Kadın bebek isterse

- 22 yılını çocuk sahibi olabilme yolunda geçiren 45 yaşındaki Sibel Tuzcu, şimdi mutlu sonla biten serüvenin diğer çocuksuz çiftlere yol göstermesi için çalışıyor.
Haber: AYŞEGÜL DİKENLİ / Arşivi

İSTANBUL - 22 yılını çocuk sahibi olabilme yolunda geçiren 45 yaşındaki Sibel Tuzcu, şimdi mutlu sonla biten serüvenin diğer çocuksuz çiftlere yol göstermesi için çalışıyor. Evindeki küçük ofisinde, kucağında üç yaşındaki kızı Melisa ile çocuksuz çiftlere internet aracılığıyla yardımcı olan Tuzcu, özellikle maddi durumu iyi olmayan çiftler için tüp bebeğin lüks olarak görülmesinden yakınıyor.
"Sizin rahminiz gelişmemiş, ayrıca kalça yatağınız çok dar... Bu durumda çocuğunuz olamaz." Tuzcu'nun 22 yıllık hikâyesi bu cümlelerle başlamış. İlk defa kadın doğum doktoruna gitmiş olmanın utancıyla birlikte şoka girdiğini söyleyen Tuzcu, "Önce kaderime razı oldum. Ama sonra başka bir doktora gittim, daha sonra bu doktorların sayısı arttı" diye anlatıyor. Çocuğu olmadığı için evliliğini de yitiren Tuzcu'yu daha zor günler bekliyordu:
"Hiçbir zaman ailem olmayacaktı. Bu duyguyla 13 yılımı geçirdim. 10 yıl alkol kullandım, sonra kendi irademle bıraktım."
13 yıl sonra yaptığı ikinci evlilik Tuzcu'nun zor günleri atlatmasında yardımcı oldu. Eşinin önceki evliliğinden bir oğlu vardı. "Çocuğu hemen benimsedim. Ama
onun bir annesi vardı ve bana bu sık sık hatırlatılıyordu" diyen Tuzcu yeniden tedaviye başladı. Tuzcu'yu yine zor günler bekliyordu. İlk önce 'Hormonal bozukluk var' dendiği için iki yıl tedavi gördü. Sonra 'Vücudun kist yapıyor' dediler. Bir süre onun tedavisini oldu, ilaçların yan etkisi nedeniyle ameliyat geçirdi.
İstanbul'un ünlü bir hastanesinde üç kez tüp bebek tedavisi gören Tuzcu, o günleri anlattı: "Tüp bebek yapmak için yumurtalarımın sayısının yetersiz olduğunu söylediler. Onca ilaca karşın hep üç yumurta çıkıyordu. Onlarsa en az yedi sekiz tane istiyorlardı. Ankara'ya gittim. Orada da ünlü bir hastanede üç defa tüp bebek tedavisine girdim. Yumurtlama yine yetersizdi ama beni kişisel ricamla mikroenjeksiyona soktular. Üç yumurta da döllendi ama vücut tutmadı.
İstanbul'daki hastaneye geri dönen Tuzcu bu kez en kötü haberi aldı. Doktorlar Tuzcu'ya artık hiç çocuğunun olamayacağını çünkü yaşının 40'a geldiğini ve menopoz başlangıcı olduğunu söyledi. Eğer isterse İngiltere'ye ya da Belçika'ya giderek başka bir kadının yumurtalarını satın alıp, bu şekilde hamile kalabileceğini söylediler. Tuzcu o anı anlatırken, "Daha kırk yaşındaydım ve menapoza girdiğim söyleniyordu. Hem kocamın yanında, hem de başka bir kadının yumurtalarını alın diyorlardı, yıkılmıştım" dedi.
Asla umudunu yitirme
Ancak başka bir doktora giden Tuzcu asla umutlarını tüketmemesi gerektiğini anlamıştı. Menopoza girmediğini öğrendi. Amerikan Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde gördüğü tedavi sonucu hamile kalan Tuzcu, şimdi kızı Melisa'yla mutluluğun doruğunda. Tedaviye bir servet harcadığını söyleyen Tuzcu, "Parası olmayanların durumu çok kötü. Devlet lüks diye bu tedaviyi yapmıyor" diyor.
Tuzcu'nun internet adresi: www.cocukistiyorum.com.
Tüp bebeğin laboratuvarda başlayan öyküsü
Kadından alınan yumurtalarla, erkekten alınan spermler laboratuvarda bir araya getirilerek döllendiriliyor. Üreme hücreleri vücut sıcaklığındaki uygun bir ortamda 48 saat bekletiliyor. Bu sürede yumurtaların yaklaşık yarısında döllenme oluşuyor. O zaman embriyon olarak adlandırılan bu döllenmiş yumurtalar kadın rahmine yerleştiriliyor.
Amerikan Hastanesi Kadın Doğum Bölümü'nden Doç. Dr. Bülent Urman, embriyonların rahim içerisine ince bir kateterle (iğne) yerleştirildiğini belirterek uygulamanın her zaman başarılı olamadığını da söyledi. Urman "Bu işlemler sonucu servisimizde kadınların yaklaşık yüzde 50'sinde gebelik oluşmaktadır. Ancak bu gebeliklerin bir kısmı düşükle sonlanmakta ve tedaviye giren çiftlerin uygulama başına yaklaşık yüzde 40'ının çocukları olabilmekte. Bu oran birçok uygulama sonucu yüzde 70-80'lere çıkabilmektedir. Maalesef yüzde 20-30'luk grup modern tıbbın bütün olanaklarına rağmen çocuk sahibi olamamaktadırlar" dedi. Urman, Türkiye'de yaklaşık 2 milyon çiftin kısırlık tedavisi gördüğünü belirtti.
Mikroenjeksiyon
Sperm hücrelerinin herhangi bir nedenle kadın yumurtasına erişemediği veya yumurta zarını aşamadığı durumlarda ise yeni bir tüp bebek yöntemi olan mikroenjeksiyon tekniği kullanılıyor. Sperm hücresi yumurtanın içine saç kılından daha ince bir iğne yardımıyla enjekte ediliyor ve döllenme sağlanıyor.
7 çiftten biri sorunlu
Bahçeci Kadın Hastalıkları Doğum Teşhis ve
Tedavi Merkezi Direktörü Prof. Dr. Mustafa Bahçeci, yüzde 40 kadından, yüzde 20 erkekten kaynaklanan ya da açıklanamayan sebeplerden dolayı en az bir yıl istenmesine rağmen çocuk olmamasına 'kısırlık' dendiğini söyledi. Ortalama yedi çiftten birinin bu sorunla karşı karşıya olduğunu belirten Bahçeci, kısırlığın nedenlerini şöyle sıraladı: "Erkekte sperm sayısı ya da hareketliliği yetersiz olabilir. Kadınlarda cinsel organlarda yapısal bozukluk, tüplerin tıkalı olması, yumurtlama bozukluğu, bağışıklık sistemiyle ilgili etkenler sayılabilir." Hacettepe Üniversitesi Üniversitesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Timur Gürgan, dünyada 23 yılda toplam 350 bin tüp bebek doğduğunu, Türkiye'de bu rakamın 10 bin olduğunu belirtti. Türkiye'de beş yıl içinde 200 bin çiftin tüp bebeğe ihtiyaç duyacağını söyleyen Gürgan, ülkemizde halen 38 tüp bebek merkezi bulunduğunu da vurguladı.