'İstenirse çözülür'

Cezaevlerindeki açlık grevi ve ölüm oruçlarının nedenlerini araştırmak üzere Türkiye'ye gelerek tutuklu avukatları, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk...
Haber: DUYGU LELOĞLU / Arşivi

BRÜKSEL - Cezaevlerindeki açlık grevi ve ölüm oruçlarının nedenlerini araştırmak üzere Türkiye 'ye gelerek tutuklu avukatları, Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, Başbakan Yardımcısı Mesut Yılmaz ve çok sayıda milletvekiliyle görüşen Avrupa Parlamentosu Yeşiller Grubu üyesi Daniel Cohn-Bendith dokuz sayfalık bir rapor hazırladı. Cohn-Bendith, ölüm orucunun 'istenirse' üç günde bitirilebileceğini öne sürdü.
Avrupa Birliği 'nin bütün kurumlarına ilettiği, AB'nin 'Türkiye'nin İlerleme Raporu'nda kullanılacak belgelerden birisi olacak değerlendirmesinde Bendith, eylemlerin hâlâ devam etmesinin
iki nedeni olduğunu söyledi.
Cohn-Bendith, nedenlerden birinin tutukluların F tiplerinde daha fazla işkence ve kötü muameleye maruz kalacaklarından korkması, diğerinin de izolasyon rejiminin siyasi ve ahlaki kimliklerini tehdit ettiğini düşünmeleri.
'Bir tek Yılmaz anladı'
Raporunda, "Eski cezaevi sistemi değiştirilmeliydi. Bunu hiç kimse inkâr etmiyor" diyen Cohn-Bendith, hükümet yetkilileriyle yaptığı görüşmelerden, eylemin kendiliğinden sona ereceğine dair yanlış bir düşünce olduğunu vurguladı. Mesut Yılmaz ile ilgili olarak, "Siyasi tutukluların istekleri konusunda ciddi olarak tartışabildiğimiz tek kişiydi" diyen Cohn-Bendith, Yılmaz'ın ölüm oruçlarının devam etmesinin siyasi sonuçlarının farkında olduğunu belirtti.
Ancak Cohn-Bendith, Mesut Yılmaz'ın da mantıklı bulduğu bu isteklerin karşılanması konusunda şüpheleri olduğunu, siyasi gruplar arasında güvensizlik ortamının olduğunu kendisinin de gösterdiğinin altını çizdi. Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk'ün ise, sorunun siyasi çözümüne yönelik tutuklularla herhangi bir diyaloğa gidilmesi gerektiğine inanmadığını, eylemlerin tutukluların mensubu oldukları örgütün merkezi Brüksel'de bulunan üst düzey yetkilileri tarafından yönlendirildiğine inandığını belirtti.
Tutukluların açmazı
Cohn-Bendith, ölüm orucunu sürdürenlerin, hükümete karşı hiçbir güvenleri olmadığını, kendilerinin hem fiziksel hem de siyasi olarak yok edilmek istendiklerine inandığını vurguladı. Cohn-Bendith, bununla birlikte, siyasi isteklerini ölüm orucuna bağlayan tutukluların çıkmazda olduklarının farkında olduğunu ifade etti.
Ne istiyorlar?
Raporunda, hükümetin üç önemli isteği yerine getirmesi halinde eylemlerin üç gün içinde sona erecegini de iddia eden Cohn-Bendith, bu istekleri şöyle sıraladı:

  • F tipi cezaevlerinde günün belli saatlerinde 3-5 tane hücrenin açılması, tutukluların arasında sosyal ilişkilerin ve iletişim ortamının devamının sağlanması,
  • Tutukluların aileleri, avukatlarıyla görüşmeleri sağlanmalı, radyo ve TV yayınlarına ulaşma izni verilmeli,
  • Sorunun çözümü için bir an önce hükümet temsilcileriyle tutuklular arasında diyaloğa baslanmalı.
    Cohn-Bendith, Türkiye'nin şu an siyasi bir felç dönemi geçirmekte olduğunu, yaşanılan ekonomik krizin esas asil nedeninin 'Türk demokrasisinin' gidişatında aranması gerektiğini söyledi. İnfaz Hâkimliği ve İzleme Kurulları kurulması hakkındaki yasaların iyileştirmeler getirmediği, aksine tecriti yasal kılıfla gizleme amacı taşıdığı savunulan açıklamada talepler kabul edilmediği sürece ölüm oruçlarının sürdürüleceği kaydedildi.
    12 kişi tahliye edildi
    ANKARA - İzmir Başsavcılığı, ölüm orucuna devam eden ve bırakan, bilinci kapandıktan sonra müdahale edilmiş ve kalıcı hafıza kaybı hastası olan 12 tutuklu ve hükümlünün cezalarının infazını 6 ay erteledi.
    Ölüm orucunun devam ettiği illerin başsavcılıkları hastanelerden durumu kritik olan veya kalıcı sakatlıkları olan mahkûmların sağlık durumları hakkında raporlar istedi. Gelen raporlar doğrultusunda işlem yapan İzmir Başsavcılığı, aralarında ölüm orucuna devam
    eden mahkûmların da bulunduğu 12 mahkûmun cezalarının infazını, CMUK'un 399. maddesi gereği 6 ay süreyle erteledi. Yeşilyurt Devlet Hastanesi'nden, dün akşam saatlerinde tahliye edilen mahkûmlar şunlar:
    Yılmaz Babatümgöz, Kemal Denli, Sevgi Erdoğan, Ümit Kanlı, Barış Yıldırım, Mesut Avcı, Kenan Korkankorkmaz, Özgür Kılıç, Serhat Karadumanlı, M. Gökhan Özocak, Tamer Çadırcı, Ulaş Göktaş. Gebze Cezaevi'nde bulunan Nebahat Polat da tahliye edildi.