'Kaboğlu ve Oran suçsuz'

Başsavcı devreye girdi

Yargıtay Başsavcılığı, 8. Ceza Dairesi'nin Prof. Kaboğlu ve Prof. Oran'ın 'Azınlık Raporu'yla TCK 301'den beraatlarını bozan kararına itiraz etti: Kamuoyu açısından açık ve yakın tehlike var denemez.
Haber: ADNAN KESKİN / Arşivi

ANKARA - Yargıtay Başsavcılığı, düşünce özgürlüğüne destek verdi. Başsavcılık, Azınlık Hakları Raporu nedeniyle Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu ve Prof. Dr. Baskın Oran hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik' suçundan verilen beraat kararını bozan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin kararına itiraz etti. Beraat kararının onanmasını isteyen Başsavcılık, dava konusu rapordaki düşüncelerin 'kamu güvenliği açısından tehlike oluşturmadığı için suç olmadığını' vurguladı.
'Türkiyelilik' üst kimliğinin önerildiği rapor ciddi tartışmalara neden olmuş, Oran ve Kaboğlu hakkında hem TCK'nın 301. maddesi, (eski TCK 159) hem de halkı kin ve düşmanlığa tahrikten TCK 216. maddesine (eski TCK 312) muhalefetten dava açılmıştı. Ankara 28. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 216. madde yönünden verdiği beraati Yargıtay 8. Ceza Dairesi bozunca Kaboğlu ile Oran hapis tehdidi altına girmişti. Ancak Yargıtay Başsavcılığı, beraati bozan daire kararının kaldırılması amacıyla itiraz etti ve rapordaki düşüncelerin yeni TCK'ya göre suç oluşturmadığını vurguladı.
'Somut tehlike gerek, ama yok'
Gerekçede dava konusu raporun eski TCK 312. maddeye göre suç oluşturduğunun kabul edilebileceği, ancak yeni TCK'ya göre (216. madde) suç oluşturmadığı savunuldu:
"Yeni TCK'daki düzenlemeye göre suçun oluşması için 'halkın kin ve düşmanlığa tahrik edilmesi' yeterli olmayıp, bunun 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkarması gerekmektedir...
Söz konusu suçun oluşması için, kamu güvenliğinin bozulması tehlikesinin somut olgulara dayalı olarak varlığı gereklidir. Bu kapsamda kişinin söz ve davranışlarının kamu güvenliğini bozma açısından yakın tehlike oluşturduğunun ve halkın bir kesimi üzerinde tahrik konusu fiillerin işleneceği hususunda duyulan endişeyi haklı kılacak bir etki oluşturması gerekir. İfade özgürlüğü ile bu tip tehlike suçları arasında 'açık ve mevcut tehlike' kriterinin var olması gerekir. Buna göre, konuşma ve düşünceler toplum açısından açık ve yakın tehlike oluşturduğunda yasaklanabilmektedir.
Raporun içeriği ve toplumdaki yansımaları itibariyle 'kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin' somut olgulara dayalı olarak varlığından söz edilemez."
Dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gidecek. Kurul, itirazı kabul ederse beraat onanacak. Kurul, itirazı reddeder ve ceza istemli daire kararını paylaşırsa bu kez dosya ceza ihtimali çok artmış olarak yeniden ilk mahkemesine dönecek.