JİTEM'in 'ölüm merkezi' kazılıyor

JİTEM'in 'ölüm merkezi' kazılıyor
JİTEM'in 'ölüm merkezi' kazılıyor

Kızıltepe de geçen ay da 18 yıl önce Mazıdağı ilçesinde kaybolan bir kişi için mezarlıkta kazı yapılarak DNA örnekleri alınmıştı.

Kızıltepe'de 1995'te kaybolan kişiler için savcılık kararıyla kazı başladı. JİTEM'le anılan bölgede kazıyı bir kayıp kızı da izliyor: Babamı hiç görmedim.
Haber: MESUT HASAN BENLİ / Arşivi

Fail meçhul cinayetler soruşturması kapsamında Mardin’in Kızıltepe ilçesi Katarlı Köyü’nde kazı çalışmalarına başlandı. JİTEM’in ölüm merkezlerinden biri olarak nitelendirilen bölgedeki kazı çalışmalarını mağdur aileleri yakından takip ediyor. Birlik ve Alabalık aileleri kazılarda, 1995 yılında kaybedilen akrabalarının kemiklerine ulaşmayı bekliyor.
Kazı, Kızıltepe Başsavcılığı’nın Ergenekon davası kapsamında tutuklu bulunan Atilla Uğur’un bir numaralı şüpheli olduğu, faili meçhul cinayetlere ilişkin soruşturması kapsamında başladı. Kazı çalışmaları köyde 11 metrelik kuyu çevresinde yoğunlaştı. Sabah başlatılan kazılara soruşturmayı sürdüren savcı, Mardin İHD temsilcileri ve mağdur aileleri katıldı. Yetkililerden alınan bilgilere göre, kuyunun dibine ulaşılmaya çalışılıyor. 2008 yılında da aynı bölgede kazı çalışması yapılmış ve iki kişiye ait kemiklere ulaşılmıştı. Ancak yapılan DNA çalışmasında bulunan kemiklerin kimlere ait olduğu tespit edilememişti.
Mardin İHD Başkanı Erdal Kuzu, “Kuyunun dibiyle bağlantı olan bazı dehlizler var. Oralarda inceleme yapılması amaçlanıyor. Yöre halkı burayı JİTEM’in ölüm merkezlerinden biri olarak nitelendiriyor. Bu nedenle yapılan kazı çalışmalarını dikkatle izliyoruz” dedi.

‘Atilla Uğur tehdit etmişti’

Kazı çalışmalarını yerinde izleyenler arasında Birlik ve Alabalık aileleri de bulunuyor. Radikal’e konuşan Çetin Birlik, Atilla Uğur’un İlçe Jandarma Komutanı olduğu dönemde babası Abdulbaki ile ağabeyleri Zübeyir ve Kemal Birlik’in kaybolduğunu belirterek şunları söyledi:
“Ağabeyim Kemal Birlik, siyasi nedenlerle Kızıltepe Cezaevi’nde bulunuyordu. Orada koğuş sorumlusuydu. Arkadaşlarının bize söylediğine göre o dönemde ilçe jandarma komutanı olan Atilla Uğur birkaç defa yanına gelerek ‘Buradan sağ çıkmayacaksın’ diye tehdit etmişti. Kemal Ağabeyimin tahliye olacağı 29 Mart 1995 günü babam Abdulbaki ve diğer ağabeyim Zübeyir cezaevine gitmişler. Ancak o günden sonra üçünden de haber alamadık. Babam ve ağabeylerimin bir askeri araca bindirildiğini görenler var. ”

‘Bir mezarımız olmadı’

18 yıldır babası ve ağabeylerine ulaşmaya çalıştığını söyleyen Çetin Birlik, “Yörede yakınlarımızın öldürülüp buralarda bir yere gömüldüğü konuşuluyordu. 18 yıldır durmadan araştırıyoruz. Kemik çıkan her yere koştuk, onlara ait olabilir diye. Allah kimseye böyle bir acı yaşatmasın. Başında dua okuyacağımız bir mezarımız bile olmadı. Annem bu dertten öldü. Kazıları umutla takip ediyoruz” diye konuştu.
Kemal Birlik ile cezaevinden tahliye olduktan sonra bir daha kendisinden haber alınamayan Zeki Alabalık’ın kızı Esra Alabalık da babasının kemiklerine kavuşmayı umuyor:
“Ben babamı hiç görmedim. Babam da Kemal Birlik ile birlikte tahliye olmuş. Bize anlatılanlar, babam Zeki Alabalık’ın da Abdulbaki, Kemal ve Zübeyir Birlik ile birlikte gözaltına alındığıdır. 29 Mart 1995 tarihinden bu yana kendisine ulaşılmamış. Babasız olarak büyüdük, çok büyük zorluklar çektik.”
Üniversitede muhasebe bölümünde okuduğunu belirten Esra Alabalık, devam eden barış sürecine de dikkat çekerek “Faili meçhul cinayetler aydınlatılmalıdır. Yoksa sağlıklı bir barış ortamı olmaz. Barış süreci varsa, kemiklerimizi bize iade etsinler. Götürüp bir mezara koyalım ve başında ağlayalım” dedi.