İstanbul'da hüzünlü bir Pazar günü

İstanbul'da hüzünlü bir Pazar günü
İstanbul'da hüzünlü bir Pazar günü
15 Kasım 2003'te 2 sinagoga yönelik saldırıda yaşamını yitirenler için anma töreni düzenlendi.


İSTANBUL’da 15 Kasım 2003 tarihinde 2 sinagoga yönelik bombalı saldırıda hayatını kaybedenler düzenlenen törenle anıldı.
Kuledibi’ndeki Neve Şalom Sinagogu yakınındaki Barış Anıtı önünde düzenlenen tören, bombalı saldırıda hayatını kaybedenler için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı.
Törende konuşan Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, 6 yıl önce meydana gelen patlamada hayatını kaybedenleri saygıyla andıklarını ifade ederek, şunları söyledi:
"Terör dünyanın pek çok yerinde hala can yakmaya devam ediyor. Masum sivillere zarar veriyor. Her şeyden habersiz işine giden insanları caddenin köşesinde yakalayıveriyor. Sokakta oynayan çocukları, belki ömründe silahı bile görmemiş insanları yaralıyor, yaşama haklarını elinden alıyor. Bugün terör bütün dünyanın ortak sorunu haline geldi. Rengi yok, dini yok, milliyeti yok. Bu yüzden ayrım yapmadan öldürüyor. Bu tür acı olayların bir daha yaşanmamasını diliyorum. Bin yıllardır farklı dillerin, farklı renklerin, farklı dinlerin mekanı olmuş, yurdu olmuş Beyoğlu’na yakışan barıştır, özgürlüktür, kardeşliktir."
Demircan, teröre bulaşmış, masum canlara kıymış, yuvaları dağıtmış, gönüller yıkmış insanların bir daha düşünmeleri ve insanlıklarını gözden geçirmelerini dilediğini belirterek, terörü bir kez daha lanetlediğini söyledi.
Türkiye Musevileri Hahambaşı İsak Haleva da yolda gelirken bu acı olayı yeniden hissettiğini ve yıllar önce sırtında küfe ile Sinagoga limon satmak için gelen bir kişiyi hatırladığını dile getirerek, şunları kaydetti:
"Düşünebiliyor musunuz böyle bir manzarayı? Nereden nereye geldi. Dünya terör içinde kıvranırken Türkiye’mizde böyle bir manzara vardı. Güvenlik aklımızda bile yoktu. Bir ibadet yerinde Allah’a dua edecek olan kişilere saldırmak... Bu olamaz. Eski çağlarda bildiğiniz gibi katiller dahi ibadet yerlerine gittiklerinde kendileri korunuyor zannediyorlardı. Hiçbir güç ibadet yerinde kendilerine zarar veremezdi. Çünkü ibadet yeri kutsal yerdi. Şimdi Türkiye’miz nereden nereye geldi. Acımız sonsuzdur. Bu feci olaylarda Tanrı oğlumu bana hediye verdi."
Bu sözler üzerine törene katılan ve bombalı saldırıda hayatını kaybeden Murat Şahin’in annesi Nermin Şahin "Benim oğlumu da Tanrı hediye verseydi" diye tepki gösterince Haleva, "Mukadderat. Bombayı biz atmadık. Biz de bu acıyı paylaşıyoruz. Elimizden ne gelebilir ki. Aramızdan ayrılanları tekrar geri getirebilir miyiz? Ancak dua ediyoruz böyle olaylar dünyanın hiçbir yerinde olmasın. Bugünleri bir daha Tanrı hiç kimseye, dünyanın hiçbir yerinde göstermesin. Ancak bir tek teselli buluyoruz. Bu acı olaylardan sonra Türkiye’miz bir yumak gibi iç içe girdi. Ve işte dışardaki düşmanlar bu manzaradan hoşlanmıyorlar. Bulanık sularda avlanmak istiyorlar. Buna biz meydan vermeyeceğiz. Tekrar Tanrı’ya duam; bu şiddet olayları hiçbir zaman, hiçbir yerde olmasın. Bu acıyı herkesle paylaşıyoruz. Allah bize sabır güç ve güzel günler göstersin" diye karşılık verdi.


-İL MÜFTÜ YARDIMCISI-

İstanbul İl Müftülüğü adına konuşan İl Müftü Yardımcısı İrfan Üstündağ da 6 yıl önce bu hadiseyi meydana getirenlerin emellerine ulaşamadıklarını, çünkü bu acının herkesin acısı olduğunu, ülke olarak üzüldüklerini, bugün de hep birlikte üzüntülerini paylaşarak, lanetlerini tekrar dile getirerek, birlik ve beraberlik içinde olduklarını söyledi.
Üstündağ, ilahi bütün dinlerin insan sevgisini esas aldığını, hangi dine mensup olursa olsun insanların bu topraklarda huzur içinde yaşadıklarını ifade ederek, "Terörün aidiyeti yok. Kim yaparsa yapsın terör terördür. Zarar görenler ise insanlık. İnşallah hep birlikte bu terör hadiselerine ’dur’ deyip, bunları yok etmenin yollarını aramalıyız. Din adamları olarak bizler de bu konuda üzerimize düşeni yapıyoruz yapmalıyız. İnşallah bu tür hadiseler ülkemizde ve bütün dünyada meydana gelmez, terörün olmadığı bir dünyada hep birlikte yaşarız" diye konuştu.
Bombalı saldırılarda hayatını kaybedenler adına konuşan Ali Karayalçın da terörü lanetleyerek, "Bizler artık gelecek korkusu olmayan, huzurlu, terörsüz, sevginin ve saygının hakim olduğu bir ülke özlemi içindeyiz. Artık bizler bu anmaların son bulmasını istiyoruz" dedi.

PROTESTO


Konuşmaların ardından, aralarında ölenlerin yakınlarının da olduğu grup, Neve Şalom Sinagogu’na kadar yürüyerek Sinagog’a ve karşısında Murat Şahin’in hayatını kaybettiği Şahinler Elektrik önüne karanfil bıraktı.
Öte yandan tören başlamadan önce bombalama eyleminde gözleri ile iki bacağını dizlerinden kaybeden Aydın Kara isimli bir kişi, Hahambaşı İsak Haleva’ya tepki göstererek, "Saldırı sonrasında hem gözlerimi, hem de bacaklarımı kaybettim. Sizin kapınıza defalarca yardım etmeniz için geldim ancak beni kovdunuz" şeklinde konuştu.
Kara, olaydan sonra eşi Melek Kara’nın 11 yaşındaki oğlu Ali’yi de alarak kendisini terk ettiğini, işini kaybettiğini ancak malulen emekliye ayrıldığını belirterek, hakkını aramak için Başbakan’a kadar gideceğini söyledi.
Tepkinin ardından Aydın Kara, sivil polisler tarafından protokolün önünden alınarak anma töreninin yapıldığı bölümünün arka kısmına götürüldü.
Törene katılan ve yakınlarını kaybedenler, ellerinde "Terörü lanetliyoruz" pankartı ile saldırı sonrasına ilişkin büyük boy bir fotoğraf taşıdılar. Tören boyunca gözyaşlarına hakim olamayan ölenlerin yakınları daha sonra mezarlık ziyaretine gitti. (aa)