İşyerinde egemenlik kayıtsız şartsız erkeğin

'Sanki bacılarıyız'
Ayten Bozkurt TCDD'de çalışıyor: "İşe ilk başladığımızda bize 'Giyiminize kuşamınıza dikkat edin' derlerdi. Çünkü süs eşyasıyız. Bizi asla meslektaşları gibi görmüyorlar. Hep onların bacısı, annesi, ablasıyız. Vatandaş da hep sözlü tacizde bulunuyor."
'Kadını dinlemeyiz'
20 yıllık mimar Sultan Pınar, "Kadına mimarlığı yakıştırıyorlar ama şantiyede görev yapmasını istemiyorlar. Bir çalışandan bir şey isteyince sinirlenip işi terk etti" diyor. Jeoloji mühendisi Şenay Gündeş kadın olduğu için kamuda iş bulup çalışamamış.
Avukatlar da aynı
Sağlık teknikeri Zülfikar Kartal: "Hastalar bize 'Doktor bey' diyor.
İdare, terfi söz konusu olduğunda erkekleri ya da erkek gibi davranan kadınları tercih ediyor." Avukat Habibe Kayar: "Firmalar kadın stajyer avukatlara etrafı temizletip çay yaptırıyor."
Haber: UMAY AKTAŞ SALMAN / Arşivi
DEMET BİLGE ERGÜN / Arşivi

İSTANBUL - Devlet Demiryolu'nda (TCDD) gişe memuru olarak çalışan Ayten Bozkurt, erkek egemen bir kurumda çalıştığını söylüyor. Aynı zamanda Birleşik Taşımacılık Sendikası 1 No'lu Şube Kadın Sekreteri olan Bozkurt 16 yıldır TCDD'de. Bozkurt, "Gebze gişe memuruyum. Tek kadınım. Demir yolları tamamen erkek egemen bir kurum. Çok az kadın var. TCDD'ye bağlı yedi bölge var. Yedi bölgenin de genel müdürleri hep erkek. TCDD tarihinde hiç kadın bölge müdürü olmamış. Çalışan kadınlar genelde memur kadrosunda. Bunların çok azı büro şefliği alabilmiş. Kadın makinist, kondüktor yok. Oysa kurum içinde eğitim verilerek buralarda kadınların çalışmasının önü
açılabilir" diyor. Bozkurt, vatandaşların kadınlara çok rahat tepki gösterdiğini belirtiyor, sözlü tacize uğradığını söylüyor. 'Kadın olmasan ne yapacağımı bilirim' diyenler argo konuşanlar... Erkek çalışma arkadaşlarından da şikayetçi: "Bizi asla meslektaşı olarak görmüyorlar. Hep onların bacısı, annesi, ablasıyız. Kuruma ilk girdiğimizde, 'Konuşmanıza giyiminize dikkat etmek zorundasınız. Çünkü vitrin elemanısınız' derlerdi. Kadını aşağılayan bu cümle bizi süs eşyası gibi gösteriyor."
Türkiye'de kadınların yüzde 24.8'i işgücüne katılıyor. Sıradan istatistik verilerinden biri gibi görünen bu oran, Türkiye'de kadınların en büyük sorunlarından birine dair ipuçları veriyor. İşe alımlardaki 'bay eleman' egemenliğini kırarak çalışma hayatına adım atan bu yüzde 24'lük kesim için ikinci bir mücadele iş yaşamında başlıyor. Kadınlar iş yaşamındaki ayrımcılık hikayelerini anlatırken, "Kadın çalıştıracaklarsa bile 'erkek gibi kadın arıyorlar'" diyerek, ayrımcılığın kadınlar arasında bile kanıksandığını gösteriyor.
Emir alınca istifa etti
Yaklaşık 20 yıldır mimarlık yapan Sultan Pınar, hem büroda hem sahada ayrımcılık olduğunu söylüyor. Pınar'a göre kadınlar şantiyede daha pratik ve aktif. Toplumsa buna yeni yeni alışıyor. Kadına mimarlığı yakıştırıyorlar ama iş şantiyeye gelince kadının şantiyede olmasını hazmedemiyorlar. Pınar, başına gelen bir öneği anlatıyor: "Ben bir büroda çalışıyordum. Anadolu'dan gelen bir genç çay getirip, temizlik yapıyordu. Bir yeri toparlamasını istedim. Çocuk işi terk etti gitti."
Devlet memuru olamadı
Altı yıldır jeofizik mühendisi olarak çalışan Şenay Güneş iş bulmakta çok zorlandığını belirtiyor. Güneş çareyi kendi bürosunu açmakta bulmuş. Devlet memuru olmak istemiş ancak işe alım yapılırken erkekler tercih edilmiş. Birçok kadın arkadaşı başka mesleklere kaymış. Bütün zorluklara karşın Türkiye'de çalışmaya devam edeceğini söylüyor.
'Kavga vermek gerek'
13 yıldır iş yaşamında olan Yıldırım Beyazıt Dışkapı Eğitim ve Araştırması Hastanesi sağlık teknikeri Zülfikar Kartal, kadınların ayrımcılığa uğraramaması için kavga vermesi gerektiğini söylüyor. Kartal, şöyle konuşuyor: "Bize 'doktor bey' diyorlar. Hastanın bakış açısı böyle. Kadına karşı 'sözüne pek güvenilmez' tavrı içindeler. İdare dört kişiye görev verecekse kadınlar başarılı da olsa erkeği seçiyor. Eğer kadınlar içinde bir seçim yapılacaksa erkek gibi davranan kadınlar tercih ediliyor. Bu yüzden kadınlar erkeksileşiyor. Terfi için de birkaç erkeğin seni desteklemesi gerekiyor, erkek tarafından torpil olması gerekiyor. 10 kadın desteklese iki erkek reddetse yine olmuyor."
Sünnete erkek doktor
Kamuda çalıştığı için ismini açıklamak istemeyen 19 yıllık bir hemşire de başına gelen bir olayı anlatıyor: "Bir hasta geldi. Kalçadan iğne yapacaktım. Bana dedi ki 'Hemşire hanım sakın yanlış yere yapma'. Yani 'Sen bir kadınsın yanlış yere iğne yapabilirsin' mesajını veriyordu. Çocuk cerrahisinde çalışıyordum. Dört erkek, bir kadın cerrah vardı. Altı yıl süresince bir kere bile kadın cerraha sünnet yaptırdıklarını görmedim. Erkek hekim tercih ediyorlar. İdarede de yaşanıyor bu."
Kendi ofisini açtı
Elektirik Mühendisi Rana Gerçe 17 yıldır iş yaşamında. İlk işe başladığında kendisine masa başı işi verilmiş. Bakım mühendisliği
için başvurmuş onun yerine okulu yeni bitirmiş bir erkeği seçmişler. Aynı durumdaki erkekler ondan daha çok maaş alıyormuş. 1990'dan 2004 yılına kadar bu şekilde devam etmiş. Sonra kendi ofisini açmış. Şimdi asansör denetliyor, şirketlere danışmanlık yapıyor. Elektrik mühendisi olarak proje çiziyor, sahaya iniyor. Gerçe "Kendi şirketimi kurmadan da araştırmacı mühendislik yapabilmeyi çok isterdim. Kadınlığımdan vazgeçerek bu noktaya geldim. Erkeklerin 'askerlik arkadaşı' oldum. Hiçbir zaman eteğimi giyip, makyajımı yapıp iş alanına giremedim. İş hayatında iki seçenek var. Ya kadınlığını kullanarak bir yere geleceksin ya da sineceksin" diyor.
Stajda başlıyor
Avukat Habibe Kayar da sorunların staj döneminde başladığını söylüyor. Kayar, "Bazen 'bayan stajyer' diye ilanlar verilir. Çünkü bu stajerlerden çay, kahve yapması, bulaşık yıkaması hatta yer süpürümesi beklenilir" diyor. Kayar, kadın hukukçuların tacize uğramasında da dertli.
Sabote etmişler
19 yaşındaki kalite kontrol elemanı Vildan Akşaş Kocaeli Üniversitesi Boya Teknolojisi Bölümü'nü bitirmiş. Trafoların boyanmasında kalite kontrol bölümündeki tek kadın. İşe alınırken patron ayrımcılık yapmamış ama bölümde sorunlar yaşamış: "Birlikte çalıştığım erkekler ilk başlarda beni kabullenmedi. Çalışırken beni kandırmaya çalışıyorlardı. İşaretlediğim yerleri boyamıyorlardı. 'Biz daha önce böyle yapmıyorduk' diyorlardı. İşe ilk başladığımda akşam eve gidip ağlıyordum, o kadar sıkılıyordum ki. Şimdi de bazıları benimle hiç konuşmuyor."



'Tüm başkanlar kadın olsun'
CHP'li Kırklareli Kavaklı Belediye CHP'li Başkanı İnci Tunç da yaşadıklarından şikâyetçi. "Belediye başkanının kadın olduğunu kabul ettirmek güç, özellikle bir beldede daha güç" diyor. Seçimlerde altı erkekle yarıştığını belirten Tunç şöyle konuşuyor: "Burası 5 bin nüfuslu bir yer. Yaş olarak onlardan küçük olmama rağmen onları yendim. Bana göre tüm belediye başkanları kadın olmalı. Kadınların yapamayacağı bir şey yok."