Kaçaklar ölüme terk edilmiş

Ege'deki kayıplar için havadan, karadan ve denizden arama çalışmalarına devam ediliyor.


Tekne hurdaymış

Ege'deki en büyük kaçak göçmen faciasına, dümeni kaçaklardan birine bırakıp, "Hiç kırmadan giderseniz iki saat sonra Sisam'dasınız" deyip tekneden ayrılan Türk'ün yol açtığı iddia edildi. Bulunan ceset sayısı 46 oldu. Teknenin hurda olduğunu düşünen güvenlik güçleri, kaçakçıları da arıyor.

İZMİR - Ege'deki en büyük kaçak göçmen faciasına, dümeni kaçaklardan birine emanet edip "Hiç kırmadan giderseniz iki saat sonra Sisam'dasınız" diyen Türk'ün yol açtığı iddia edildi. İzmir'in Seferihisar ilçesi Sığacık Körfezi'nde batan teknedense dün öğlen saatlerine kadar tek bir iz bulunamazken hafta sonu meydana gelen facianın ardından denizden hâlâ ceset toplanıyor.
Dün sabahın erken saatlerinde Teos, Ekmeksiz Plajı yakınlarında sahilin kayalık bölümünde iki ceset bulundu. Yine aynı bölgede, kıyıdan 3 mil açıkta denizden, bir erkek cesedi çıkarıldı. Böylece ulaşılan ceset sayısı ikisi kadın, 46 kişiye yükseldi.
Yunan adalarına gitmek üzere yola çıkan 15 metrelik teknede Filistin, Somali, Irak, Moritanya ve Suriye uyruklu 65-85 kişinin olduğu sanılıyor. Facia pazar sabahı sahildeki sitelerin çığlıkları duyarak haber vermesiyle ortaya çıkmıştı.
Kurtulanların verdikleri ifadeye göre kaçaklar organizatöre 1500-2500 avro ödedi. Yani ölüm teknesi en az 97 bin 500, en fazla 212 bin 500 avroluk bir vurgundu. Kaçakların bir bölümü İstanbul'dan gelmişti, bir kısmı 'sığınmacı' sıfatıyla BM'den aldıkları geçici oturma izinleriyle İzmir'de oturuyordu.
Mülteciler dikkat çekmemek için otomobil ve minibüslerle Seferihisar yakınlarında kırlık alanda bir kamyonda toplandı.
Kamyon gece karanlığında dağ yollarını kullanarak koya geldi. 15 metrelik tekneye sıkış sıkış bindiler. İddiaya göre, tüm kaçışı organize
eden Türk, tekne açıldıktan sonra dümeni bir kaçağa vererek "Hiç kırmadan giderseniz iki saat sonra Sisam'dasınız" deyip denize atladı. Geride kalan tekne, çok geçmeden lodos dalgalarının arasında battı.
Bellerinde lastikler...
Birçoğu beline otomobil iç lastiği geçirmiş mültecilerden sadece altısı saatlerce denizde mücadele ettikten sonra kıyıya sağ ulaşmayı başardı.
Kurtulanlardan Filistinli Mustafa Kamil, "Küçük gruplar halinde toplandık. Gruplar birbirini tanımıyordu. Teknede iç içe oturmuştuk. Birdenbire bağırışlar ve panik yaşandı. Teknenin neden ve nasıl battığını göremedim" dedi.
Saatlerin durduğu an
Cesetler üzerinde yapılan incelemede kollarındaki saatlerin 00.30-01.00 saatleri arasında durduğu görüldü. Denizcilere göre bu durumda tekne 23.30 gibi batmış olmalıydı.
Teşhis amacıyla tek tek fotoğrafları ve görüntüleri çekilen, numaralandırılan cesetler İzmir Adli Tıp Kurumu Morgu'na gönderildi. Üstlerinden kimlik çıkmadı.
'Biz insanca davranıyoruz'
Ege Denizi'ndeki tekne faciası dünya basınında yankı buldu. İngiliz The Guardian gazetesi, Türkiye ve Yunanistan arasında son dönemde gelişen ilişkilerin Ege Denizi'ndeki göçmen tehdidi dolayısıyla etkilenebileceğini belirtirken, Yunanistan 'ın Türkiye'yi göçmenlere karşı yeterli
önlemi almamakla suçlayabileceğini iddia etti.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği Sözcüsü Metin Çorabatır ise ilk defa bu bölgede o kadar büyük bir facia olduğuna dikkat çekerek "Bu olayın tabii hazır reçeteleri yok. Tüm dünyanın sorunu, sadece Türkiye ve Yunanistan arasında yaşanan bir sorun değil" dedi. Çorabatır, halihazırda Ankara Yunanistan'ı nereden gelirse gelsin tüm yasadışı göçmenlerini Türkiye'ye göndermekle, Atina ise Türkiye'yi yasadışı göçe karşı yeterli önlem almamakla suçluyor.
İzmir Valisi Mustafa Cahit Kıraç da giderek büyüyen kaçak göçmen sorunundan dertli. İzmir'de kaçakların barındığı 115 kişilik misafirhanenin artık yetmediğini, yapımı süren 300 kişi kapasiteli misafirhanenin gelecek ay biteceğini söyleyen Kıraç, "Uçak biletle-rini dahi alıp ülkelerine uçakla gönderiyoruz. Biz bu insanlara değer veriyoruz" dedi.