@ismailsaymaz

İstanbul'un göbeğinde havuz manzaralı susuz sokak

Sarıyer'de 7 metrelik bir duvar yol boyunca suyu ve susuzluğu, temizliği ve hastalıklara yol açan kanalizasyonsuzluğu birbirinden ayırıyor. Duvarın gerisindeki 'gecekondu sokağı' Dereiçi, 25 yıldır ya tankerden suyu alıyor ya da sondajla çektiği kirli suları kullanıyor.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Sarıyer'de 7 metrelik bir duvar yol boyunca suyu ve susuzluğu, temizliği ve hastalıklara yol açan kanalizasyonsuzluğu birbirinden ayırıyor. Duvarın gerisindeki 'gecekondu sokağı' Dereiçi, 25 yıldır ya tankerden suyu alıyor ya da sondajla çektiği kirli suları kullanıyor. Çünkü imar planında yol görülen ve yıkılması planlanan sokağa su verilmiyor. Kanalizasyon hattı da hiç olmadı. Sokak sakinleri bu yüzden sürekli hasta. Duvarın diğer yanında ise içinde havuzuyla villalar yer alıyor.
Maden Mahallesi'ne bağlı Dereiçi Sokak, aslında Kilyos'tan Sarıyer'e bağlanan 2 bin 150 metrelik bir yol. Daracık yola kurulmuş sokakta, 300'e yakın gecekondu var ve 2 bini aşkın insan yaşıyor.
Sokağa inen yokuşun başında, terzi Ali Doğan'ın önderliğinde bir yıl önce kurulan Dereiçi Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği binası var.Ağırlıklı Kars, Sivas, Trabzon ve Bayburtluların yaşadığı sokak 25 yıl önce oluşmuş. Başından beri su hattı ve kanalizasyon sistemi yokmuş. Dereiçililer bahçelerine kendi kanalizasyonlarını kazmış. Kanalizasyon taşınca atıklar dere yatağına karışıyor. Güler Mintaş'ın evi, dere yatağına en yakın olanı... Bu evde üç çocuk büyütmüş, üçü de sürekli hastalıkla boğuşuyormuş:
"Çocuklar sürekli enfeksiyona yakalanıyor. İsmail'in bazen burnu tıkanıyor, soluğu kesiliyor. İmkânımız yok ki ayrılalım."
Aysel Yılmaz, dokuz yıl önce Kars'tan gelin geldiği bu sokaktaki yaşamını, "30 yıl gibi" diye yorumluyor. Tam 11 nüfusun yaşadığı evlerinde, hastalıktan geçilmiyormuş:
"Sabah kalkınca nefes alamıyorum. Kayınvalidem bronşit tedavisi görüyor. Oğlum alerjik bronşite, kaynım enfeksiyona yakalandı."
30 yaşındaki Aysel Yılmaz, bir sürü ilaç kutusunu gösterirken, eltisi Sibel Yılmaz, kapıda beliriyor. 18 yaşındaki Yılmaz, bir aylık gelinmiş. Derisi dökülmüş, yüzünde yaralar çıkmış: "Doktorlar, 'mikroptan dolayı' diyor. Herkesin cildi tahriş oluyor. Koku ve sineğe dayanılmıyor. Hele sabah kalkınca..."
Sokakta iki şey dikkat çekiyor: Uçuşan sinekler ve dev su bidonları... Her evin önünde, yanında, çatısında birden çok su tankı var. Cahide Yıldırım, 20 yıldır susuzluk çekiyor. Belediye haftada bir tankerle su getiriyormuş. Her eve ancak 1 ton veriliyormuş:
"O suyla çamaşır mı yıkayalım, temizlik mi yapalım? Evde beş nüfus var. Oğlum akşam yıkanmak istiyor. 'İşyerinde ter kokmayayım' diyor. 'Oğlum, yapma' diyorum. Geçen tankercilere yalvardım: 'Biraz daha verin' diye, vermediler."
Konuşurken göz damlası elinde, gözü enfeksiyon kapmış.
Sokağın solunda Boğazkent Villaları uzanıyor. Villaları sokaktan 7 metrelik bir duvar ayırıyor. Duvarın üzerinde masmavi bir havuz parıldıyor. Dereiçililer yükseltiyi 'utanç duvarı' diye anıyor.
Tülün: Bir yıllık ömrü var
Sarıyer Belediye Başkanı Yusuf Tülün, TCK'nın, kaçak yapılaşmaya bir-beş yıl ceza öngören 184. maddesi gereğince bu bölgeye hizmet verilemediğini, sadece tankerle su taşınabildiğini belirtiyor. Tülün, 1991 tarihli imar planına göre Dereiçi'nin yol gözergâhı olduğunu, gecekonduların da yol üzerine inşa edildiğini, Sarıyer-Çayırbaşı Tüneli projesi kapsamında bu evlerin yıkılacağını söylüyor: "Bu sokak, yol güzergâhının üzerinde kalıyor. Projeyle ilgili ilk teklif 4 Temmuz'da alındı. Buranın bir yıl ömrü var. Kesinlikle yıkılacak. Tek kurtuluşları, belediyeyle anlaşmaları."
Bu durumda sokağın su ve kanalizasyon ihtiyacının giderilemeyeceğini anlatan Tülün, ekliyor: "Ama her yeri ilaçlatıyorum..."