İstanbul masa raporu

İstanbul masa raporu
İstanbul masa raporu
Asmalımescit'te tek bir masa kalmamasına rağmen eğlence ayakta devam ediyor. Nişantaşı ve Beşiktaş'taysa masalar, sobalar, içkiler hâlâ sokaklarda. İki semtte de masaların kaldırılacağı söylentileri işletmecileri endişelendiriyor.
Haber: ELİF İNCE / Arşivi

NİŞANTAŞI: 22.00 

Cadde tedirgin, sokak mutlu

Masa teftişinde ilk durak Teşvikiye Caddesi. Teşvikiye Camii’nin önündeki House Cafe ile Teşvikiye Cafe’nin önü tıka basa dolu. Masalar iki sıra dizilmiş. Cami’nin önüne kadar uzanıyor, hatta müşterilerden biri çantasını cami duvarının parmaklıklarına asmış. Ortalığı inleterek kırmızı bir Ferrari geçiyor, kafasını kaldırıp bakan bile yok. Ama buradaki hayat da çok yakında sonlanabilir. Çünkü masa kaldırma furyasının buralara uğramasından da çekiniyorlar. Cadde üzerindeki işletmecilerden biri, belediyenin tepkisinden çekindiği için isim vermeden anlatıyor: “Sırada bizim masalarımız var. Ana arterlere Büyükşehir Belediyesi bakıyor, gittim konuştum. Yoldan geçen insanlar şikayet ediyormuş, en kısa zamanda kaldıracaklarmış masaları. Sigara içenler yaz kış dışarıda oturmak istiyor, masaların kaldırılması bizim için ölüm olur. Ama yapacak bir şey yok... Kapatacaksın dükkânı gideceksin.” 

Sonraki durak birkaç ay önce trafiğe kapatılan Atiye Sokak. Burası tarihinin en hareketli günlerini yaşıyor. Asmalımescit’i aratmıyor. Haziranda sokak sakinleri, sigara dumanı, müzik sesi ve yemek kokularından artık camlarını bile açamaz hale geldiklerini söyleyerek imza kampanyası başlatmışlar. Mekân sahipleri, sokakta yaşayanları rahatsız etmemek için ellerinden geleni yaptıklarını söylese de şimdilik değişen bir şey yok. Masalar, sokağın iki yanında üç sıra dizilmiş, sobalar yakılmayı bekliyor. Mekânlardan müzik sesleri yükseliyor. KAV Şarap Butiği’nin sorumlusu Onur Demiroğlu, sokağın yeni halinden memnun: 

“Eskiden 7.30’da kapatır giderdik. Şimdi sabah 1’den önce kapatmıyoruz” diyor. Demiroğlu, sokağın trafiğe kapatılmasına önayak olan Şişli Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül’ün süreçte son derece aktif olduğunu anlatıyor, “Kendi gelip sınır çizdi her mekân için. Defalarca gitti geldi, oturdu” diyor. “Şimdi kimse sesi fazla açmıyor, ben de 12-12:30’a doğru kapatıyorum. Şanslıyım çünkü bizim binada kimse oturmuyor.” Abdi İpekçi Caddesi ise her zamanki halinde: Kırıntı’nın önünde dört, hatta kaldırım genişse beş kişinin yan yana oturabileceği masalar var.

BEŞİKTAŞ : 23.00 

Beyoğlu ile aynı kadere koşuyor

Beşiktaş Köyiçi Leşger Sokak’ta bir yanda ‘Beer City’de ‘dev ekranda maç keyfi,’ diğer yanda rakı-balıkçılar. Kimi hâlâ mezede, kimi meyveye geçmiş. Rakıcılardan biri kolunu arkadaşının omzuna atmış, içli içli şarkı söylüyor. Sokak tıklım tıklım dolu, 

iki yandaki masaların arasında daracık bir şerit kalmış. Ambulansa yol verir gibi herkes elindeki üst üste dizdiği tabaklara gelen garsona öncelik tanıyor. “Müdavimler başımıza ekşimesin” diye ismini vermeyen bir işletmeci, akşam saat 8’e kadar yalnızca tek sıra masaya izin olduğunu anlatıyor, “Zaten herkes akşam geliyor” diyor. Burada da işgaliye ücretleri Beyoğlu’ndaki gibi, masa başına aylık 50-100 TL arasında değişiyor. Sokaktaki Beşiktaş Olta Balık’ın işletme müdürü Bayram Şengül, Leşger Sokak’ta da masaların yakında kaldırılabileceğinden endişeli: “Belediye kaldırmak istiyor, ne olacağı bu hafta ortası belli olacak. Ya komple kaldırılacak ya da balkon yapılacak” diyor.

ASMALIMESCİT: 00.00 

Masalar kalktı, kokteyl tarzı geldi

Masa krizinin patlak verdiği Asmalımescit. Ortalıkta tek bir masa yok ama Asmalı’nın müdavimleri hâlâ ayakta, merdiven eşiklerinde, apartman girişlerinde. Babylon’da Sattas konseri var, her zaman olduğu gibi müşterilerin yarısı ellerinde biralarla dışarıda. Otto’dan, Groove’dan bangır bangır müzik yükseliyor. Jurnal Sokak’taki Nublu’nun merdivenlerine amfide gibi sıra sıra oturmuş müşteriler. Kimileri apartman girişlerinde, boş buldukları merdivenlere çökmüş, ellerinde içkiler. Patlamış mısırcı da burada, midye dolmacı da. Bezgin ve Parantez’in önü hâlâ o kadar kalabalık ki aradan zor geçiliyor. Ama eskiden insan trafiğinin felç olduğu Sofyalı Sokak’taki Gedikli’nin, Faces’in önü rahatlamış. Kafe Pi’nin, Helvetia’nın önü de dolu, çalgıcılar yine bahşiş peşinde...

BEYOĞLU/TÜNEL: 00.30 

Meyhaneler bomboş, kadehler bomboş

Son durak eskiden cıvıl cıvıl olan biracıların sokağı bomboş, tek bir masa bile yok ortada. Badehane’nin sokağa bakan bütün kapıları açık, içeride yalnızca tek bir kişi oturuyor. Tünel Meydanı’ndaki mekânlardan biri dışarıya ufak tahta tabureler koymuş, üzerinde biralar, küllükler. Eski halini aratmıyor desek değil, boş desek yine değil. Eskiden Şehbender Sokak’ı dolup taşıran ‘Şehbender 14’ meyhanesine uğruyoruz. Meyhanenin sahibi, Vedat Milör’ün hakkında “Eski meyhane kültürünü yaşatmakta kimse onunla yarışamaz” dediği Esin Şerbetçi, içerideki bomboş masalara bakıyor dertli dertli, “Son söz, Asmalımescit için bir daha izin çıkmayacağı” diyor. “Bizim kadar can alıcı yapılmadı bu iş hiçbir yerde. Af yok bize...”