İstanbul'da suikastler zinciri isyanı

İstanbul'da suikastler zinciri isyanı
İstanbul'da suikastler zinciri isyanı
İstanbul'da uğradığı silahlı saldırıda öldürülen Tacikistan'daki Grup 24 adlı muhalif hareketin lideri Umarali Kuvatov için düzenlenen basın toplantısında, Türkiye'deki suikastlere dikkat çekildi.

RADİKAL - İstanbul  Fatih'te birkaç gün önce uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybeden Tacikistan'daki Grup 24 adlı muhalif hareketin lideri Umarali Kuvatov için, Mazlum-Der, Doğu Türkistan Maarif ve Dayanışma Derneği, Uluslararası Mülteci Hakları Derneği ve Uluslararası Türkistanlılar Dayanışma Derneği (Türkistan-Der) ortak açıklama yaptı. İstanbul Fatih'teki Mazlum-Der İstanbul Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısına Kuvatov'un ailesi ile muhalif arkadaşları da katıldı.

"SUİKASTA KURBAN GİDENLER ESKİ SSCB VATANDAŞLARI"

Dört dernek adına yapılan açıklamayı, Türkistan-Der Başkanı Burhan Kavuncu okudu. Umarali Kuvatov olayının takipçisi olacaklarını söyleyen Kavuncu, "Ülkemiz, sürgündeki muhalif siyasetçi cinayetlerinin rahatla işlenebildiği bir alan haline gelmiş durumdadır" dedi. Öldürülen kişilerin tamamının eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği vartandaşı olduğunu belirten Kavuncu, "Büyük ekonomik çöküntü ve yolsuzluk iddialarına paralel olarak; işkence, gözaltında kayıp , faili meçhul cinayetler, onbinlerce insanın hukuksuz olarak cezaevlerine doldurulması benzeri uygulamalar, ülkelerini terketmiş muhaliflere yönelik suikastlarla birlikte devam etmektedir" diye konuştu.

"KORUMA TEDBİRİ YOK"

Sığınmacıların korunma taleplerine Türkiye 'nin olumlu cevap vermediğini savunan Kavuncu, "Türkiye Cumhuriyeti yöneticileri, 'Özbekistan'da veya Tacikistan'da önemli bir problem yok' düşüncesiyle bu Türkistanlı kardeşlerimizin uluslararası koruma altına alınma taleplerine olumsuz yaklaşmaktadır. Türkiye, Tacikistanlı ve Özbekistanlı kardeşlerimizin, hatta diğer Türkistan ülkelerinden gelen hicret edenlerin sığınma taleplerine müspet yaklaşmalı; onlarla değil, muhalif avcılığına çıkmış dikta rejimleri ajanlarına karşı mücadele vermelidir. Egemen bir ülkenin hukukunu hiçe sayarak bu topraklarda cinayet işleten diktatör rejimlerine gerekli cevap verilmelidir. Türkiye'nin hukukunu hiçe sayarak rejim muhaliflerini öldüren Rusya, Özbekistan ve Tacikistan'a karşı daha ciddi önlemler alınmalıdır" şeklinde konuştu.

"BİZLERE SIĞINAN İNSANLARIN EMANETİNE SAHİP ÇIKAMIYORUZ"

Toplantıda söz alan Mazlum-Der İstanbul Şube Başkanı Cüneyt Sarıyaşar ise "Türkiye Devleti, egemen topraklarında bu diktatörlerin ve zalimlerin operasyonlarına ve onların katliamlarına engel olamıyor. Önümüzdeki somut gerçeklik; bu topraklar, diktatörlerin ve katillerin rahatlıkla atlarını oynattığı bir mekan haline dönüşmüş durumda. Özellikle İstanbul'un sokakları her nedense onca kameraya, onca güvenlik önlemine rağmen bu katiller için ellerini kollarını sallayıp kendi işlerini gördükleri mekanlar haline geldi. Bu toprakları emin belde bilip bizlere sığınan insanların emanetine sahip çıkamıyoruz" dedi.
İki oğlu Ebubekir (11) ve Osman (6) ile toplantının sonuna yetişen Kuvatov'un eşi Kumriznisa Hafizeova ise kocasının hiçbir şeyden korkmadığını ve ölmeden önce "Çocuklara iyi bakın, her şey iyi olacaktır" dediğini söyledi.

Basın açıklamasının ardından, Grup 24 Hareketi'nin sözcüsü Sucrob Turaev ile Umarali Kuvatov'un yardımcısı Husein Ashurov, olay gecesi yaşananları basın mensuplarına anlattı.
DHA-/Cemal KÖYÜK - Yaşar KAÇMAZ