@ismailsaymaz

İşte hendek, işte AB

28 Mayıs 2003, Manchester. 50 bin İtalyan futbolsever, Juventus-AC Milan Şampiyon Kulüpler Kupası final maçı için Britanya'nın Manchester kentine akın etti.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - 28 Mayıs 2003, Manchester. 50 bin İtalyan futbolsever, Juventus-AC Milan Şampiyon Kulüpler Kupası final maçı için Britanya'nın Manchester kentine akın etti. Havalimanı, tarihindeki en kalabalık günlerden birini yaşadı. 93 esktra uçuşun yanı sıra alana o gün 60 tane özel uçak ve helikopter indi. 62 bin kişilik Old Trafford Stadı'nın çevresindeki pub ve restoranlar maça 10 saat kala tıka basa dolmuş, adeta 'küçük İtalya' halini almıştı. Manchester sokaklarını Milan ve Juventus bayraklarıyla dolduran İtalyanların çoğu hayatında ilk kez Manchester'a gelme gereği duymuştu.
Bu tablonun bir benzeri 2005 Şampiyonlar Ligi finalinde İstanbul'da yaşanacak. 90 dakika için 80 bin kişilik Atatürk Olimpiyat Stadı'nı dolduracak futbolseverler, ayda 250 bin turist sayısını zor tutturan
İstanbul'a tarihi bir gün yaşatacak mı? Kentin, sporun ve ticaretin temsilcileri umutlu...



'AB'nin bakışını etkiler'
UEFA Asbaşkanı Şenes Erzik: Bu süreç 2003'ün haziran ayında başladı. Futbol Federasyonu Genel Kurulu'nda onursal başkan olarak önerdim. 15 günde resmi müracaat yapıldı. UEFA böylece diğer stadyumlarla birlikte bizimkini de değerlendirmeye aldı. Zaten 2008 Avrupa Şaimpiyonası finalleri için Yunanistan'la yaptığımız ortak başvuru kapsamında stadı görmüşlerlerdi. Kararın alınmasında stadın kendi mükemmelliği yanında, kentin turizm yönünden önemli aktifleri olması etkili. Bu açıdan değerlendirmelerde yüksek puan aldı.
UEFA İcra Kurulu'ndaki arkadaşlarımın kendi ülkelerinden de aday statlar vardı. Örneğin Fransa ve İspanya. Onlarla birebir görüştüm. Türkiye'de böyle bir finalin hiç oynanmadığını, bizim açımızdan bunun hem hak olduğunu hem de geleceğe yönelik önemli bir mesaj vereceğini söyledik. Finalin Türkiye'de olması bize prestij kazandırdı. Dünyaya önemli bir mesaj oldu. Tabii Avrupa Birliği başta. Bu sürecin AB'nin Türkiye'ye ilişkin kararlarını etkileyeceğini düşünüyorum. Finallerde bir şehir aktiviteye hazırlanıyor. Hareketlenme oluyor.


Referanslar zinciri
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna: Bu organizasyon İstanbul'un adının duyurulması bakımından önemli, sonraki organizasyonlar için de referans olacak. İstanbul bir olimpiyata ev sahipliği yapabilir. İstanbul yalnızca kongre ve din turizminin değil, spor turizminin de başkentlerinden biri olacak. Final maçının kazandıracağı bir günlük ticari getiriden öte, yapılacak tanıtımın getireceği kazanımlar önemli. Bu anlamda, 'Avrasya Maratonu' ve 'Formula 1' gibi organizasyonlar, final maçı öncesinde İstanbul'un bir spor merkezi olmasının önünü açmıştı. Bunun yanı sıra, final maçının oynanacak olması ve olimpiyatlara kapı açılması da Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş gibi kentimizin takımlarının da markalaşması sonucunu doğrucak.


Seyirciye iş düşecek
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Başkanı Togay Bayatlı: Bu karar, Türkiye'de gerçek anlamda futbolun oynandığını, çağdaş stadyumlara sahip olduğumuzu gösteriyor. İstanbul, spor endüstrisi bakımından ilk kez böyle bir olayla karşılaşıyor. Sporun ciddi bir ekonomik araç olduğu kanıtlandı. İşadamları spora ciddi biçimde bakacaklar. Ayrıca, İstanbul'un 2012 Olimpiyat adaylığı için avantaj sağlayacak. Uluslararası Olimyat Komitesi'nin 2005 Temmuzu'nda Singapur'da yapılacak genel kurulunda, 2012 Olimpiyatları'nın hangi ülke ve kentte organize edileceği tespit edilecek. Atina 1998 yılında final maçına ev sahipliği yapmıştı. Atina küçüktür. Havaalanı sıkıntısı yaşandı. 35 bin kişi havaalanlarında bekledi. Bu nedenle Atina yeni havaalanı yapmak zorunda kaldı. Seyircimizin konukseverlik göstermesi lazım. Fanatizm olabilir. Bunun için yurtıdışındaki örneklere bakılması lazım.


Broşür devri bitti...
İstanbul Ticaret Odası Başkanı (İTO) Mehmet Yıldırım: Artık eski anlayışla, kitap ve broşür bastırarak tanıtım olmuyor. 1993 yılında
İstanbul'a gelen turist sayısı 3 milyondu. Yıl 2003, sayı yine aynı! Oysa bütçemizden tanıtım için milyon dolarlar ayırırız. Bunu akılllıca kullanamadık. Olimpiyatlar konusunda başarılı olamadık. Türkiye bir ilke imza atıyor. 2005 yılında da Formula 1'i başlatıyoruz.
Bu kente ayda 250 bine yakın turist geliyor. Bu sayı 300 binin üzerinde çıkar, çarşıda pazarda bir hareketlenme olur. Maç televizyorlarda yayımlandıktan sonra ilgi daha da artacak. Hedefimiz, kongre-fuar turizmi ve bu tip organizasyonlarla turist sayısını 2010'da 10 milyona çıkarmak.


İşbirliği gelişecek
Gençlik ve Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay: Final maçı dev organizasyonlara
ev sahipliği yapma konusunda moral verecek. Tüm kurul ve kuruluşların işbirliğini gerektirecek, kolektif anlayış oluşacak. Türkiye Avrupa'yla rekabet edebilen tesisleriyle tanınacak. Bugüne dek olimpiyatlarda aldığımız 33 altın madalyanın 27'sini güreşte elde ettik. Daha sonra halter ve atletizm eklendi. Sponsorluk yasasını çıkarıyoruz. Yerel yönetimleri de işin içine çekiyoruz. Artık olimpiyat oyunlarında beş madalyayla övünen bir ülke olmak istemiyoruz. Sporcu sayısını 10 milyona çıkarınca çağ atlayacağız.