İzmir'de polisin kurşunladığı araçta bulunanlar anlatıyor:
Polis uyarmadan vurdu

'Tek el ateş edildi'
Polis önceki gün meydana gelen olayı 'Uyarı anonsu yapıldı, kovalamaca oldu, cip barikatı aştı, uyarı atışı yapıldı ve ateş açıldı' diye açıklamıştı. Cipte bulunan Emre Ökçelik: "Karanlıkta ekip otosu olup olmadığı belirsiz bir araç selektör yaptı. Siren ya da megafonla uyarılmadık, tek el ateş edildi."
Köksal: Şanssızlık
Diğer arkadaş Atilla Doğan anlatıyor: "Barikat kurulmadı, uyarı olmadı. En son gördüğümüz polis, bize ateş açandı. Ateş eden polisin ekip aracının tepe lambası bile yanmıyordu." İçişleri Bakanı Atalay, "Kimin hatası varsa cezasını görür" dedi. Emniyet Genel Müdürü Köksal: "Şanssızlık."

  • Gazeteci Coşkundeniz de polis şiddetine maruz
  • Festus Okey davası artık ağır cezalık
  • İZMİR- İzmir'in Bornova İlçesi'nde, polisin 'Dur' ihtarına uymadığı iddiasıyla açılan polis 'uyarı' ateşi sonrası başından vurulan ve komaya giren 20 yaşındaki Baran Tursun'un, anestezi yoğun bakım ünitesindeki yaşam mücadelesi sürüyor. Olay sırasında cipte, Baran Tursun'un yanında bulunan arkadaşları Emre Ökçelik ve Atilla Doğan, kendilerine siren veya megafonla uyarı yapılmadığını, önlerine barikat kurulmadığını sadece tek el ateş edildiğini söylüyor. Acılı ama umutlu bekleyişini hastane önünde sürdüren baba Mehmet Tursun ise memleketi Diyarbakır'dan, çocuklarının başta terör olmak üzere herhangi bir olumsuzluğa karışmaması için İzmir'e geldiğini, polis ateşiyle mağdur olabileceklerini hiç düşünmediğini söyledi.
    Dün saat 03.30 sıralarında yaşanan ve 20 yaşındaki Baran Tursun'un hastanede yaşamla ölüm arasında gidip gelmesine neden olan olay hakkındaki iddialar gittikçe çelişkili bir hal alıyor. Polisin olay anında yaşananlara dair anlattıklarıyla Baran Tursun'un yanında, cipte bulunan arkadaşlarının anlattıkları çok farklı.
    Polise göre olay şöyle gelişti: Bornova'da Manas Bulvarı Tekel Depoları önünde meydana gelen olay öncesinde, iddiaya göre, devriye gezen polis ekipleri, Smyrna Meydanı'nda, şüphelendikleri cipin sürücüsüne 'Dur' ihtarında bulundu. Polisin ihtarına uymayan ve içinde üç kişinin bulunduğu cip, Bornova yönüne doğru kaçmaya başladı. Cipin peşine düşen polis, telsiz anonslarıyla kaçış güzergahı üzerinde önlem aldı. Tekel Depoları önünde kurulan barikatı da geçtiği belirtilen cipe, uyarı ateşi açıldı. Direksiyon hâkimiyetini kaybeden 20 yaşındaki Baran Tursun, önce yol ortasındaki ağaca, ardından da elektrik direğine çarparak durabildi.
    'Kutlamadan dönüyorduk'
    Ancak olay anında Tursun'un yanında, cipin içinde bulunan arkadaşları Emre Ökçelik ve Atilla Doğan'ın anlattıkları çok farklı. Emre Ökçelik, Baran'ın yeni kurduğu şirketle ilgili kutlama yaptıklarını, evlerine dönerken, karanlık nedeniyle ekip otosu olarak görmedikleri bir aracın arkadan sadece bir kez selektör yaktığını, siren veya megafonla herhangi bir uyarıda bulunmadığını, daha sonra da tek el ateş edildiğini ileri sürdü. Ökçelik ayrıca, Tursun'un başının kendi omuzuna düştüğünü ve daha sonra kaza yaptıklarını, kaçmaları gibi bir durumun söz konusu olmadığını söyledi.
    Tursun'un cipteki diğer arkadaşı Atilla Doğan da, her şeyin çok kısa bir süre içinde olduğuna dikkat çekerek, "Yolda önümüze barikat kurulmadı. Barikat kurulsaydı biz dururduk zaten. Barikat kesinlikle yoktu. En son gördüğümüz polis, bize ateş açan polisti.
    Uyarı olmadı, megafonla seslenen kimse de olmadı. Bize ateş eden polisin
    ekip aracının tepe lambası bile yanmıyordu. Olaydan sonra ekip otosuyla karakola götürüldük" diye konuştu.
    Bu işin peşini bırakmayacağını dile getiren baba Mehmet Tursun ise, "Gerekirse tüm servetimi harcayacağım. Bu acıyı yaşatanların, daha büyüğünü yaşaması için hukuki mücadele vereceğim. Ancak taraf tutulmasın, mağdur vatandaşların yanında olunsun" diye tepkisini dile getirdi.
    'Terörden kaçtık'
    Baba Tursun, 1992 yılında memleketi Diyarbakır'dan, çocuklarının başta terör olmak üzere herhangi bir olumsuzluğa karışmamaları için İzmir'e göç ettiklerini söylüyor. Çocuklarını bu yönde iyi eğittiğini, ancak devletin polisinin açacağı bir ateş sonucu mağdur olabileceklerini hiç düşünmediğini, sözlerine ekliyor. "Bundan daha büyük vahşet olamaz" diyen baba Tursun, organ nakli için bağışta bulunmayı düşünmediklerini, oğullarının yaşaması yönünde umutlarının devam ettiğini, bekleyişlerine de devam edeceklerini, avukatları aracılığıyla yasal süreci başlatacaklarını kaydetti. (Radikal, dha)