen araçla duvarın arasına sıkıştı.
Deniz öğretmen, Kalko ve yakınlarınca Avcılar Hospital, Çapa Tıp Fakültesi ve ardından Vakıf Gureba Hastanesi'ne kaldırıldı. Ancak beş saat gecikmeli olarak ameliyata alındı. Sekiz saat süren ameliyat sonrası baba Toprak'a, "Kızının ayağını kesmemiz gerekiyor" denildi.
Toprak, çaresiz kabul etti. Ertesi gün savcılığa suç duyurusunda bulunuldu ve Kalko tutuklanarak cezaevine konuldu. Deniz öğretmen hâlâ yoğun bakımda tutulurken, hastane önünde bekleyen ailesi, kızları için sağlıklı bir hayatı nasıl kuracaklarını düşünüyor.
58 yaşındaki baba Toprak, "Yeni bacağın takılması 1.5 yılı bulur" diyor, "Bu çocuğu bir biçimde yaşama bağlamak istiyorum. Öğretmen olursa sanırım düzelecek. Olmazsa yine hayal kırıklığı..." Baba Toprak'a göre, 200 bine yakın öğretmen açığı varken, sadece 10 bin kadar öğretmene kadro veriliyor. Bu da işsizliği doğuruyor: "Kadro verilseydi kızım işsiz kalmayacak, bununla yüz yüze gelmeyecekti. Bu çocuk gibi daha binlerce öğretmen adayı var. İşsiz kalanlar yeni belalara düşüyor. Toplumu bu hale getirmeye hakları var mı?"
Baba Toprak, kızının, sevdiği mesleğe başlayamamasının ve uğradığı saldırının suçunu sistemin çarpıklığına bağlıyor:
"O insan suçlu olabilir ama o insanları o hale getirenleri kızgınım. Ülkemin geleceğine ve insanlarına acıyorum. Bunu yaratan nedenlere ve nedenlerin sahiplerine kızgınım.
Esas yargılanması ve mahkûm edilmesi gereken de o. Okullarda cinayetler işleniyor. Niye böyle oldu? Para uğruna yapılmayan bir şey yok. Halbuki para, insanın mutlu olması için kazanılır. Her şey insan için olması gerekirken her şey para için oluyor."