@ismailsaymaz

İstanbul İstanbul olalı bu kadar cesur eylem ne gördü ne duydu!

Bir pankart: 'Kahrolsun halk düşmanı iktidar!' Pankartın ucunu, ne nasırlı ve sıkılı elleriyle bir işçi, ne yeşil parkasıyla bir öğrenci tutuyor. Bu, tanıdık pankartı, 6 Ocak 1971'de Güzel Sanatlar Akademisi'nde işinden atılan sekizi kadın, 15 model açmıştı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Bir pankart: 'Kahrolsun halk düşmanı iktidar!' Pankartın ucunu, ne nasırlı ve sıkılı elleriyle bir işçi, ne yeşil parkasıyla bir öğrenci tutuyor. Bu, tanıdık pankartı, 6 Ocak 1971'de Güzel Sanatlar Akademisi'nde işinden atılan sekizi kadın, 15 model açmıştı. Modeller çırılçıplaktı.
Fotoğraf, Milliyet gazetesine ait... Tamamına yakını çıplak, sekizi kadın 15 model, Güzel Sanatlar Akademisi önünde eylem yapıyor. Tümü 30'lu yaşları geçmiş, erkekler bıyıklı, kadınların bir kısmı utangaç... Sol baştaki kadın model, diğerlerinin aksine, başını dik tutmuş, kadraja bakıyor.
Modeller geniş bir pankartla belden aşağılarını örtüyor. Pankartta, '20 yıl çalıştık, kovuluyoruz' ve 'Kahrolsun halk düşmanı iktidar' diye yazıyor. Diğer bir pankarttaysa, 'Çalıştık, paramızı vermiyorlar' deniyor. Arkalarındaki panoda dövizler asılmış: 'Sosyal güvenlik istiyoruz', 'İşçiyiz haklıyız, işçiyiz güçlüyüz" Bir döviz daha var ki, yalnızca ilk cümlesini okunabiliyor. Aslında bu cümle bile şaşırtmaya yetiyor: 'Demokratik hakları için ölen yiğit işçi..."
'Horlandık ama uyandık'
Şaşkınlık bununla sınırlı kalmıyor: Gazete, çıplak eylemi cinsellik vurgusunu abartmadan, fotoğraf altı bir sadelikle veriyor:
"...Tahsisat yokluğu yüzünden işlerine son verilince 15 model çıplak gösteri yapmıştır. Yeni erkek ve sekiz kadın model akademi başkanının orasında soyunarak, tahsisatların kesilmesini protesto etmiş ve başkanın tutumunu yermişlerdir. Öğrenciler tarafından da desteklenen modeller, "Ne sigortamız ne işimiz var. Bıçak kemiğe dayandı. Yıllardan beri horlanan bizler de uyandık' demişlerdir. Modeller bir ders boyunca 70 lira ücretle çalıştıklarını sözlerine eklemişler ve çalışma şartlarından yakınmışlardır."
'Gazeteciler istedi, soyundular'
Haberde belirtildiği gibi, eylemci modeller akademi öğrencileri tarafından da desteklenmişti. Necati Sağır, o tarihte akademide mimarlık bölümü öğrencisiydi. Aynı zamanda solcu öğrencilerin kurduğu ve toplandığı Öğrenci Birliği'nin başkanıydı.
Sağır'a göre, öğrenciler eylemi desteklemekle kalmamış, organize de etmişler: "Birgün geldiler, haklarını alamadıklarını söylediler. 'Siz bu işlerle uğraşıyorsunuz. Biz ne yapabiliriz' diye sordular, yardım etmemizi istediler. Biz de basınla görüştük. Gazeteciler, 'Her gün onlarca eylem oluyor. Bunun farklılığı olsun ki, yazalım. Soyunurlarsa yazarız' dediler. Modeller de kabul etti."
Sağır'a göre, gazetecilerin 'katkısı'yla yapılan eylemde, öğrenciler pankartlara da yardım etmiş. "Sırf bu yüzden" diyor Sağır, "Eylemin içeriğiyle alakasız, ama o zamanki ruh haline uygun, pankartlar oradaydı."
Sağır, eyleme katılanlardan yalnızca birinin adını, 'Deniz'i anımsıyor. "O da ölmüş olabilir" diyor. Ayrıca eylemden sonra modeller işe geri döndü mü, talepler kabul edildi mi, anımsamıyor. Tüm bunlara rağmen, tam 36 yıl önce yardım ettikleri bu eylemi hâlâ düşündükçe gülüyor: "Çıplak
oluşları bir alaka konusuydu. Kimseye anormal gelmedi. Hiçbir tepki almadık. Kimse 'Kötü oldu' demedi..."
Ve Sağır'dan bir anı: 12 Mart Darbesi'nden sonra cezaevinde okuduğu Milliyet gazetesinde bu eylemin fotoğrafını görmüş. Habere göre, Fransa'da ünlü karikatür dergilerinden biri, kapağına bu fotoğrafı basıp şunları yazmış: "Türkiye'deki taraftarlarımız, askeri darbeyi protesto etti!"