JİTEM soruşturması 'bir eksik'le yeniden...

Diyarbakır'da 1994 yılında üç kişinin öldürülmesiyle ilgili soruşturma yeniden açıldı. İntihar eden madalyalı albay Abdülkerim Kırcı'nın adıysa fezlekeden çıkarıldı
Haber: ÖZGÜR CEBE / Arşivi

DİYARBAKIR - Sendika üyesi üç kişiyi gözaltına aldıktan sonra kafalarına kurşun sıkarak öldürmek, cesetlerini de açık araziye gömmekle suçlanan beş JİTEM mensubu hakkında olaydan 15 yıl sonra yeni soruşturma başlatıldı. Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı, JİTEM’cilere dava açılması için fezleke düzenleyip dosyayı Diyarbakır Özel yetkili Cumhuriyet Başsavcılığı’na gönderdi.
Gönderilen fezlekede Ankara’da geçen ay intihar eden emekli albay Abdülkerim Kırcı’nın da adının yer aldığı, ancak Kırcı’nın ölümü nedeniyle zanlı listesinden çıkartıldığı öğrenildi.
Fezlekede PKK’dan ayrıldıktan sonra JİTEM adına cinayetler işlediğini söyleyen ve halen yurtdışında yaşayan itirafçı Abdülkadir Aygan’ın basına yansıyan çarpıcı açıklamaları hatırlatıldı.

* 4 Nisan 1994: Polis tarafından gö-zaltına alınan Diyarbakır Sağlık Sendikası Şube Başkanı Necati Aydın, Ramazan Keskin ve Mehmet Ay, Diyarbakır Devlet Güvenlik Mahkemesi Başsavcılığı’na sevk edildi. Mahkemede ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldılar. Ama görgü tanıklarına göre Adliye binası önünde bu kez JİTEM’ciler tarafından gözaltına alındılar.

* Aydın, Keskin ve Ay’ın ölümünü araştıran Bismil Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15 yıl sonra hazırladığı fezlekede 4 Nisan 1994’ten  sonra yaşananlar itirafçı Abdülkerim Aygan’ın açıklamalarına dayanarak şöyle anlatıldı:
“İtirafçı Abdulkadir Aygan isimli şahıs, maktullerin mahkemece serbest bırakılmalarının ardından JİTEM görevlileri tarafından Toros marka araç ile gözaltına alındıkları, birkaç gün bu şahıslara işkence yapılmasının ardından Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığına ve tim komutanlığına ait 2 araç ile Silvan- Diyarbakır karayolu arasındaki Kağıtlı Jandarma Karakolu’na gittikleri, bir köprü yanında ana yoldan ayrılarak tarla içerisine girdikleri, bu şahısların kafalarına kurşun sıkılarak infaz edildikleri, bu olayı Diyarbakır İstihbarat Tim Komutanı Yüzbaşı Tunay Yanardağ, Uzman Çavuşlar Uğur Yüksel, Abdulkadir Uğur, itirafçı Kemal Emlük, Astsubay Nuri Ateş’in gerçekleştirdikleri şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.”

Son adresleri JİTEM
Fezlekede Ankara’da geçen ay intihar eden emekli albay Abdulkerim Kırcı’nın da adının yer aldığı, ancak ölümü nedeniyle zanlı listesinden çıkartıldığı belirtildi. Başsavcılığın Kırcı’nın ölüm raporlarını istediği, raporlar ulaşınca Devlet Övünç Madalyalı Kırcı’nın kaydının düşürüleceği öğrenildi. PKK itirafçısı Abdülkerim Aygan Taraf gazetesinde şu iddiada bulunmuştu: “Aydın, Ay ve Keskin’in DGM’de ifade vereceklerini emniyet bildirdi. Abdülkerim Kırca, ‘Serbest bırakırlarsa alın’ talimatı verdi. Üç genci mahkemenin önünden alıp JİTEM’e getirdik. Silvan yolunda Kırca enselerinden vurdu.”

9 bin 672 faili meçhul rafta...
Diyarbakır’daki ‘faili meçhul’ler, Ergenekon soruşturması kapsamında yeniden hatırlanmıştı. Çoğu ölümle sonuçlanan toplam 9 bin 672 dosya, halen adliyenin tozlu raflarında faili meçhul olarak bekliyor. Bu dosyaların arasında Musa Anter cinayeti, Bingöl’de 33 askerin, Albay Rıdvan Özden’in ve Tuğgeneral Bahtiyar Aydın’ın şehit edilmesi, Koşuyolu semtinde bir parkta meydana gelen patlamada 10 kişinin ölümü dosyaları da yer alıyor.

Türkiye suçlu bulunmuştu
Türkiye 2005 yılında, bu cinayeti örtbas çabası yüzünden AİHM’de mahkûm da olmuştu. AİHM  Türkiye’yi öldürülenlerden Necati Aydın’ın ailesine, 74 bin 500 avro tazminat ödemeye mahkûm etti. 2. Dairesi, Türkiye’yi ‘yaşam hakkına müdahale etmek, olguların belirlenmesinde tüm olanakları sağlama yükümlülüğünü ihlal etmek, etkin soruşturma yürütmemek ve öldürülmeden önce işkence yapmaktan’ suçlu buldu.