İstiklal'de çete işgali

Beyoğlu'ndaki tehlike

İstiklal Caddesi'nde kendilerine 'Erzurumlular' adını veren bir çete esnafa kan kusturuyor. Haraç vermeyenlere yapmadıklarını bırakmayan çete engellenemiyor. İddialar vahim: Polisle tavla oynuyorlar, olay çıkardıkları gün kameralar çalışmıyor.
Haber: DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi
TİMUR SOYKAN / Arşivi

İSTANBUL - İstiklal Caddesi'nin arkasındaki sokaklardan biri: Ayhan Işık. Biraz ileride Sadri Alışık ve Gazeteci Erol Dernek sokakları var. Figüranlar yine bu sokaklarda bekliyor. Köşede ayakta duran 'Kibar Feyzo'dan tanıdık, sokak başında kâğıt oynayanlar Malkoçoğlu Cüneyt Arkın'ın defalarca dövdüğü Bizanslılar. Ancak Ayhan Işık Sokak'ın köşesindeki Tekel ve İddaa Bayii'nin cam ve duvarındaki kurşun delikleri film değil. Beyoğlu'nun gerçeği...
Beş yıl önce, bu sokakların eğlence sektörü içindeki popüleritesi artınca kalabalık grupların volta atışları dikkat çekmeye başladı. Bazen sayıları 25-30 kişiye kadar ulaşıyordu. İlk önce tek hedefleri vardı, kuytu bir sokakta transseksüel genelevi olarak kullanılan Gülçin Otel. Erzurumlu olduklarını söyleyen bu kişiler, otele giden müşterileri dövüyor, paralarını alıyordu.
Esnaf çetenin palazlanmasını kaygıyla izledi. Mekânların kapısında zorla duruyorlar, 'koruma ücreti' alıyorlardı. Pavyon ve barlara elemanlarını garson olarak yerleştirip paralı müşterileri gaspçılara gösteriyor, eğlence çıkışı soyuyorlardı. Sokak ortasında uyuşturucu satışı yapılıyordu. Esnaf darp ettikleri insanları, sürükleyerek ara sokaklara çektiklerine tanık olmuştu.
'Ödemesiz borç tahsili'
Sokakta kavgalar çıkararak, masaları devirerek, naralar atarak esnafı sindirdiler. Para ödemeden yemek yiyor, sigara alıyorlardı. Her mekân için belirli bir 'geri ödenmeyecek borç' limiti belirlemişlerdi.
Aycan Kuaför'ün sahibi Ali Duran da zaman zaman tehditlere maruz kalmıştı:
"Gelip borç para istiyorlardı. Bunu isterken dışarıda kalabalık bir grup olurdu. Vermeyeceğimi söyleyince tehditler başlıyordu. Tünel'e kadar tüm sokaklardaki esnaf bunu yaşıyor ama kimse anlatamıyor. Her sabah geldiğimizde birilerinin camlarının kırık, yerlerin kan olduğunu görürdük."
Esnafın ifadelerine göre Erzurumlular Çetesi'nden kişiler, sokakta polislerle tavla oynuyordu. Polisin yakaladığı bir çete mensubunun koluna girmişken telefonda konuştuğu amirine, "Efendim önemli bir şey değil sarhoş biri dükkânın kapısına vurup kaçmış, yakalayamadık" dediğine tanık olmuşlardı. Esnafı defalarca sokakta üniformalı polisler varken tehdit etmişlerdi.
'Güvendiğiniz amir gidecek'
2006 Haziranı'nda bir kavgada Taksim Polis Merkezi Amiri Hakan Şirin emriyle çete elemanları gözaltına alındı. 21 esnaf çeteden şikâyetçi oldu. Dört kişi tutuklandı. Esnafın deyimiyle bundan sonra çeteyle onlar arasında 'İstiklal Savaşı' başlamıştı. Aracılarla mesaj gönderiyorlardı. İfade verenlerin adresleri, ev telefonları ellerindeydi, bunun hesabını soracaklardı. Hatta çocuklarını kaçırmakla tehdit ediliyorlardı.
Sokak ortasında "Güvendiğiniz amir 20 gün sonra gidecek buradan, o zaman kime güveneceksiniz" diye bağırıyorlardı. Dedikleri oldu, polis amirinin görev yeri değişti. 2006 Eylülü'nün sonunda Organize Şube ekipleri operasyon yaptı, 12 kişi tutuklandı ve Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılanmaya başlandı. Polisler, esnafa çete üyelerinin sayısının 200'ü aştığını söyledi.
Operasyonun ardından çetenin haraç faaliyeti durdu ancak sokak da boş bırakılmadı. Ocak ayında altı işyerinde hırsızlık oldu. Çetenin tehditlerine dayanamayan pek çok esnaf, çıkmaz sokaktaki makarnacı gibi dükkânını kapattı. İşini bırakanların arasında berberler, lokantalar, bar işletmecileri vardı. Esnafın çoğu silah aldı. Sponsorlarla sokaklara yedi kamera yerleştirildi.
Ve kanlı baskın..
Çeteye karşı esnafın mücadelesinde öne çıkanlardan biri beş yıldır Ayhan Işık Sokak'ın köşesinde sabah 05.00'e kadar açık olan İddaa ve Tekel Bayii'ni işleten Gürkan Ercan'dı. Gerginlik 14 Nisan Cumartesi gecesi başladı. 15 kişi gürültülü biçimde sokakta dolaşıyordu. Ercan'ın otomobiline zarar verdiler. Ercan ve arkadaşları müdahale edince büfe kurşun yağmuruna tutuldu. Sabaha karşı patlayan çatışmada Gürkan'la birlikte biri ağır üç kişi yaralandı. Saldırganlarla kaçan bir kişi de öldü. Kamera kayıtlarından saldırganları saptayabileceklerini düşündüler. Ancak o gün o saatte şüphe çekici bir şekilde kameralar çalışmıyordu! Polis, baskının Erzurumlular Çetesi'nce yapılıp yapılmadığını araştırıyor.
Büfesi kurşunlanan Ercan "Peçeteye 'akıllı ol' diye yazıp dükkânın içine atmışlardı" dedi, "Haraç vermiyordum. Sonunda böyle oldu. Esnafın örgütlenmesi için öne çıkanlardan biriydim. Beyoğlu tarihinde böyle esnaf direnişiyle karşılaşmadılar. Kurşunlamanın da kaygı verici belirtileri vardı. Kameralar o gece çalışmıyordu. Onlar bundan haberdardı. 15 dakika önce polisi aradım, gelen olmadı."
Berrak Elektrik'in sahibi, aynı zamanda Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği Başkanı olan Tahir Berrakkarasu kararlı: "Korku var, hem de en babası var. Ama gidecek de başka yerimiz yok. Silahlanacak mıyız. Evet! Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah'tan randevu istedik. Yanıt gelmedi. 10 gün sonra bu olay oldu. Bu bizim onur savaşımız. Bu kez kötüler iyileri kovamayacak."
'Kurşunlama haraç için değil'
İddialarla ilgili İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nden yapılan açıklamada ise Beyoğlu'ndaki işyeri kurşunlanması olayının haraç isteme konusu olmadığı, "haraç istemeden dolayı yürütülen mahkeme safahatını etkileme maksatlı" olduğunun anlaşıldığı belirtildi. Açıklamada Amir Hakan Şirin'in yer değişikliğinin kendi isteğiyle yapıldığı ve adı geçen operasyonla bir ilgisinin bulunmadığı vurgulandı. Açıklamada, "Habere konu olan olaylarla ilgili çalışmalarımız devam etmektedir" ifadesine yer verildi.



'Teksas' karakola birkaç adım uzakta!
14 Nisan'ı 15 Nisan'a bağlayan gece, 'kameraların kapalı olduğu anda' kurşunların konuştuğu sokaklar, İstiklal Caddesi'ne 20-25 metre, Taksim Polis Merkezi'ne birkaç adım uzakta. Yeni Melek Gösteri Merkezi, gündüz çay bahçeleriyle cıvıl cıvıl olan Erol Dernek Sokak'ın hemen sonunda. Çete baskısından yakınan Beyoğlu Eğlence Yerleri Derneği Başkanı Tahir Berrakkarasu (önde ortada) "Eğer gerekirse silahlanırız" diyor.