İşte, o kanyon

Sarp kayalıkların arasından akan Devrekani Çayı'nın suya döküldüğü noktaya vardıklarında dört zorlu günü geride bırakmışlardı.
Haber: AHMET ŞIK / Arşivi

İSTANBUL - Sarp kayalıkların arasından akan Devrekani Çayı'nın suya döküldüğü noktaya vardıklarında dört zorlu günü geride bırakmışlardı. Bir de, kendilerine tüm doğal güzelliklerini sunan Valla Kanyonu'nu.
Cide yakınlarındaki çıkış noktasında dinlenmek için henüz oturmuşlardı ki bir grubun kendilerine doğru geldiğini fark ettiler. İzcilik Federasyonu'ndan olduğunu söyleyen ekip, 'kendilerini kurtarmaya geldiklerini' söylediğinde şaşırdılar. İki gün önce kayboldukları haberinin manşet olduğu gazeteyi görünce gülmekten kendilerini alamadılar. Ama kızgınlıkları daha ağır bastı. Kastamonu'daki Valla Kanyonu'nu geçen ekipte yer alan Nevzat Çetin kızgınlıklarının nedenini, "Birileri bizim adımızı kullanıp bölgenin reklamını yapmaya çalışmış" diye açıklıyor.
Avukat olan ancak çevresindekilerin 'AKUT kurucusu, dağcı, mağaracı, kayakçı' olarak tanıdığı profesyonel doğa sporcusu Çetin, Valla Kanyonu'nun, ilk kez gidecek bir ekip için dört günden önce bitirilemeyeceğini belirterek, "Bunu yetkililer de biliyordu" dedi. Egemen Çakır, Murat Yüce, Erdinç Yılmaz ve Murat Yılmaz'la birlikte kanyonu geçen Çetin zorlu yolculuğunu anlattı.
Aranızda daha önce Valla Kanyonu'na giden var mıydı?
Ekibimizde yoktu. Zaten sportif amaçlı olarak tüm kanyonu geçen ilk ekip sanırım biz oluyoruz.
Kanyonu anlatır mısınız?
Burası uzun sürede oluşmuş mermer kaya sistemli 12 kilometre uzunluğunda bir vadi. Yüksekliği zaman zaman 1000 metreyi bulan sarp kayalıkların ortasından Devrekani Çayı akıyor ve bu su, yüzyıllar boyunca kayaları aşındırmış, altını dahi oymuş. Havuzlar ve şelaleler var. Su durgun görünüyor ama akıntı kuvvetli. Öyle zamanlar oldu ki 50 metrelik durgun su bulduğumuzda çocuklar gibi seviniyorduk. Bazen botun dahi sığamayacağı daralmalarla karşılaşıyorsunuz. Kanyona girdiniz mi tek çıkış noktası var. Parkuru ya bitireceksiniz ya da dik yükseltiyi tırmanmayı göze alacaksınız. Her zorluğuna karşın muhteşem bir doğa harikası ama sel sularının getirdiği çok fazla atıkla karşılaştık orada. Bu üzücüydü.
Ne zorluklarla karşılaştınız?
Bir bilinmezliğe yolculuk etiğimiz için yanımıza çok fazla malzeme almıştık. Buz kazması bile vardı yanımızda. Kullandığımız iki botta beş dolu çanta vardı. Tırmanış yapmak zorunda kaldığımızda ve dar yerlerden ip yardımıyla yatay geçiş yaparken çok zorlandık. Yolculuğun üçüncü günü çok keskin bir dönüş vardı ve kayaların ardını göremiyorduk. Suyun üzerinden gitseniz 50 metrelik bir mesafeydi bu. Ama dik kayaları tırmanıp geçtik. Çok yorucu bir tırmanış oldu. Ve o gece orada konakladık. Ama kendimizi iplerle ağaçlara bağlayıp öyle uyuduk. Çünkü ayakta durmak ya da yatmak mümkün değildi.
Kaybolduğunuz haberini nasıl öğrendiğiniz?
Pazartesi akşam saatlerinde çıkmayı planlıyorduk. Biz Pınarbaşı Jandarma Karakolu'na bilgi vermiştik. İstanbul'daki yakınlarımıza da bizden pazartesi akşamına kadar bilgi alınamazsa ertesi gün AKUT'a haber verilmesini istedik. Son gün çıkışa yakın bir yerden iki arkadaşımız önden gitti. Biz de üç kişi daha yavaş geliyorduk. Kanyonun bitiş noktasına vardıktan sonra birileri geldi. İzcilik Federasyonu'ndan olduklarını ve bizi kurtarmaya geldiklerini söylediklerinde şok geçirdik. Sonra bize kaybolduğumuza ilişkin haberin olduğu gazeteyi gösterdiler. İyi ki 'kurtarma
ekibiyle' çıkışta karşılaşmışız. Yoksa biz onları kurtaracaktık. Çünkü yanlarına 12 metrelik bir ipten başka malzeme almamışlardı.
Tepkiniz ne oldu?
Çok sinirlendik. Çünkü kanyonu tamamlama süresi bellidir. Giriş yaptığımızın ertesi günü birileri kaybolduğumuzu gazetecilere söylemiş. Böylelikle haber abartılı olarak yansıtılmış. Bu sorumsuzluktur. Pınarbaşı Karakol Komutanı da yaygara koparılmasına kızmış. Bu tür yayınlar ve söylentiler, bu sporlarla uğraşanlara zarar veriyor. Ama basın duyarlı davrandı ve sonrasında bizim açıklamalarımız doğru şekilde yansıtıldı.
Peki neden bu yapıldı?
Bölgenin reklamını yapmaya yönelik olduğunu düşünüyoruz. Bu haberi ortaya atanlar da belli. Bölgenin reklamının yapılması için böyle asılsız kötü olaylara gerek yok. Zaten ellerinde reklamını yapacakları inanılmaz bir doğal güzellik var. Biz seneye o bölgede bir bisiklet turu düzenleyeceğiz.
Kanyona gideceklere bir tavsiyeniz var mı?
Her şeyden önce dağcılık, mağaracılık ve raftingi bilmeleri gerekli. Arkadaşlardan ikisi dalgıçtı. Akarsuyla ilgili bilgi sahibi olmak çok önemli. Suyun altında sifon dediğimiz çok güçlü girdaplar oluşabiliyor. Ya da ardı ardına şelalelerle karşılaşabiliyorsunuz. O zaman da tırmanmak ya da yatay geçiş diye adlandırdığımız ipler yardımıyla geçişten başka şansınız yok. O yüzden profesyonel olarak doğa sporlarıyla uğraşmayanların geçebileceği bir parkur değil, çok dikkatli olunmalı.
***
Kaymakam: Reklam değil
KASTAMONU - Pınarbaşı Kaymakamı Ahmet Aydın, Valla Kanyonu'nda dağcıları arama çalışmalarının, 'bölgenin reklamı için' yapıldığı iddialarını, "Biz insanlığımızı yaptık. Dünyaca ünlü kanyonun reklama ihtiyacı yok" diye yanıtladı. Kaymakam, "Ekipten biri 'Eğer biz pazar akşamı kanyondan çıkamazsak, Dağcılık Federasyonu' na haber verin' dedi. Pazar günü akşamı ekipten bir haber alınamayınca ben de durumu bildirdim" dedi.(aa)