scorecardresearch.com

İstanbul'a ikinci boğaz projesi

İstanbul'a ikinci boğaz projesi
07/10/2010 09:21
İstanbul için hazırlanan 20 milyar dolarlık müthiş projeyle Haliç Boğaz'a kanalla bağlanacak, yeni bir boğaz oluşacak ve Manhattan'a benzer bir ada ortaya çıkacak.


İstanbul ikinci bir boğaz ve devasa boyutta yeni bir ada kazanacak. Haliç'ten kanallar açılarak Kağıthane ve Alibeyköy dereleri üzerinden Boğaz'ın kuzeyindeki Büyükdere'ye ulaşılacak.

Habertürk gazetesinin haberine göre, yaklaşık 4 ay önce ön proje olarak Başbakan Erdoğan 'a sunulan plana göre, çalışmalarda başta Kağıthane ve Alibeyköy dereleri olmak üzere su yolları kullanılacak.

Haliç'ten kanal açılmaya başlanarak Kağıthane ve Alibeyköy dereleri takip edilecek. Kağıthane İlçesi ve Ayazağa ve Kemerburgaz'ın hemen üzerinden yine su yolları takip edilerek Büyükdere'ye yani İstanbul Boğazı'nın kuzeyine ulaşılacak.

Kanal ortalama 100 meter genişliğinde planlanıyor. Haliç'in Boğaz'ın kuzeyinde kalan Büyükdere ile uzunluğu 20 kilometreyi bulan bir kanalla birleştirilmesiyle İstanbul yeni bir doğal adaya daha kavuşmuş olacak. Yeni İstanbul adasında Beyoğlu , Beşiktaş , Şişli, Kağıthane, ve Sarıyer'in bir kısmı yer alacak. Böylelikle tarihi yarımada olarak bilinen Eminönü-Fatih bölgesinin yanı başında yeni bir de ada yer alacak.

Yeni kanal İstanbul'a çok önemli başka katkılar da sağlayacak. Bölgedeki araziler değerlenirken, özellikle Alibeyköy ve Kağıthane'de yıllardır kaldırılmyan, çevreye zararlı fabrikalar da ortadan kalkmış olacak. Su kanalının Boğaz'dan sağlayacağı akış ile sirkülasyon artacağı için Haliç temizlenmiş olacak, derelerin kirliliği de ortadan kalkacak.

Ön proje ünlü mimar Sinan Genim tarafından hazırlandı. İki yıl içinde bitirilmesi planlanan projenin kamulaştırma bedelleriyle birlikte 20 milyar dolarlık bir maliyete ulaşması bekleniyor. (Habertürk)

http://www.radikal.com.tr/1022558102255829

YORUMLAR
(29 Yorum Yapıldı)
Tüm Yorumları Gör

neden? - cetin_ist

tek soru neden, olmadik bir yere kanal acilmasi geregi duyuluyor? bu tipik belediyecilerin tipik karambol proje yaratma geleneginin bir devami. kuck yerlerde, birilerine para aktarmak icin, havuz, fiskiye falan yapilir. Istanbul'da boyut buyumus gibi gorunuyor. Islevsiz bir proje. Dubai'de ki bos binalar gibi, bos kafalarin para ile bulusmasi sonucu ortaya cikan bir durum.

Adamlar Haklı! - S.Arın

Önce boğaz yapacaklar, sonra da üstüne köprü! Baktılar ki yakında İstanbul Boğazında köprü yapacak yer kalmayacak, "bari" dediler, "bir boğaz yapalım da, üstüne köprü yapacak bir şeyimiz olsun!"

İstanbul'un Başbakanı - Burak999

Türkiye tarafından seçilen, vergileri Türkiye'nin her tarafından toplayan AKP hükümeti ve başbakanı Osmanlı usulüyle yatırımları sadece İstanbul'a yapmaya devam ediyor. Anadolu'da kültür merkezleri, üniversite gibi yatırım taleplerini geri çeviren hükümet İstanbul'a bol keseden harcamaya devam ediyor. Sırf Haliç temizlensin diye 20 Milyar doları böyle bir projeye harcamaya ne gerek var. Merkeziyetçi mantaliteye sahip hükümetler ekonomiyi bir kente merkezlemeyi marifet sanarlar. Ancak herşey bir kente merkezlendi mi o kentteki sorunların çözümü için getirilen çözümlerin maliyetleri katlanarak artar. 13 milyonluk İstanbul'un sorunları artık başedilemez hale geldiği için hükümet kendi asli görevini bırakıp Büyükşehir Belediyesinin görevlerini üstleniyor ve sorunların çözümü için astronomik maliyette projeler üretiliyor. Marmaray, 3. köprü projesi, yerin yedi kat altına yaptırılan kongre merkezi ve bu kanal projesi merkeziyetçi mantalitenin ülke kaynaklarını israf eden yatırımlarıdır. Büyük yatırımlar Anadolu'ya yapılıp, göç Anadolu'ya yönlendirilirse, İstanbul'un nüfusu zamanla azalır ve böylece bir çok sorun kendiliğinden çözülür. Ancak bunu yapmak için yeni bir hükümet gerekli, ranta batmış, İstanbul sermayesinin sözünden çıkmayan AKP merkeziyetçiliğe devam edecektir.

rant adası... - küçük mumya

hani derler ya istanbul için "buralar eskiden dutlukmuş." diye, levent bölgesi de bundan 20-30 yıl önce ormanlık alanmış. zincirlikuyu mezarlığından sonrasında yaşam alanı yokmuş. levent'e yıllar önce emlak bankasının konut üretimine başlamasıyla yerleşim oluşmaya başlamış. ilk yapılan konutlar da işçi evleriymiş. daha menderes zamanında başlayan karayollaşma politikaları, barbaros bulvarının açılması devamında büyükdere aksının yapılmasıyla kent kuzeye doğru büyümeye başladı. ve özal'ın başlattığı liberal politikalarla kent tam anlamıyla bir rant bölgesine dönüşmeye başladı. özal'ın tamamlayamadığı neo-liberal politikaları günümüzde akp hükümeti çok da kolay sürdürmektedir. kentin aslında en değerlli tarihi bölgeleri yok olmaya bırakılırken( yok olmasına yakın ya kentsel dönüşüme uğratılıyor ya da soylulaştırılarak dönüştürülüyor.) eskiden bu dutluk olan bölgeler illegal izinlerle rant bölgelerine dönüştürülüyor yıllardır emsali kat be kat aşan kuleler, rezidanslar ve aristokrat zenginlere peşkeş çekilen boğazla... resimde gösterilen projenin etki alanlarına bakarsak bu durumu açık bir şekilde görebiliriz. zamanında çok değerli olup bu günlerde suçun kol gezdiği karaköy, galata ve tarlabaşı, istanbul boğazının en güzel yerleri, kulelerle iş vadisine dönüştürülen levent-maslak aksı ve bunları arkasından besleyen, bugün varoş olup varoş denilen halkın tasviyesiyle gönderilecek olan seyrantepe, kağıthane bölgeleri. tarlabaşında bir kentsel dönüşüm devam etmekte, galata soylulaştırılıp gizli kentsel dönüşüme uğratılmakta. proje tam da dünyayı mahveden neo-liberal politikalara uygun hazırlanmış. kısaca sorun o ya da bu hükümette değil, sorun dünyayı, emekçileri, yarı aç gezen insanları hiçe sayan kapitalizm canavarında.

Montrö Antlaşmasını Unuttunuz ! - koptutırtoy

Söze nereden başlayacağımı bilemiyorum. Olayın bir şaka olmadığından hareketle, konuyu ciddiye alıp birkaç soru sormak istiyorum. Saçmalıklara en başından cevap bulmaya çalışırsak: Ünlü mimar bir ön proje yapmış diyorlar. Efendim, böyle bir işin bir mimarla ne alakası olabilir? Bu işin teknik kısmı tamemen bir mühendislik işidir ve kime sorarsanız sorun bir mimarla uzaktan yakından alakası yoktur. Öte yandan yapılan proje, İstanbul haritası üzerinde yeni rant (boğaz kıyıları !)bölgelerinin tespit edilip, keçeli bir kalemle çizilmesinden ibarettir. Proje bu kadar sığdır ve basittir. Projeye 20 milyar dolara malolacakmış, peki harcanan para kaç yılda amorti edilecek? Hesaplayan varmıdır acaba? Daha doğrusu hesap yöntemi ve parametreleri belirlenmidir? Tabiki hayır. Etrafı değerlenecek, iyi hoşta, kamulaştırma maliyeti kaç "Trilyon" dolar olacaktır. İşin şehircilik kısmına gelirsek bu boğazımsı yapıldığında kaç onyüzbin sokak, cadde, yol v.s kesilecektir. Bu ulaşım için kaç tane daha gerdanlık yapılacaktır? Marmaray 2 yapılacakmıdır? Yanıbaşınızdaki okul, hastane, alışveriş merkezi v.s. yeniden mi yapılacaktır? Çevre probelemleri nasıl değerlendirilmektedir? Kazı çalışmalarında (başka bişey yok zaten) tarihi eser veya antik kent çıkarsa! ne yapılacaktır. Sorular uzayıp gidiyor. Aklıma geldikçe yazarım. Ha bu arada en önemli sorumu unuttum. Bundan sonra Montrö antlaşması nasıl yorumlanacak peki???

Deprem tehlikesi ne oldu? - patriot66

Hayatimda bu kadar sacma proje duymadim. Istanbul daha depreme hazir degil, kamu binalarinin cogu (hastaneler vs.) hala depreme dayanikli hale getirilemedi, adamlar kalkmis Istanbul'a ikinci bogaz projesinden filan bahsediyorlar. Ve en acisi da yorumlara bakiyorum super fikir diyenler cikmis. Beyler iyi anlayamadiniz galiba. Istanbul'da 400 bin kacak bina var, bir deprem olursa onbinlerce insanin olmesi soz konusu. Hal buyken boyle bir projeye 20 milyar dolar harcanir mi? Ustelik ulkenin kaynaklari bu kadar kisitliyken. Allah akil fikir versin ve de Istanbul'u depremden korusun diyorum. Bu mantaliteyle cok fazla kayip veririz cunku....

Habercilik, altyapı, vesaire... - toklay

Öncelikle Radikal'i bu derece sübjektif bir haber yaptığı için kınıyorum. Metin o kadar yanlı yazılmış ki projeyi uygulayacak olan şirket gazetenin ortağı veya sahibi sanırsınız. Radikal'i geçip İBB'ye gelince birden fazla nokta var: 1) O hatta ikamet etmekte olan kişilerin durumu Sulukule'dekiler veya Tarlabaşı'ndakiler gibi mi olacak? 2) Buradan ne kadarlık bir rant elde edilecek? (Kimlerin cebine gideceğini sormaya gerek bile yok kanımca) 3) Çakma Manhattan yapana kadar altyapı çalışması yapmayı düşünür mü acaba belediye? Kendi elleriyle kanal yapmalarına gerek yok zira şiddetli yağmurlarla doğal kanallar oluşuyor İstanbul'da. Buralarda IETT ilerleyemiyor belki ama şehir hatları çalışabilir belki denerlerse. Önümüz de kış, deneme imkanı da doğar. 4) Kanal açıp efsanevi trafiği düzeltene kadar raylı sistem seçeneği var. Metro inşaatı demiyorum çünkü arkeolojik kazılar sebebiyle İstanbul'da uzun sürüyor, ama tramvay veya hafif metro yaygınlaştırılabilir, ayrıca maaliyeti daha düşük. 5) Arkeolojik kazı demişken bu yeni proje uygulanacağı zaman yine arkeolojik bulgulara rastlama ve bunları sular altında bırakma durumu oluşacak mı acaba?