JİTEM için hiyerarşik tespit

JİTEM için hiyerarşik tespit
JİTEM için hiyerarşik tespit
Kızıltepe Başsavcılığı, o dönem bölgede görev yapan subay, astsubay ve korucuların tespitiyle JİTEM hiyerarşisinin de belirleneceğini savundu.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Kızıltepe Cumhuriyet Başsavcılığı’nın faili meçhul cinayetlere ve zorla köy boşaltmalara ilişkin hazırladığı fezlekede, JİTEM denilen yapının tamamının ortaya çıkarılması için çarpıcı bir öneride bulunularak “Jandarma Genel Komutanlığı aracılığıyla soruşturmalara konu eylemlerin gerçekleştiği dönemlerde Güneydoğu’da görev yapan subay, astsubay ve korucuların tespitiyle örgütün hiyerarşik yapısı net olarak belirlenecektir” denildi.
Mardin’de Kızıltepe Başsavcılığı’nın failli meçhul cinayetler ve zorla köy boşaltmalarına ilişkin hazırladığı fezlekede 2 yıl haber elemanı ve 8 yıl olarak da köy koruculuğu yapan bir gizli tanığın ifadesine de yer verildi. ‘Tebliğ adresi Mardin Tanık Koruma Büro Amirliği’ görünen gizli tanık ‘Oğuz’, Şubat ve Nisan 2013‘te verdiği iki ifadede JİTEM yapılanmasına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. 

JİTEM kartım vardı

1994 -2010 yıllarında geçici köy korucusu olarak görev yaptığını ifade eden gizli tanık Oğuz, 1997-1999 yıllarında JİTEM’e katıldığını, bu süre içinde JİTEM kimliği ile görev yaptığını da belirterek şu iddiaları dile getirdi:
“JİTEM’in Kızıltepe bünyesinde faaliyet gösteren yapının lideri o dönem Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı olan Hasan Atilla Uğur’du. Hasan Atilla Uğur tarafından ‘bıçak timi’ adıyla oluşturulan ve hatırladığım kadarıyla 11 kişiden oluşan bir tim insanları evlerinden alıyor ve bir daha bu insanların çoğuna ulaşılmıyordu.”
Gizli tanık Oğuz ifadesinde, JİTEM’in işkence ve cinayet merkezi olarak boşaltılan Katarlı Köyü’nü kullandığını da öne sürerek köydeki kuyularda çok ceset olabileceğini belirtti.
Fezlekede Hasan Atilla Uğur’a ‘silahlı örgüt kurma ve yönetme’ suçlaması yöneltilirken, diğer sekiz şüpheli ‘örgüt üyeliği’yle suçlandı.
Fezlekede, şüphelilerin sadece bu kişilerle sınırlı olmadığına da işaret edilerek “JİTEM Güneydoğu’nun büyük kısmında faaliyet gösteriyordu. Dolayısıyla örgüt mensupları bu soruşturmada şüpheli olarak gösterilen kişilerden ibaret değildir” denildi. 

Savcıdan çarpıcı öneri

Fezlekede, örgütün jandarma subaylarınca yönetildiği, bölgede organize biçimde faaliyet gösterdiği tespiti yapılarak, şu çarpıcı değerlendirmeye yer verildi: “Türk Silahlı Kuvvetleri bünyesindeki hiyerarşik yapının JİTEM bünyesinde faaliyet gösteren asker kişiler arasında da aynen geçerli olduğu hususları dikkate alınarak, Jandarma Genel Komutanlığı aracığıyla soruşturmalara konu eylemlerin gerçekleştiği dönemlerde Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde görev yapan subay, astsubay ve korucuların tespiti suretiyle, örgütün hiyerarşik yapısı net olarak belirlenecektir.”

Uğur: Takdirnamelerim var


Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Hasan Atilla Uğur da hakkında başlatılan soruşturmayı duyunca savcılığa bir dilekçe göndererek şunları kaydetti: “Hakkımda terör örgütü yandaşlarının iftiralarına dayalı bir soruşturma başlatıldığını gazeteden öğrendim. Atılı iddiaların hiçbirini kabul etmiyorum. Ben Abdullah Öcalan’ı sorgulamış bir Türk subayıyım. Abdullah Öcalan’ı ‘Nasıl Sorguladım’ adlı kitabı ekte gönderiyorum. Kızıltepe’de çalıştığım dönemde bir yandan terörle mücadele edip diğer yandan kan davalarını sona erdirmek için yaptıklarıma o dönem benimle birlikte görev yapan kamu görevlileri şahittir. Yine ekte, aldığım takdirnamelerin suretini gönderiyorum.”