İşte yeni Medeni Kanun

TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen Yeni Medeni Kanun Tasarısı'yla kadınla erkeğin rollerinden komşuluk ilişkilerine kadar her şey değişti.

Yaklaşık bir aydan beri 'temel yasa' olarak görüşülen Türk Medeni Kanunu Tasarısı, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
Aile hukukunda önemli değişiklikler içeren 1030 maddeden oluşan Medeni Kanun, 1926 tarihli yasanın kanunun değişmesi için 50 yıldır süren çalışmalara da son noktayı koydu. Kanun'daki en önemli değişiklik, dilinin sadeleştirilmesinde yapıldı. Kanunun dili anayasa ve günümüz Türkçesine uygun hale getirilirken, 'karı' yerine 'kadın' sözcüğü kullanılmasına özen gösterildi. Ancak sınırlı da olsa bazı maddelerde 'karı' sözcüğüne yer verildi. Dilindeki sadeleştirmeye rağmen, uygun karşılığı bulunamayan 'ehliyet', 'velayet', 'kayyım', ''tereke', 'zilyetlik', 'irtifak', 'intifa hakkı', 'emtia', 'terkin', 'muacceliyet', 'ihraz' gibi kelimeler aynen korundu.
1926 tarihli kanunun, dönemin Adalet Bakanı Mahmut Esat Bozkurt tarafından kaleme alınan gerekçesi, yeni kanunda da korundu.
Kanunda, dernek ve vakıflarla ilgili düzenlemelere de yer verildi. Buna göre, hukuka ve ahlaka aykırı amaçlarla dernek kurulamayacak. Cumhuriyetin Anayasa ile belirlenen niteliklerine ve Anayasa'nın temel ilkelerine, hukuka, ahlaka, milli birliğe ve milli menfaatlere aykırı veya belli bir ırk ya da cemaat mensuplarını desteklemek amacıyla vakıf kurulamayacak. İçişleri Bakanlığı, Anayasa'da öngörülen hallerde ve belirlenen usullere uygun olarak, denetim makamının da görüşünü almak suretiyle, mahkemece bir karar verilinceye kadar vakfı geçici olarak faaliyetten alıkoyabilecek ve derhal mahkemeye başvurabilecek. Hakim, başvuruyu gecikmeden karara bağlayacak.
Cinsiyetini değiştirmek isteyen bir kimse, mahkemeye şahsen başvurarak 'cinsiyet değiştirme izni' verilmesini isteyebilecek.
Cinsiyet değiştirme izninin verilebilmesi için istem sahibinin 18 yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması, fiziksel durumunun resmi hastaneden alınacak sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi koşulu aranacak. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun şekilde cinsiyet değiştirme ameliyatının resmi sağlık kurulu raporuyla doğrulanması durumunda, mahkeme, nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verecek.
Evlenme işlemi kadının bulunduğu yerde de gerçekleştirilebilecek. 'Kocanın evin reisi' olması hükmü değiştirilerek, evlilik birliğinin yönetiminde kadın ve erkeğe eşit söz hakkı tanınacak. Eşler evlilik birliğini temsil etme yetkisine sahip olacak.
Eşler, birliğin temsil yetkisini kullandıkları durumlarda üçüncü kişilere karşı da müteselsilen sorumlu sayılacaklar.
Kadının evlilik birliğini temsil yetkisini kötüye kullanması halinde, kocanın bu yetkiyi kaldırmasına ilişkin hüküm değiştiriliyor. Buna göre, eşlerden her birinin temsil yetkisini aşması veya yetkiyi kullanmada yetersiz kalması durumunda, temsil yetkisinin sınırlandırılması veya kaldırılması konusunda karar verme yetkisi hakime bırakılıyor.
Eşler, oturacakları evi birlikte seçme hakkına sahip olacak. Yürürlükteki yasada, kadının, kocanın belirlediği evde oturma zorunluluğu bulunuyordu.
Evlenen kadın, isterse kocasının soyadının yanı sıra kızlık soyadını da kullanabilecek. Boşanan kadın, evlenmeden önceki soyadını kullanabilecek. Bu soyadı, kadının tanındığı soyadı da olabilecek.
Üçüncü kişilerle kadın arasındaki davalarda kadını kocanın temsil edeceği hükmü de kaldırılıyor. Eşitlik ilkesi uyarınca eşlerden her biri, üçüncü kişilerle her türlü hukuki işlemi yapabilecek. Ailenin oturduğu ev konusunda istisna getirilerek, bu ikametgah ile ilgili işlemler konusunda, eşlerden her birinin diğerinin açık rızasını alma zorunluluğu getirildi.
Yeni düzenlemeyle evlenme yaşında kadın ve erkek arasındaki eşitsizlik gideriliyor. Daha önce erkeklerde 17, kadınlarda 15 olan evlenme yaşı her ikisi için 17 yaşın doldurulması, 18 yaşından gün alma şartına bağlanıyor. Olağandışı durumlarda kadın-erkek arasındaki fark kaldırılarak 16 yaşını doldurma, 17 yaşından gün alma olarak değiştiriliyor.
Akıl hastaları, evlenmelerinde tıbbi sakınca bulunmadığı resmi sağlık kurulu raporuyla anlaşılmadıkça evlenemeyecekler.
Kocanın, 'kadın ve çocukların bakımından sorumlu olduğu' ilkesi kaldırılarak, yerine 'eşit mali sorumluluk' getiriliyor. Evin giderlerine katılmada eşlerin mali güçleri, emek ve mal varlıkları esas alınacak.
Eşlerden her biri meslek ve iş seçiminde serbest olacak. Ancak bu seçimde diğer eşin ve aile birliğinin huzuru ve yararı göz önünde bulundurulacak. Kadının kocası lehine borç altına girmesine ilişkin işlemleri hakimin iznine tabi tutan hüküm kaldırılıyor. Eşler, mali sorumluluğu birlikte taşıyacak. Eşlerden her biri, kendi borçlarından dolayı üçüncü kişilere karşı bütün mal varlığıyla sorumlu olacak.
Evlilik dışı çocuklara da evlilik içi çocuklar gibi eşit haklar getiriliyor. Buna göre, evlilik dışı çocuklar da evlilik içi çocuklar gibi mirasta eşit hakka sahip olacaklar.
Evlatlıkla evlenmek, kesin olarak yasaklanıyor. Daha önce evlatlıkla evlenmek yasak olmasına rağmen, evlenme gerçekleşmişse buna izin veriliyordu.
'Onur kırıcı davranışlar' da boşanma nedenleri arasında yer alacak. Boşanma nedenlerinden 'terk'te süre 3 aydan 6 aya çıkarılıyor. Buna göre, halen 3 ay sonunda ihtar çekme zorunluluğu kaldırılarak, 6 ay sonunda uyarıya gerek kalmaksızın boşanma davası açma imkanı getiriliyor.
Boşanma davalarında, taraflardan birinin isteği doğrultusunda hakim davanın gizli olarak sürmesi kararını verebilecek.
Boşanma durumunda eşler aile konutu ve ev eşyasını kimin kullanacağı konusunda anlaşamazlarsa, hakim, eş ve çocukların geleceğini göz önüne alarak adil bir karar verecek.
Miras hukukunda saklı oranlar azaltılarak, miras bırakanın mallarındaki tasarruf özgürlüğü genişletiliyor. Sağ kalan eşin miras payı da yükseltiliyor.
Eşlerden birinin ölümünde tereke malları arasında ev eşyası veya eşlerin birlikte yaşadıkları konut varsa, sağ kalan eşin korunması için bunlar üzerinde miras hakkına mahsuben mülkiyet hakkının tanınmasını isteyebilecek. Böylece eşler, bu haklarını ölünceye kadar kullanabilecek.

ERKEK DE NAFAKA ALABİLECEK

Yoksunluk nafakasını sadece kadın isteyemeyecek; kadın ve erkekler, refah düzeyi iyiyse her ikisi de nafaka isteme talebinde bulunabilecek.
Boşanmadan sonra açılacak nafaka davalarında, nafaka alacaklısının yerleşim yer mahkemesi yetkili olacak. Evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden 1 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak.