JİTEM için zamanaşımı, gözler Genelkurmay'da



İSMAİL SAYMAZ

Müdahil avukatlarının tek umudu, davanın 1 Ekim’de görülen bir önceki duruşmasında Genelkurmay Başkanlığı ve Jandarma Genel Komutanlığı’na ‘JİTEM var mı?’ sorusunun sorulması yönünde karar alınmış olması.
1999’da İdil’de görev yapan Savcı İlhan Cihaner, ilçedeki üç cinayetle ilgili soruşturma başlattı. Cihaner 8 Ocak 1999’daysa itirafçı İbrahim Babat, Adil Timurtaş, emekli binbaşı Cem Ersever, Jandarma Albay Arif Doğan, Jandarma Yüzbaşı Sinan Yaşar, Jandarma Kıdemli Başçavuş Şaban Bayram, Faysal Şanlı ile kimlik ve sayıları saptanamayan itirafçı, korucu ve kamu görevlileri hakkında görevsizlik kararı vererek dosyayı Diyarbakır DGM Savcılığı’na gönderdi. Görevsizlik kararında, “Açık kimlikleri yukarıda yazılı olan şahısların suç işlemek amacıyla çete oluşturdukları sanık Arif Doğan’ın daha sonra farklı bölgelerde de birçok suçlar işleyen çetenin Diyarbakır grubunun başında olduğu, bu şahısa bağlı Silopi Grubu’nun başında ise Ahmet Cem Ersever’in olduğu tesbit edilebilen diğer mensuplarının İbrahim Babat Sinan Yaşar, Şaban Bayram, Faysal Şanlı olduğu, bunlardan Ersever, Babat, Bayram ile Şanlı’nın maktülleri önce sorgulayıp sonra Cizre-Nusaybin karayolunda öldürdükleri anlaşılmıştır” denildi.
Dosya Diyarbakır DGM ve daha sonra yerine kurulan Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin önünde beklerken Doğan ve altı asker hakkında aradan 20 yıl geçmesine rağmen dava açılmadı ve soruşturma, Eylül 2009 itibarıyla düştü. 11 sivil sanık hakkındaysa ‘silahlı çete oluşturmak ve adam öldürmek’ten dava açıldı. Bu dava Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülüyor.
Bu davayla Ergenekon Davası’nın birleştirilmesi için defalarca talepte bulunan ve istekleri reddedilen müdahil avukat Tahir Elçi, şüpheli askerler açısından zaman aşımının Eylül 2009 itibarıyla dolmuş olmasına rağmen Genelkurkmay’la Jandarma Genel Komutanlığı’ndan JİTEM’e ilişkin gelecek yanıtın önemli olduğunu söyledi. Elçi şöyle dedi:
“İlk defa resmi cevap verilecek. Soruşturmayı başlatan dönemin İdil Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner, çok çarpıcı bir saptama yapmış. Bunların örgütlü olduğunu, kamu görevlilerinin de iştirak ettiğini, tek elden soruşturulması gerektiğini belirtmiş. Bu dürüst savcının sesini duymadılar, dikkate almadılar. Savcının dikkat çektiği tehlikeyi görmediler. Bu dava sonuçlanabilseydi Türkiye kazanacaktı.”

Soruşturmayı başlatan savcı yargılanacak
1999’daki İdil Savcısı İlhan Cihaner’in adı son günlerde, Erzincan’da yürüttüğü Fethullah Gülen ile İsmailağa cemaatlerine yönelik soruşturmalar nedeniyle bir kez daha gündemde. Bu soruşturmalar nedeniyle Adalet Bakanlığı, telefonlarını dinlettirdiği Cihaner hakkında 26 yıla kadar hapis cezası istemiyle bir dava, iki de idari soruşturma açtı.
Cihaner, 1999 yılında Ergenekon sanığı albay Arif Doğan’ın aralarında yer aldığı zanlılar hakkında JİTEM soruşturması başlattı. İbrahim Babat’ın Susurluk Raporu’nda yer verilen ifadesi, soruşturma için başlangıç oldu. Rapordaki anlatımlara göre, Şırnaklı üç köylü; 16 Eylül 1989’da kaçırılarak infaz edilmişti.

Ali Suat Ertosun engelledi
Cihaner, 12 Kasım 1998’de, Kırıkkale Cezaevi’nde kalan Babat’ın ifadesini almak ve cinayetlerle ilgili yer gösterimi için Midyat Cezaevi’ne sevkini istedi. Bu talebe dönemin Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür ve bugünün Hâkim ve Savcılar Yüksek Kurulu üyesi Ali Suat Ertosun, “Olmaz” dedi. Cihaner, bu kez Babat’ın ifadesini bizzat almak için izin isteyince, yine “Hayır” yanıtı aldı Cihaner’in son çare faksla gönderdiği 60 sorunun yanıtını talimatla alabildi. Cihaner’in bu taleplerine engel olan Ertosun, ‘Hayata dönüş’ operasyonlarının mimarı. Ertosun’un adı en son Ergenekon sanığı Engin Aydın’la aynı fotoğraf karesinde yer almasıyla gündeme geldi.