İstanbul'un manevi sahipleri (1)

Kutsal mekân zengini İstanbul'daki 119 türbeye ramazanda ziyaretçi akını var. Kimi bir fatiha okuyor, kimi kısmet, kimi iş, kimi kazaya karşı koruma diliyor.
İstanbul'u alan Fatih'in külliyesi de gözde bir yer. Mahmut Hüdai'de fatiha okuyanlar suda boğulmazmış. Kırklar Baba kalp okurmuş...
Haber: Bengi TÜZÜN / Arşivi

BAŞLARKEN
Ramazan ayıyla birlikte İstanbul'da büyük bir hareketlilik yaşanıyor. İftar çadırları, Karagöz-Hacivat gösterileri, ortaoyunları, panayırlar ramazan günlerini renklendiriyor. Ancak en kalabalık yerler, kentin kutsal mekânları oluyor. Çok sayıda insan, türbe, cami ve kutsal emanetlere inanç gezileri yapıyor. Sadece kentin içinden değil, Türkiye'nin dört bir yanından insanlar bu mekânları ziyaret etmek amacıyla İstanbul'a geliyor. Adaklar adanıyor, dilekler tutuluyor, dualar ediliyor.
Türkiye'de en çok türbeye sahip şehir İstanbul. Ziyarete açık 119 türbe bulunuyor. Padişahlardan sahabelere, sadrazamlardan evliyalara kadar pek çok kişinin türbesi İstanbul'da ziyaretçilerini bekliyor. Kimi türbeye sünnet olacak çocuklar götürülüyor, kiminde dua edenlerin boğulmayacaklarına inanılıyor, kiminden ise şifalı olduğu rivayet edilen sular alınıyor. Para atmak, etrafında dönmek gibi çeşitli dini ritüeller de çokça rağbet görüyor.
İstanbul'da ramazan ayıyla birlikte ziyaretçi sayısı artan ve ayrı bir heyecanın yaşandığı yerler arasında Hazreti Yuşa, Eyüp Sultan, Veysel Karan'i Hırka-i Şerif, Aziz Mahmud Hüdai, Hızır Çelebi, Tezveren Dede, Zuhurat Baba, Merkez Efendi, Yahya Efendi, Telli Baba, Şeyh Ebul Vefa gibi evliya ve alimlerin türbeleri bulunuyor.
Bu yazı dizisinde bu türbelerle ilgili efsaneler ve ziyaretçilerinden bazı portreler yer alacak...


İstanbul, 119 türbesiyle, Türkiye'nin en çok kutsal mekânına sahip şehri. Kentte ramazan ayıyla birlikte inanç gezisi hareketliliği de artıyor. Şifa ve huzur arayanlar, kaza beladan korunmak isteyenler, dilekleri olanlar, kutsal mekanları dolduruyor.
Eyüp ilçesindeki Eyüp Sultan Camii ve Eyüp Sultan Türbesi, İstanbul'un en çok ziyaret edilen kutsal yerlerinden biri. Hz. Muhammed'in sancaktarı Ebu Eyyüp Ensari, İstanbul'un Araplar tarafından ilk kuşatılması sırasında burada şehit düşmüş. Eyüp Sultan Camii'ni sabahın ilk ışıklarıyla birlikte insanlar doldurmaya başlıyor. Ramazan ayında hafta sonları Eyüp Sultan'ı yaklaşık 40 bin kişi ziyaret ediyor. Ziyaretçilerin büyük çoğunluğunu Pendik, Bostancı, Dudullu, Ümraniye gibi İstanbul içinden gelenler oluşturuyor. Şehir dışından ise Adapazarı, Düzce, Bursa, Edirne'den gelenler çoğunlukta. Kalabalığın içinde turist kafileleri de dikkat çekiyor.
Eyüp Sultan Camii'nin yanında bulunan türbeye sünnet olacak çocukları, 40'ı çıkan bebekleri getirmek eski bir gelenek. Ayrıca işleri ters gidenler, kısmetini açtırmak isteyen kızlar, yeni evlenenler, çeşitli dilekleri olanlar türbenin önünde dua ediyor ve çevresini üç defa dolaşıyor. Türbenin ayak ucunda bulunan suyun kalp hastalığına şifa olduğu halk arasında konuşuluyor.
Pencereye piyango bileti
Emekli bankacı Nuray Eryılmaz, Zeytinburnu'ndan Eyüp Sultan'a sık sık geliyor. Eryılmaz, en çok hurafelerden rahatsız olduğunu anlatıyor:
"İnancı saptıranlar var. Milli Piyango biletlerini alıp, Eyüp Sultan'ın penceresine sürenleri bile gördüm."
Burada 40 yıllık anıları var Eryılmaz'ın: "Rahmetli babam 12 yaşındayken buradan küçük bir su testisi almıştı. Hâlâ saklıyorum. Belki bugün ben de torunuma alırım" diyor.
39 günlük Günsu bebek ilk kez sokağa çıkarılıp Eyüp Sultan'a getirilmiş. İnanışa göre buraya getirilen bebeklere nur yağıyor. Günsu'nun anneannesi Gülay Odabaş, "Eyüp'te oturduğumuz için buraya her gün geliyoruz. Ancak bugün torunumun 40'ını uçurmak, üzerine nur yağdırmak için geldik" diye konuşuyor.
Fatih'e minnet...
Fatih Sultan Mehmet'in camisi ve külliyesi ramazan nedeniyle ziyaretçilerle dolu. İnsanlar Fatih'e bu güzel kent için minnetini sunarken ibadetlerini de burada yapıyor. Hazreti Muhammed'in 'Ne mutlu o kumandana ki Constantin'i (İstanbul'u) fethedecek ve ne mutlu ki onun erlerine' sözleri nedeniyle Fatih Sultan Mehmet'in fethi büyük dini önem taşıyor. Fatih ilçesindeki türbe Sultan 2. Beyazıd tarafından 1482'de yaptırılmış. Dışı beyaz mermerle kaplı, iç kısmı ise gümüş ve altın işlemelerle bezenmiş. Asırlar boyu birçok tadilattan geçen cami ve kulliyenin avlusundaki türbede yine inşaat çalışması var.
Türbe ziyareti sırasında insanların gündeminde genellikle geçmişin güzelliği, bugünkü İstanbul'un olumsuzlukları var. Zeynep hanım, Fatih'in fethettiği şehre bıraktığı gibi bakmayanlara bedduası olduğunu söylüyor: "İstanbul'da yaşamak güçleşti. Ekmek aslanın ağzında. Böyle günlerde bile ortalığı karıştırmak için gezenler var. İbadet edilen yerde polis, zabıta olur muydu?"
Ayrıca şehir dışından da Fatih Sultan Mehmet'in kabrini ziyaret etmek ve ibadet etmek için turlarla günü birlik gelen birçok insan var.
Boğulmamak için Hüdai'ye
Üsküdar'ın Doğancılar semtinde bulunan Mahmud Hüdai Türbesi'nde ise bir Fatiha okuyanların fakirlik çekmeyeceklerine, imanlı öleceklerine ve denizde boğulmayacaklarına inanılıyor. İnsanlar, 'Celveti' tarikatının kurucusu olan Aziz Mahmud Hüdai Türbesi'nin girişindeki kuyudan su alıyor. Şifalı olduğunu düşünenler bidonlarla su taşıyor.
Ramazan olduğu için ziyaretlere her gün gittiğini anlatan Canan Köksal, "Deniz yolculuğu yaparken kendimi daha güvenli hissedebilirim" diye konuşuyor.
Yuşa en yüksek tepede
Beykoz ilçesindeki İstanbul'un en yüksek tepesinde, ziyaretçisi en kalabalık türbelerden biri olan Hz. Yuşa'nın mezarı var. Bazı kaynaklarda Beni İsrail kabilesine gönderilen beş büyük peygamberden biri olduğu
öne sürülüyor. Türbenin bulunduğu ormanlık alandan tepeye doğru uzanan yol, farklı şehir plakalı otomobil ve otobüslerle dolu. Sabiha hanım yıllardır Hz. Yuşa'ya gelerek yeğeni ve kardeşinin evlenmesi için ettiği duaların kabul olduğunu söylüyor.
Türbenin yurtdışından gelen ziyaretçileri bile var. Bünyamin isimli bir genç Hollandalı misafirlerini türbeye getirmiş. ANAP Beykoz İlçe Kadın Kolu üyesi Emine Demir, parti gezileri nedeniyle her yıl birkaç kez türbeye geldiğini belirterek, "Hem ibadetimizi yapıyoruz hem de temiz hava ve oksijen alıp gidiyoruz. Böyle mübarek insanları ziyaret etmek insanı rahatlatıyor, huzur veriyor. Terapi gibi" diye konuşuyor. Ayrıca pek çok belediye ve siyasi partinin türbeye ziyaret organizasyonları oluyor.
Kırklar Baba kalbi okur
Beykoz'da türbesi bulunan Kırklar Baba'nın kalplerden geçeni bildiğine inanılıyor. Aynur Yeşilyurt, Kırklar Baba'dan dileğinin gerçek olduğunu öne sürüyor. İstanbul'daki tüm evliyaların türbesi başında çocuğunun olması için dua ettiğini anlatan Yeşilyurt, "Altı seneden beri çocuğum olmuyordu. Bir çocuğumuz olursa, doğduktan sonra kendisini getireceğimize söz verdik. Sekiz ay önce oğlum doğdu ve geldik."
Denizcilere Yahya Efendi
Beşiktaş Çırağan Caddesi'nde bulunan Yahya Efendi Türbesi, eskiden seferden dönen denizcilerin uğrak yeriydi, artık dileği olan herkesin. Kanuni Sultan Süleyman'ın 'sütkardeşi' olarak bilinen Yahya Efendi'nin türbesi Mimar Sinan tarafından inşa edildi. Yahya Efendi'nin türbesinde toplanan paralarla her yıl 1500 öğrenciye burs veriliyor. Bu nedenle ramazan ayı ziyaretçilerinin yanı sıra ayda 35 milyon liralık burstan faydalanmak için ellerinde formlarla pek çok üniversite öğrencisi de türbeye geliyor. Buraya bir şey adamak, bir şeyler dilemek için gelmediğini belirten sigortacı Sevgi Altun, "Onların bu dünya malına değer vermeyip, öbür dünya için çalışmaları ve sıkıntı içinde bir ömür geçirmeleri beni çok etkiliyor. Buraya geldiğim zaman huzur buluyorum" diyor.
Zuhurat Baba'da hoca çok
Zuhurat Baba'nın, İstanbul'un fethi sırasında Bizanslıların zehirlediği kuyulardan su içemeyen askerlere, içindeki su hiç bitmeyen bir mataradan elleriyle su dağıttığına inanılıyor. Zuhurat Baba'nın mezarı bugün Bakırköy'de adının verildiği bir parkın içinde. Etrafta kendilerini 'hoca' olarak tanıtanlar var. Para karşılığında dua okumayı teklif ediyorlar. Kendisini hacı, her derde deva Kuran hocası, kurşuncu olarak tanıtan Rukiye Gülşen, parkın içinde çok sayıda yaşlı kadından yakınıyor: "Eskiden burası boştu. Sonradan bu mezar bulundu. Şimdi çulunu alan buraya geliyor. Ticaret yapıyor, dileniyor. Kuran bilmeyen bile okuyayım' diyor."
Merkez Efendi
Merkez Efendi Türbesi Zeytinburnu Mevlanakapı'da. İnsanlar Merkez Efendi'nin yerin neredeyse iki kat altına inerek ibadet yaptığı ve çile çektiği küçük odayı görmek için sıraya giriyor. İkindi vaktinde namazını orada kılmak isteyenler izdiham yaratıyor. Merkez Efendi Camii'nin bahçesinde içinde balıkların yaşadığı bir dilek kuyusu bulunuyor.
Eskiden herkesin dileğinin kabul edilmesi için para attığı bu kuyunun ağzı tel örgülü bir kapakla kapatılmış ve üzerine 'Allah rızası için para atmayın. Balıklar ölüyor' yazısı konulmuş. Anne ve babası ile birlikte türbeye gelen üniversiteli Sultan Yağmur da dilek tutmuş: "Ailece böyle ziyaretler yaparız. Merkez Efendi'yi annem ve babam sık sık ziyaret eder. Üniversiteyi yıl kaybetmeden tamamlamayı diledim."
'Tezveren' Dede
Çemberlitaş'daki Basın Müzesi'nin içinde Tezveren Dede Türbesi bulunuyor. Mezarın sahibinin gerçek ismi Şeyh Ali Efendi. Vaazını dinleyen insanların yüzlerinin hemen nurlandığı efsanesi nedeniyle 'Tezveren' ismiyle anılıyor. İnsanlar para sahibi olmayı dilerken buraya bozuk para bırakıyor. Türbe görevlisi, "Adının bir hikmeti olduğuna inananlar dileği olduğunda buraya geliyor. Tespih, seccade getirenler var. Para gelmesi için sembolik olarak para bağışlayanlar çok oluyor. Bu paraları türbenin bakımı için kullanıyoruz. Bir köpek var. Onu da besliyoruz" diyerek, bilgi veriyor.
Mehmed Emin Tokadi
Hz Muhammed'in türbedarlığını da yapan Mehmed Emin Tokadi'nin türbesi, Fatih'te bulunuyor. Mehmet Emin Tokadi sohbetlerinde sorunları söylenmeden çözmesiyle tanınırmış.
Burada dini kitaplar satan Nurettin Genç, "Hastası olan, maddi durumu bozuk olan buraya geliyor. Bu zat aracıdır. Yoksulluk had safhada. Millet artık devletten değil bu evliyalardan medet umuyor" görüşünde.

YARIN: Kutsal emanetler ve sahabe mezarları