İstanbul'un ilçeleri Kobani sınırında IŞİD nöbeti tutuyor!

İstanbul'un ilçeleri Kobani sınırında IŞİD nöbeti tutuyor!
İstanbul'un ilçeleri Kobani sınırında IŞİD nöbeti tutuyor!
Kobani'de devam eden IŞİD-YPG çatışması nedeniyle İstanbul'dan sınırdaki Bahçe (Bethe) köyüne giden gençlerle konuştuk. Çatışma bölgesinden gelen halka yardım ederek İstanbul'dan geldikleri ilçelere göre sınırda 'nöbet' tuttuklarını anlattılar... Amaçları IŞİD'in giriş çıkışına engel olmak.
Haber: BARIŞ AVŞAR - baris.avsar@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - İstanbul ’dan önceki gün yola çıkan ve dünden bu yana Suruç ‘un Suriye sınırı bölgesinde ‘nöbet’ bekleyen yaklaşık 800 kişi var… HDP’lilerle birlikte farklı sosyalist siyasi parti ve yapıların üyeleri yanlarında götürdükleri sağlık ve gıda yardımlarını yerel halkın oluşturduğu yardım merkezlerine teslim ettikten sonra sınırın Bahçe (Bethe) köyü bölgesine hareket ettiler. Dün geceden bu yana İstanbul’dan geldikleri ilçelere göre 20’şer metre aralıklarla sıralanarak ‘nöbet’ tutuyorlar. Peki İstanbul’daki üniversite öğrencileri Türkiye -Suriye sınırında ne yapıyorlar, nasıl bir nöbet tutuyorlar? Bu soruları orada bulunan gençlere sorduk… 



‘HAVAN TOPU SESLERİYLE UYANIYORUZ’ 

Dilan Mehmetoğlu (21 yaşında, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi / SYKP üyesi, Beykent Üniversitesi öğrencisi) 




Sabah havan topu ve top atışı sesleri ile uyandık. Geçen yıl bizimle okulda olan arkadaşlarımızdan da bu ateşin içinde olanlar var. Bizimle buraya gelip geçenler de oldu. Onlar oradayken kampüslere, sınıflara nasıl döneceğimizi bilmiyoruz. Oradaki gençlerin, kadınların özgürlük mücadelesine destek olmak için sosyalist bir birey olarak buradayım. Akşam YPG’li iki kişi sivil olarak bizi ziyaret etti. Onların söylediğine göre sadece dün 300 kişi sınırı geçerek kendilerine katılmış. Onlar buradayken çok etkilendim ve soru soramadım. Zaman zaman taktik gereği geri çekilmeler yaşansa da, savaşın kendileri açısından iyi gittiğini, önemli bir direniş sergilendiğini söylediler. 



‘DÖRT-BEŞ KİLOMETRELİK BİR ALANI İZLİYORUZ’

İmran Kurt (21 yaşında, Emek Partisi/EMEP Emek Gençliği üyesi, İstanbul Üniversitesi öğrencisi) 





Bulunduğumuz yerde sınırları korumaya çalışıyoruz. Geceleri nöbet tutuyoruz. Sınır boyunca bizimki gibi dört ekip var. İstanbul ekibi olarak 800 kişi dört-beş kilometrelik bir alanda 20 metre aralıklarla yer alıyoruz. Kadıköy, Ataşehir, Sultangazi… Bu sabah çatışmanın sesleriyle uyandık. Biz burada bir süre kalabiliriz ancak asıl olarak Türkiye’nin her yerinde bu konuda bir duyarlılık, bir kamuoyu desteği sağlanmalı. Bunu da görevimiz olarak görüyoruz. Böylece oradaki halka ve YPG’nin mücadelesine daha çok destek olabiliriz. Bu insanlar çatışma başladıktan sonra geldikleri sınırda saatlerce bekletildiler ama Bakan Ömer Çelik dün burada yardım için bulunanları ‘halkın dramı üzerinden siyaset yapmak’la suçladı... Yine dün, su içmek için bir okul bahçesindeki çeşmeye gittik ama akmıyordu.
Ve Türkiye’ye sığınan Kobanili bir amca su alamadan döndüğümüzü görmüş, kendi elindeki suyu arkamızdan gelip bize içirmeye çalıştı! Buradaki siyasi, insani, vicdani durum budur…


‘ASKER GELMEYİN DİYE ANONS YAPIYOR’

Ece Çetin (20 yaşında, Halkların Demokratik Partisi/HDP üyesi) 



İstanbul’dan getirdiğimiz yardımları kriz masasına teslim ettik. Onların görevlileri dağıtıyor. Biz de sınırdayız ve dün akşam 60 ailenin sınırdan geçişine tanık olduk, onlara yardım ettik. Şu anda da yine ailelerle bir ilkokulun bahçesindeyiz. Kış gelecek ve buradaki insanların sığınacakları hiçbir yerleri yok. Suruç’ta da daha fazla duyarlılık gerekiyor. Ve biz bu çatışmaları gördükçe onları yalnız bırakmıyoruz. İstanbul’un ilçelerine göre sınıra dağıldık. Geçiş yapan araçları durdurup kim olduklarına bakmaya çalışıyoruz. Asker bu sabah anons yaptı, “sınıra yaklaşmayın, yaklaşanı vururuz” diye. Ancak bunun daha çok göz korkutma olduğunu düşünüyoruz. Biz elimizden geldiğince üzerimize düşeni yapacağız.

Kobani mermileri Türkiye'ye düşüyor