@ismailsaymaz

JİTEM'ci Doğan'ın faili meçhul arşivi hala sır...

JİTEM'ci Doğan'ın faili meçhul arşivi hala sır...
JİTEM'ci Doğan'ın faili meçhul arşivi hala sır...
JİTEM'i kurduğunu söyleyen emekli Albay Arif Doğan öldü ama Ergenekon davası kapsamında gözaltına alındığında deposunda bulunan JİTEM'in faili meçhul cinayetlerinin yer aldığı arşivi ise hala sır...
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

“JİTEM’i ben kurdum” diyen emekli Albay Arif Doğan, tedavi gördüğü Gülhane Askeri Tıp Fakültesi Akademisi’nde öldü.  Emekli Albay Doğan, 2008’de ikinci Ergenekon davası kapsamında gözaltına alındığında deposundan JİTEM’in faili meçhul cinayetleri anlatan arşivi ve Cem Ersever’den kalma silahlar çakmıştı. Bu hayati evraklar savcılıkça rafa kaldırılarak, dosyaya konmamıştı. Sağlık nedenleriyle serbest bırakılan ve kendisine koruma tahsis edilen Doğan, yargılama sonunda 48 yıla hapis cezasına çarptırılmıştı. 
Albay Arif Doğan, 1983’te Jandarma Genel Komutanlığı (JGK) Karargâhı’na katıldı. Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı’nı kurup sekiz yıl çalıştı. JGK’ya bağlı oluşumun merkezi Ankara ’daydı. Doğan’ın görev yeri Doğu ve Güneydoğu’ydu. Görevini 1990’da Veli Küçük’e devretmişti. Doğan’ın adı ilk olarak 1997’de, dönemin İdil Savcısı İlhan Cihaner tarafından hazırlanan JİTEM soruşturmasında ‘şüpheli’ olarak  girmiş fakat Doğan hakkında dava açılamamıştı. Aradan uzun yıllar geçtikten  sonra Doğan ve Cihaner  Ergenekon davası kapsamında birlikte sanık olarak yargılandılar.

Ergenekon sanığı Arif Doğan öldü

SIR SİLAHLAR DEPODAN ÇIKTI

2.  Ergenekon davası kapsamında, Doğan’ın 2008 yılında Beykoz’daki deposunda yapılan aramada, çoğu vahim nitelikte silah ve belgeler ele geçirildi. İki Kalaşnikof marka silahtan, ‘beyaz menevişe renkli olan’ kendisine aitti. OHAL’de kullanması için eski Asayiş Komutanı Hulusi Sayın’dan aldığını söyledi. Fakat belgesi kayıptı. Diğer Kalaşnikof silahsın ise  öldürülen JİTEM Grup Komutanı Cem Ersever’e ait olabileceğini söyledi. Kendisine ait ‘Smith Wesson’ marka tabancayı da Sayın’dan aldığını söylerken, “Diğer tabancanın Cem Ersever’in arkadaşlarından birine ait olabileceğini” söyledi. Üç av tüfeğinin kendisine ait olduğunu, ancak sahiplik belgelerinin nerede olduğunu bilmediğini anlattı.  Doğan, MKE’ye ait mermiler Ersever tarafından toplanmış olabileceğini, uçaksavar mermilerinin imha edilecek türden olduğunu ve bunları bürokratlara masa süsü olarak hediye ettiğini kaydetti. Depodaki 650 gram esrarsa, Doğan’a göre, Jandarma İstihbarat Grubu olarak uyuşturucu mücadelesinde ‘yemleme’ olarak kullanılmak üzere alınmış, ancak depoda unutulmuştu. Ses kayıt, çağrı ve uydu iletişim cihazları ile el telsizlerini piyasadan almıştı ve ‘ihtiyacı’ için kullanıyordu. 

Arif Doğan kimdir?


DIŞARI ÇIKMASI YASAK BELGELER

Ancak ele geçirilen sekiz torba evrak, silahlardan daha ‘vahim’ niletikteydi. Doğan, JGK arşivlenmesi, gizli belgeleri neden depoladığı iddianamede şöyle ifade edildi: “Mesai saati dışında bile istihbari konularda çalışma yaptığını, belgeleri özel deposunda saklama ihtiyacı duyduğunu, belgeleri dışarı çıkarmanın yasak olduğunu bildiğini, PKK ve DHKP/C mensuplarının ifadelerini sakladığını, bunun sebebinin kendilerini takipte tutmak ve bunlar hakkında bilgi kaynağı oluşturmak olduğunu, Doğu ve Güneydoğu bölgelerindeki aşiretlerle ilgili bilgileri istihbari çalışma yapmak için arşivlediğini, yöre halkının genelde terör örgütüne meyilli insanlar olduğunu, emekli olduktan sonra da bu dosyaların kendisinde kaldığını..”  
Doğan, JİTEM’in açılımının Jandarma İstihbarat ve Terörle Mücadele olduğunu, bazı belgeleri deposunda arşivlediğini, ancak bunları iade etmeyi ‘unuttuğunu’ söyledi. Karışık biçimde arşivlenen, çoğu fotokopi halindeki bu evrakların ‘resmi niteliği olan ve kişisel olarak bulundurmanın suç’ konusu olduğu belgelerdi. ‘Gizli’ ve ‘Çok gizli’ ibareli çok sayıda evrak da vardı. Genel olarak 1987-1991 tarihleri arası ile 1993-1997 tarihlerine ait olduğu, 1989-1991’deki kimi resmi yazılarda JİTEM ibaresinin kullanıldığını saptadı.
Savcılar iddianamede, “JGK’nin emir-komuta sistemi içinde olmasına rağmen, çalışma tarzları itibarıyla adeta özerk yapılanma ile faaliyetlerini sürdüren Diyarbakır Jandarma İstihbarat Grup Komutanlığı ve bağlı Jandarma İstihbarat Tim Komutanlıklarının üst makamlara sundukları resmi brifing veya özel değerlendirme notlarından” bir kısmının önem arz ettiğini vurgulanarak, bunlardan örnekler verdi. Bu tarihi vesikalar iddianamede şöyle yer aldı: 

Örgütle temas Örnek-1: (1) nolu torbanın (9)uncu klasöründe, ‘Gizli Faaliyetler’ başlığı altında 2930. sayfalarda; “Terör örgütünü geri bölgesinde vurabilmek amacıyla terör örgütünün ideolojisine ters düşen bir başka örgüt ile görüşmeler yapıldığı ve bu görüşmelerde adı verilmeyen örgütün en üst seviyelerine kadar çıkıldığı” bilgisi bulunmaktadır. (Buradaki örgütün Hizbullah olduğu tahmin ediliyor. Hizbullah’ın üst yöneticisi olarak 2000’de Beykoz’da öldürülen Hüseyin Velioğlu’ndan bahsediliyor olabilir. 

Sahte nüfus cüzdanı (11) nolu klasörde, 03 Mart 1988 tarihli Ankara İstihbarat Grup Komutanlığı’na hitaben yazılmış A. Cem Ersever imzalı 2. İstihbarat Tim Komutanlığı’na ait bilgi ve faaliyet formunun sonuç ve teklifler kısmında dikkat çeken husus, haber elemanlarından kanun kaçağı olanlar için kamuflaj maksadıyla boş TC nüfus cüzdanı temin edilmesi talep edilmiştir. 

PKK bildirili eylem 
(15) nolu klasörde; mücadeledeki hata ve noksanlıklarla ilgili yapılan değerlendirmelerden “Devletin yapması gerekenin psikolojik paniği çete korucular için yaptığı, bir terör olayı olmasına rağmen teröristlerin ve onlara yardım edenlerin evinin uçurulması gerektiği ve olay yerine PKK, HRK, ERNK bildirilerinin bırakılması gerektiği” hususu, 

Kapalı yöntem 
(17) nolu klasörde; “PKK’ya karşı, karşı güç kullanmadaki kapalı yöntem” başlıklı dokümanın 2. sayfasının 2. maddesinin d bendinde “PKK’nın etkin propagandasına maruz kalan yerleşim alanlarında PKK’ya karşı yöre halkının antipatisini kazandıracak hareketleri deşifre olmadan uygun dozda yapma” ifadesi, 19.sayfadaki 4, 5 ve 6.maddelerde “aşiretlerin operasyonlarda daha fazla kullanılması” hususu, dikkat çekicidir. 

Sivil timler - 1 Ocak 1986 tarihli sayfada; “Devlete müzahir olan köy ve mezralarda gizli anlaşmaya girilerek silahlan... Faaliyetle alınmasına ve illegal olarak gizli faaliyette silahlandırılarak PKK eylem... notu”, 15 Ocak 1986 tarihli sayfada; “Sivil Tim Mevcudu” notu, yer almaktadır. 

Ajanlaştırma 
Örnek-2: (2) nolu torbanın (42)inci klasöründe, bölgenin, güvenlik güçlerinin ve örgütün genel durumunu, istihbarat faaliyetlerini, teklif ve önerileri içeren brifing metninde, “... çeşitli devlet kuruluşları bu şahısları kendi çizgilerine çekmek maksadıyla gözaltına alınan veya aldırılan ve çeşitli suçlar yükleyerek kullanmak istemektedirler...” ifadeleri, 

Anında infaz 10.sayfanın ilk paragrafının son kısmında “Burada yöre halkının adil ve otoriter davranıştan hoşlandığını da unutmamak gerekir ki bu da suçluyu adil yargılayıp anında infaz durumunu ortaya çıkarır. Bu olgu devlet terörü yaratmayacak şekilde icra edilirse PKK terör örgütünün bölgedeki üstünlüklerinden bir tanesi dengelenmiş olur.” ifadesi yer almaktadır. 

‘Aktif engelleme’ 
5.paragrafta “yurtdışında oturduğu halde Türkiye ’ye yönelik silah kaçakçılığını idare eden ve örgüt geçişlerini yaptıran bir hedefe sınır ötesindeki adresinde aktif engel konmuştur” ifadesi, 33.sayfada aşiretlerden silahlı gruplar oluşturulduğu” ifadeleri dikkat çekicidir. 

İllegal tedbirler 
Örnek-3: (3) nolu torbanın (1)inci klasöründe, ilk sayfanın 2. ve 3. paragraflarında, “istihbarat timlerinin illegal tedbirler almasının normal ve gerekli olduğu” hususu, ilk sayfanın son satırında ise “Bir grup sivilin silahlandırılarak bölgedeki bölücü unsurların karşısına örgütlü olarak çıkarmak aktif engel tedbirlerin muhtevası içindedir ve bu yöntem uygulanmaktadır” ifadesi, belgenin 4.sayfasının 3. paragrafının sonunda “yörede bir kültür baskısı kurmak gereği” ifadesi, belgenin 5. sayfasının 2. paragrafında “istihbarat timlerinin silahlı propaganda ünitelerinin de olması gerektiği” hususu, “sorgu odası çizimi”, dikkat çekicidir. 

Kayıtsız silahlar 
Örnek-5: (5) nolu torbanın (12)inci klasöründe, “JİTEM’ce yapılan operasyonlarla ilgili dikkat çeken bir nokta da elde edilen silah ve mühimmatın kayıt altına alınmamış olmasıdır”. Sadece birkaç operasyon için elde edilen silahların ilgili makamlara teslim edildiği belirtilmiş olup diğer bütün teçhizatın akıbeti bilinmemektedir. 

Sınır ötesi eylem 
Örnek-6: (6) nolu torbada yer alan (10) nolu klasör içeriğinde Örgüte girmeye meyilli ve müsait olan askeri firar ve adi suçlularla temasa geçilerek talimatlandırıldığı ve örgüt kadrosuna sokulmaya çalışıldığı... Güç gösterisinde bulunmak amacıyla sınır ötesine bilinen iki eylem gerçekleştirildiği... 

Bizzat cinayet 
Örnek-11: (8)inci torbanın (44)üncü klasöründe emekli Albay Arif Doğan’ın notu: “12 Aralık 1985’te Cizre Şah köyündeki operasyonumda Büyük İBO isimli Darar AKAY’ın (kırsal kadro terörist) özel ekibimle öldürülmesi” şeklindedir. 
Doğan’ın, Ergenekon sanıklarından Muzaffer Öztürk’le 89, Levent Temiz’le beş ve Veli Küçük’le 18 kez telefon görüşmesi belirlendi. 
Savcı Doğan’ın evinde iddianamede yer verilemeyen çok belgenin olduğunu gözler önüne serdi: JİTEM’in yaptığı bir çok operasyon ve sorgu ayrıntılı olarak belirtiliyordu.