İstanbul'u 15 yıldır yönetenlerin kabahati yok, asıl suçlu vatandaş!

İstanbul'u 15 yıldır yönetenlerin  kabahati yok, asıl suçlu vatandaş!
İstanbul'u 15 yıldır yönetenlerin  kabahati yok, asıl suçlu vatandaş!

İkitelli?de hemen hemen bütün yollar sel sularına teslim oldu. Vatandaşlar bir yandan yolda kalan araçları kurtarmaya çalıştı bir yandan etrafa yayılan eşyaları topladı. FOTOĞRAF: ERHAN SEVENLER / AA

‘Bu gezegeni çok kötü kullanıyoruz’

İSTANBUL - Kentin yaşadığı sel felaketiyle ilgili açıklama yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ’ın hedefinde ‘küresel ısınma ve dünyayı mahveden insanlar’ vardı. Dün Afet Koordinasyon Merkezi’nde bir basın toplantısı yapan Topbaş’ın sel değerlendirmeleri şöyle:
FELAKET ÜZERİNDEN SİYASET: Maalesef felaket üzerinden bile siyaset yapılıyor. Bosna’ya maça gittiğim söyleniyor. Dün (önceki gün) akşam 09.00’da Ankara’ya gittim ve sabaha karşı döndüm. Tamamen yalan. Zaten bunların siyasi hayatları böyle gelişti. Acılı gün, gelin destek olun. Siyaset yapanları ve rant bekleyenleri kınıyorum.
EKOLOJİK KIYAMET: Gezegenimizi çok kötü kullanıyoruz. Teknolojik gelişmelerin karşısında doğayı ciddi tahrip ettik. Ekolojik kıyametten ve iklim değişikliklerinden bahsediliyor. İnsan olarak çevreye ve doğaya saygılı olmalıyız. İşte bir ekolojik kıyametin sanki habercisi iklim değişikliklerinin getirdiği sıkıntıyı hep birlikte yaşıyoruz. Gezegenimiz ciddi bir sıkıntı çekiyor. Yağışların dengesizliği bunu gösteriyor. Son 80 yılın en büyük yağışının birkaç saat içinde İstanbul’a düşmesinin karşısında insanın bu doğal afetler karşısında yapacağı bir şey kalmıyor. Bunlar olağanüstü hal. İnsanoğlu bu gibi afetlerde çaresiz kalıyor.
BARAJ KAPAKLARI AÇILDI: Yöneticiyim, kimseyi itham etmek istemiyorum ama başından beri bugüne kadar tüm yönetimlerin hataları var. Büyükçekmece’de barajların kapakları açıldı. Ayamama Deresi’ne baktığınızda büyük bir havzanın taşındığı dereden bahsediyoruz. Sahile kadar tüm alanların vadi şeklinde boş bırakılması gerekiyor. Ancak burada yıllarca yapılan işyerleri var.  Bahçeşehir’in üst taraflarında vadiye dik olarak kaçak toprak dökümünü gördüm. Bir baraj oluşuyor orada. Arkası dolup patladığında, getireceği felaket Bahçeşehir’in büyük bir bölümünü alıp götürür. Kimse verdiği zararın farkında değil, bu nasıl bir insanlık, hangi birinin peşine düşeceksiniz? (Radikal)

‘Gün gelir dere, yatağını geri alır’

İSTANBUL - Milletvekili seçilmeden İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi (İSKİ) Genel Müdürlüğü dahil Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na bağlı çok sayıda kurumda üst düzey yöneticilik yapan Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu, sel felaketini değerlendirirken “Derelerin ıslahından çok, problem derelerin üzerine yapılan birtakım kaçak yapılardan kaynaklanıyor” dedi.
Dün Silivri’de incelemelerde bulunan Bakan Eroğlu, şu açıklamalarda bulundu:
ISLAH DEĞİL İŞGAL: İlmi olarak meseleye bakmak gerekir. Derelerin ıslahından çok, problem derelerin üzerine yapılan birtakım kaçak yapılardan kaynaklanıyor. Silivri’de bir dere yatağını gördük. Geçmişte Mimar Sinan yapısı köprünün bir bölümü işgal edilmiş. Elbette taşkın olacak bu çok açık. Ama maalesef hemen derenin yanında dört-beş katlı binalar inşa edilmiş.
YAPILAŞMA ÖNLENMELİ: Küresel iklim değişikliği nedeniyle taşkınlar daha da artacak. Vatandaşlar  dere yataklarını işgal etmeyecekler.  Dere yatağını işgal ederseniz, bir gün dere mutlaka işgal edilen yatağını geri alır. Burada vatandaşlara büyük iş düşüyor. Özellikle imar planlaması yapılırken, belediyeler yer darlığı sebebiyle dere yataklarını kapatarak, yer kazanmak adına geçmişte hatalar yapılmıştır. Kaçak yapılar varsa, yerel yönetimlerin bunu kesinlikle önlemesi gerekiyor.
BU BİR TUFAN: Bir yılda yağacak yağışın neredeyse üçte biri 48 saatte yağdı. Bu hakikaten bir tufan belirtisidir. Buna ne Türkiye’de ne Amerika’da ne de hiçbir yerde alınacak önlem yoktur. Mühim olan hasarı asgariye indirecek tedbirler almaktır. Burada herkesin eksikliği var. Bir defa imar planında eksiklikler var. Dere yatakları işgal ediliyor. Yapanın yaptığı yanına kâr kalıyor. Vatandaşlarımız dere yatağına ev yapmışsa bunu kaldıracağız. Geçmişte işgal edilen dere yataklarının mutlaka boşaltılması gerek. (Radikal)

‘Altyapısı olmayan yere ev yapıyorlar’

ANKARA - 1994-2000 yılları arasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi Deniz Otobüsleri İşletmeleri (İDO) Genel Müdürlüğü yapan Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, sel felaketinde faturayı çarpık yapılaşma ve vatandaşa kesti. Dün CNN Türk’ün sel faleketiyle ilgili sorularını yanıtlayan Bakan Yıldırım, şunları söyledi:
“Ayamama Deresi, İstanbul’un sorunlu bir deresi. Ayamama Deresi bir sonuçtur. İstediğiniz kadar tedbir alın dereyi beş kat büyütüp, iki kat derinleştirin diğer kısımlarda yeterli altyapınız yoksa zaten su oradan yol bulup oraya iniyor. Sadece bir Ayamama Deresi değil. Sorun İstanbul’un sahilden kuzeye doğru ve doğudan batıya doğru yapılaşmasındaki standart dışı uygulamalar. Karayollarına bağlantı yolları, mahalli yollar, orada yapılan köprüler var. Onlar oranın günlük ihtiyaçlarına göre planlandığı için onlar böyle bir felakette hizmet yerine engel oluşturmaya başlıyor, olay bundan ibarettir.”
Türkiye ve İstanbul’da yapılaşma konusunda önemli bir yanlış yapıldığını belirten Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:  “Şu yanlışlığı hep yaptık yapmaya da devam ediyoruz. Altyapıyı yapmadan üstyapıyı yapıyoruz. Vatandaş bir araziyi gözüne kestiriyor, parselliyor, oralara binalar konuluyor. Ondan sonra bunun kanalizasyon sorunu, atık su gideri sorunu, elektrik, gaz bağlantısını düşünmeye başlıyoruz. Çaresizlik yaptığımız hataların sonucudur. İdarede de var, vatandaşta da var. Türkiye’de bazı bölgelerde atık su giderleri olması gerekenden fazla konuta tahsis edilmiş. 10 bin konut için kanal yapılmış ana arterde, 5 metre. Bu 5 metre 10 bin konuta cevap verecek bir yapı. Siz gelip 50 bin konut yapıyorsunuz. Ne yapıyor? Çekmiyor, geri basıyor. Bütün hepsi evlerden içeri fışkırmaya başlıyor, bir lodos estiğinde. Bunlar yapısal sorunlarımız ve bunun geçmişi yarım asra dayanıyor. Kısa vadeli kazançlar için uzun vadedeki huzurumuzu, yaşamımızı tehlikeye sokmamamız gerekiyor.” (Radikal)


    ETİKETLER:

    Kadir Topbaş