@omererbil

Kaçak görünümlü ruhsatlı bina

Kaçak görünümlü ruhsatlı bina
Kaçak görünümlü ruhsatlı bina
Restore edilen 500 yıllık Siyavuşpaşa Medresesi'nden 3 katlı bina çıktı. Kubbelerin üzerine beton dökülürek yapılan binanın 'ruhsatlı' olduğu anlaşıldı.
Haber: ÖMER ERBİL - omer.erbil@radikal.com.tr / Arşivi

Süleymaniye’nin hemen altında yaklaşık 500 yıllık Siyavuşpaşa Medresesi Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından restore ediliyor. Tarihi medresenin altındaki dükkânlar zaman içinde satılmış. Medresenin kuzeydoğu köşesinde halihazırda 3 katlı bir bina yükselmiş. Medresenin kubbeleri üzerine beton atılarak yapılan işyeri kaçak gibi görünse de aslında tapu kayıtlı, iskânlı bir işyeri. 1950’li yıllardan sonra yapılan ve zaman içinde ruhsatlı hale gelen kaçak yapı şimdi kamulaştırılarak yıkılıyor.
Uzun yıllar atıl kalan ve harabeye dönen tarihi medrese 2. Selim’in vezirlerinden Siyavuş Paşa tarafından 2. Selim’in kızı Fatma Sultan için yaptırılmış.

Vakıf da şaşkına döndü

Mimar Davud Ağa tarafından yapıldığı sanılan medresenin 14 öğrenci odası ile bir dershanesi vardı. Uzun yıllar bakımsız ve terke dilen medresenin bazı bölümleri parsellere ayrılarak özel mülkiyete geçti. Sokakta yaşayanların kaldığı ve yer yer işyeri deposu olarak kullanılan tarihi bina bakımsızlıktan çökme noktasına geldi.
Vakıflar Genel Müdürlüğü ile İstanbul İl Özel İdare’nin işbirliğinde 2012 yılında tarihi binanın yeniden ayağa kaldırılması gündeme geldi. Röleve, restutite ve restorasyon projeleri Vakıflar Genel Müdürlüğü kontrolünde, Prof. Dr. Zeynep Ahunbay’ın danışmanlığında hazırlanarak Koruma Kurulu’ndan geçirildi. İl Özel İdare tarafından yaklaşık 7 milyon lira ödenek ayrıldı. Diğer yandan medresenin özel mülkiyete geçen parselleri için kamulaştırma kararı alındı.
Ancak öyle bir yapı ve özel mülkiyet çıktı ki vakıf yöneticileri de şaşkına döndü. Tarihi medresenin kuzeydoğu köşesinde yükselen 3 katlı bina tarihi yapının üzerinde yükselmiş. Medresenin kubbeleri bile yapının ilk katında aynen kalmış. Kubbelerin üzerine beton atılarak 2 kat yukarı çıkılmış. Vakıf yöneticileri binanın kaçak olduğunu düşünürken, binanın tapuya işlendiği, oturma ve işletme ruhsatının bile olduğu ortaya çıktı. İşyeri olarak kullanılan bina 1970’li yıllarda kaçak olarak inşa edilmesine rağmen daha sonraki yıllarda tapuya kaydı yapılmış. Şimdi o kaçak bina Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından bedeli ödenerek kamulaştırıldı.

1894 depreminde terk edilmiş

İstanbul Vakıflar Bölge Müdürü İbrahim Özekinci konuyla ilgili şöyle konuştu: ‘‘İlk buraya geldiğimizde her yer adam boyu ağaçlarla kaplıydı. Kubbelerin üzerinde bile ağaçlar çıkmıştı. Yıllarca ihmal edilmişti. 1894 depreminden sonra kaderine terk edilmiş. Vakıf eserlerine biz coğrafyamızı vatan yapan eser gözüyle bakıp restorasyonlarını yaptırıyoruz. Vakıf malı ama bazı parselleri elimizden çıkmış. Hatta şu gördüğünüz yapı kubbelerin üzerine kaçak yapılmış. Kabul edilebilir durum değil ama maalesef yapılmış. Kaçak diyorum ama tapusu bile var. Bu çarpık durumu düzeltip kamulaştırma yaptık. Tarihi yapının statiğini de etkiliyor. Yakında mederesenin en önemli bölümünü yeniden eserimize dahil edeceğiz. 4 kubbemiz var o binanın içinde, yıkınca ortaya çıkacak.’’