Kaçak Kuran kursu faciasında yargı zamanı

Kaçak Kuran kursu faciasında yargı zamanı
Kaçak Kuran kursu faciasında yargı zamanı
Konya'da, patlama sonucu 17 kız çocuğu ve bir öğretmene mezar olan kaçak Kuran kursuyla ilgili olarak 11 sanık bir yıl aradan sonra ilk kez hakim karşısına çıkacak



İSMAİL AKKAYA


KONYA'da ruhsatsız olarak işletilen 2 katlı Kız Kuran Kursu, 1 Ağustos 2008'de LPG tankından sızan gazın patlaması sonucu çöktü. Bina enkazında, 1 öğretmen ile yaşları 10- 16 arasında değişen 17 öğrenci ile 1 öğretmen öldü, 29 kişi yaralandı. Olayın ardından bir yıl geçtikten sonra, Cumhuriyet Savcısı iddianamesini tamamladı. 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi de davayı kabul etti.

Aralarında, yurt ve yurdun bağlı bulunduğu dernek yöneticileri ile 2 kadın öğretmenin de bulunduğu ve tutuksuz 11 sanık, 8 Ekim günü ilk kez hakim karşısına çıkacak. Yurt yöneticileri, çocukların binaya temizlik için geldiğini ve burada Kuran değil, İngilizce kursu verdiklerini iddia etmişti.


Taşkent İlçesi Balcılar Beldesi'nde bulunan Balcılar Kasabası Okul ve Kurs Talebelerine Yardım Derneği'ne ait Özel Boğaziçi Öğrenci Yurdu'nda, 1 Ağustos 2008 günü saat 04.15 sıralarında LPG tankından sızan gazın, namaza kalkan bir öğrencinin elektrik düğmesine basması sonucu patlamasıyla, 3 katlı yurt binası yıkıldı. Olayda, 1 öğretmen ve 17 öğrenci hayatını kaybetti, 29 öğrenci de yaralandı. Olayın ardından Yurt Müdürü Hüseyin Çömlek, dernek ve yurt temsilcileri Mehmet Semerci ve Mehmet Göktaş, Hadim İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından gözaltına alındı. Mehmet Göktaş, ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Hüseyin Çömlek ve Mehmet Semerci de kısa bir süre tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanmak üzere tahliye oldu. Hadim Cumhuriyet Savcılığı, olay ile ilgili iddianameyi hazırladı.



Konya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi de iddianameyi kabul etti.
Şüphelilerden öğretmenler Fatma Göktaş ve Tuba Güler, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 263'üncü maddesince ‘Kanuna aykırı olarak eğitim kurumu açanlara, bunları çalıştıranlara ve bu kurumlarda kanuna aykırı olarak açıldığını bildiği halde öğretmenlik yapmak’ suçlamasıyla 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezası ile yargılanacak. Dernek ve yurt yöneticilerinden Mümin Eğilmez, Hasan Kosalak, Ahmet Akdede, Hüseyin Çömlek, Mehmet Semerci, hem aynı suçtan hem de ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan yargılanacak. Mehmet Göktaş, Abdullah Bostancı, İlhan Biçici ve Ahmet Türkyılmaz’da sadece TCK’nın 85'inci maddesi gereğince ‘taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebebiyet vermek’ suçundan, 3 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle hakim karşısına çıkacak.


Yurdun çökmesinin ardından, yurt yöneticileri, çocukların binaya temizlik için geldiğini ve burada Kuran değil, İngilizce kursu verdiklerini iddia etmişti. İddianeme de ise öğretmen Fatma Göktaş’ın, ilk ifadesinde Kuran kursu verildiği ve 40-45 gün önce de aynı binada Kuran kursu verdiğini söylediğinin belirtildiği öğrenildi.


AİLELER ‘ÇOCUKLARIMIZI KURBAN VERDİK’ DEDİ

Konya Barosu Çocuk Komisyonu eski Başkanı avukat Hakkı Ünalmış, çöken yurtla ilgili yargı sürecinin başlatıldığına sevindiğini söyledi. Ünalmış, şunları söyledi:


“Çöken yurtta can veren 17 çocuğumuzun unutulduğu, Allah için kurban verildiği bir toplumda, yargı vardır. Bu yargı, doğru olmayan ve olamayacak, bu düşüncelerin gerçeğini ortaya çıkaracaktır. Bu olayda suçlu ve görev ihmali varsa, onlar tespit edilecek ve cezalandırılacak. Çocuk hakları uzmanı olarak, olayın ardından araştırma yaptım. O binanın Kuran kursu olduğunu, uzun süredir devam ettiği, çökme gününde de temizlik için gelmediği, orada kalıp, geceledikleri, hatta çevre köylerden bile çocukların orada kaldığını tespit etmiş durumdayım. Anne ve babalar nedense bu durumu inkar etti. Bazı anne ve babalarda, çocuklarının iyi bir yolda öldüğü, kendilerini, cennette bekleyecekleri, onlar içir bir kurban olduğunu söylemeleri toplumda üzüntü yarattı. Elbette toplumun belirli bir bölümü ve belirli bir tarikat grupları bunun böyle olduğu kanısına vararak, ört bas edilmesine çalışmıştır. Ama, yargı bu tesirin altında kalmayarak, Hadim’in kahraman savcıları tarafından yargıya aksedilmiştir. Din esaslarına, göre çocuklar hiçbir şekilde kurban edilemez. Hz. İbrahim, zamanında oğlunu Allah’a kurban ettiği, takdirde Allah, kıyamayarak çocuğu kendisine kurban kabul etmediğini belirlemiştir. İnanan insanlar, çocuklarını kendisi için kurban olduğu ve ileri de cennette onları yardım edileceğine nasıl inanıyor? Bunu insanın aklı almıyor. Ümit ediyoruz, yargı üstün gelecek.”

Ölen ve yaralananların isimleri:

Öğrenciler Hatice Doğru, Fadimana Toz, Fadime Yazıcı, Teslime Duran, Şerife Göktaş, Leyla Semerci, Ümmünur Gümüştekin, Elif Beyza Tuğyan, Sema Bayram, Rukiye Sena Demirbaş, Cennet Karaalp, Zehra Güllü, Huriye Durmuş, Hatice Özbağrıaçık, Teslime Gökdemir, Şerife Bağcı ve Şehrinaz Avcı ile kurs öğretmeni Semra Ünal.

YARALILAR

Büşra Güneş, Şerife Atayer, Ayşe Semerci, Zehra Uysal, Cennet Tatmaz, Fatma Göktaş, Esmanur Durmuş, Emine Dağtekin, Fatma Özbağrıaçık,Teslime Dağtekin. Meryem Özbağrıaçık, Züleyha Kulu, Meryem Semerci, Vahide Kambur, Semra Kambur, Tuğba Özçömlekçi, Selma Doğrul, Zeynep Büşra Demirbaş, Dilek Türker, Asude Akdere, Ünzile Semerci, Teslime Akça, Zehra Parlatıcı, Seher Sümer Tuğba Güllü, Aysun Erdoğan, Teslime Gümüştekin, Rümeysa Akdede ve Merve Avcı. (dha)