İşsizlik ciddi halk sağlığı sorunu

İşsizlik ciddi halk sağlığı sorunu
İşsizlik ciddi halk sağlığı sorunu

Türkiye sık sık işsizlerin ?seslerini duyurabilme? girişimlerine sahne oluyor. FOTOĞRAF: SALİM UZUN / DHA

TTB, işsizliğin 'görünmeyen' yüzüne dikkat çekti: Hem kendi hem ailelerinin ruh ve beden sağlığı tehdit altında
Haber: BETÜL KOTAN / Arşivi

ANKARA- Türk Tabibleri Birliği (TTB) Merkez Konseyi İkinci Başkanı ve Halk Sağlığı uzmanı Feride Aksu, ekonomik krizle birlikte artan işsizliğin ciddi bir halk sorunu olduğunu belirterek, işsiz kalanlarla ailelerinde büyük fiziksel ve ruhsal sorunlar yaşanabileceğine dikkat çekti: İşsizlik, sadece bir sözcük değil, bazen kelimelerin içi boşalıyor anlamlarını tüketiyoruz. Sesini hiç duyuramayan insanların o sessiz çığlıklarının duyulması gerek...
Türkiye’de işsiz sayısı 3 milyona dayanırken, Feride Aksu, bir halk sağlığı uzmanı olarak şu uyarılarda bulundu:

Yok sayıyoruz: Onları erken ölüme, çeşitli hastalıklara terk ederek yok sayıyoruz. Arada birkaçı eğer üzerine benzin döker yakarsa, bir yerden kendini aşağıya atarsa basında yer buluyor. Bütün bunları ağlaşmak için söylemiyoruz. Devletin yeniden sosyal sorumluluklarının hatırlanması gerektiğine dikkat çekmek istiyoruz. Bize düşen işsizlik ve bağlantılı sağlık sorunlarını görünülür kılmak, bu bizim çok önemli bir sosyal sorumluluğumuz. İşsizlerin yaşadığı sorunlara ve yakalandıkları hastalıklara ilişkin Türkiye’de ciddi bir araştırma yok. İngiltere gibi ülkelerde yapılan araştırmalara bakmamız gerekiyor.

Kendilerini suçluyorlar: Günümüzde insanlar gitgide tekilleşiyor. Bu yalnızlık, başına gelen felaketin sadece kendi sorumluluğunda olduğu hissi yaratıyor. Sanki kendi beceriksizliği yüzünden işsiz kalmış, kendi beceriksizliği yüzünden çocuklarına iyi koşullar sunamıyor. Hep tekil başarı öyküleri çıkarılıyor, mucizeler yaratan yoksul çocuğun başarılı iş hayatı... Gerçek hayatta bunlar bu kadar kolay değil.

Depresyona giriyorlar: Türkiye Psikiyatri Derneği’nin de işsizliğin ruh sağlığına yol açtığına ilişkin uyarıları var. Depresyon çok sık görülen sağlık sorunlarından biri işsizlerde. Uyku düzeni bozukluğu, güven yitimi, yaşama bakıştaki umutsuzluk... Ağır depresyon intihar eğilimini de gündeme getirebilir. Bunlar da sadece ilaçla çözümlenebilecek şeyler değil. Çünkü temelindeki ana travmayı kaldırmadığınız sürece bu sorunu çözme şansınız da kısıtlı oluyor.

Madde bağımlılığı artıyor: İşsizlik döneminde madde kullanımı artıyor. Paradoksal bir şekilde bir yandan yoksullaşma söz konusu bir yandan da kişi işsizse bile eve ekmek getirecek parası olmasa dahi ödünç parayla sigara, ucuz şarap alabiliyor.

Kalp de dayanmıyor...: Araştırmalara göre, işsizlerde akciğer kanseri yüzde 70 artıyor, 45 yaş altındaki kalp hastalıkları da daha sık görülüyor. Prematüre ölüm denilen 65 yaş öncesi erken ölüm de bu grupta sıkça görülen bir durum. 

İyi haber, kaza riski azalıyor: Araştırmalar, işsiz gruplarda tek iyi haberlerin kaza oranlarında görüldüğünü ortaya koyuyor. Evden çıkıp bir yere gitmeyince kazaya da uğramıyorlar.

Çocuklarında iz kalıyor: Araştırmalar, anne babaları işsiz olan çocukların ömür boyu çok daha yoğun bir biçimde hem fiziksel hem ruhsal sağlık sorunlarına maruz kaldığını gösteriyor. Güvensiz yetişen bir çocuğun gelecekte nasıl üretken, dik duran bir yetişkin olabileceği de soru işareti.

İşsizlik sigortası hak ama...: İşsiz kaldığında insanlar işsizlik sigortası için gittiklerinde bir bakıyorlar ki primleri yeterli ödenmemiş, işsizlik sigortasına bile hak kazanamıyorlar. Üstelik altı ay işsizlik maaşı aldıktan sonra işe girme garantisi yok.

DSÖ de uyardı: Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) de kasımdaki açıklamasında bu konuyu gündeme getirdi. Bu tür kriz dönemlerinde sağlık eğitim ve sosyal hizmetlere erişimin kısıtlandığını bunun da ciddi sağlık sorunlarına yol açtığını belirtti.