Kadın ölüyken de 'suçlu'

Kadın ölüyken de 'suçlu'
Kadın ölüyken de 'suçlu'
İskenderun'da karısını boynundan defalarca bıçaklayarak öldüren sanık, hayatta olmayan eşinin kendisine, "Senden koca olmaz" dediğini söyleyerek, haksız tahrik indirimi almayı başardı.

RADİKAL- İskenderun’da karısını boynundan defalarca bıçaklayarak öldüren sanık, hayatta olmayan eşinin kendisine, “Senden koca olmaz” dediğini söyleyerek, haksız tahrik indirimi almayı başardı.

Sanık mahkemede verdiği ifadede, bıçaklayarak öldürdüğü eşinden ‘adeta şiddet gördüğü’nü de ileri sürdü.

DAHA ÖNCE BOŞANMAK İSTEMİŞ
Milliyet’ten Gökçer Tahincioğlu’nun haberine göre, İskenderun 1. Ağır Ceza Mahkemesi, Fatma Karaca’nın, eşi Ahmet Karaca tarafından çocuğunun gözü önünde boynundan defalarca bıçaklanarak öldürülmesine ilişkin davayı çok tartışılacak bir yorumla karara bağladı.

Olaya ilişkin iddianamede, 2004’te evlenen çiftin Fatma Karaca’nın babasının evinin ikinci katında yaşadıkları, 2009’dan itibaren aralarında anlaşmazlıklar yaşanmaya başladığı, bu nedenle Fatma Karaca’nın boşanma davası açsa da mahkeme tarafından reddedildiği kaydedildi.

Öldürmenin gerekçesi: ‘Annesine gidiyordu’
Ahmet Karaca, savcılıkta verdiği ifadede, eşinin sürekli ailesine gitmesinin geçimsizliklerinin nedeni olduğunu öne sürdü.

İddianameye göre, cinayetin işlendiği gün olan 10 Ekim 2014’te de aynı gerekçeyle tartıştıklarını öne süren Ahmet Karaca, dışarıda alkol aldıktan sonra eve geldiğinde de tartışmaya devam ettiklerini kaydetti.

Karaca, evden çıkıp babasının evinden bıçak aldığını, bıçağı eşinin boğazına dayararak kimsenin aklıyla hareket etmemesi konusunda uyarıda bulunduğunu, eşinin de ‘tamam’ dediğini anlattı. Ancak Karaca, öldürdüğü eşinin bunun üstüne de eskisi gibi konuşmaya devam ettiğini ileri sürdü.

‘Kocaya inanalım’
İddianamede, suçunu itiraf eden Karaca’ya itibar edilmesi gerektiği, şiddetli geçimsizlik içindeki Karaca’nın ölen eşinin sözlerinden tahrik olmasının ‘inandırıcı’ olduğu savunuldu.

Çünkü Karaca, eşinin kendisine ‘Senden koca olmaz’ dediğini, bunun üzerine de tahrik olduğunu söylüyordu.

Mahkemede ise, Karaca, “Ben evine neden sahiplik etmiyorsun dediğimde ‘şerefsiz, pezevenk, dümbük’ diyordu. Kayınvalidemin yönlendirmesiyle ‘aç köpeğe bakıyoruz’ diyordu. ‘Senden koca mı olur, başkasının altına yatıp çocuk yapacağım’ diyordu. Hatta çocuğumuz da tüp bebekle oldu. Olaydan üç-dört ay önce baldızımın Ordu’daki evine gitmek istedi. Bayram günü de Tarsus’a gitmek istedi. Ben kimse ile bayramlaşmadığımızdan gitmesini istemedim. Buna sinirlenip gece beni tepikledi. Mahsustan elektrikli sobayı, tüpü açık bırakıyordu. Ben maddi zarar olduğu gibi yangın çıkıp zarar görmesinden korkuyordum” diye ifade verdi.

Eşinden şiddet görmüş!
Daha da vahimi ise, eşini defalarca bıçaklayan koca, eşinden ‘şiddet gördüğü’nü de öne sürerek şu ifadeleri kullandı: “Olay günü yine bu meselelerden tartıştık. Başta amacım korkutmaktı. Sonra kapıldığım tahrikin etkisiyle bu olayı işledim. Ben eşimden adeta şiddet gördüm” dedi.

‘Kızımı planlı öldürdü’
Öte yandan Fatma Karaca’nın annesinin ifadeleri ise dikkate alınmadı. Damadının kızına zulmettiğini belirten anne, “Eşim kanserdi. Kızımın, hasta babasını ziyarete gelmesine bile kızıyordu. Benim kızımın hiçbir günahı yoktur. Sanık, kızımı öldürdükten sonra evimizin önüne gelip, ‘Kızının boğazını kestim. Git cesedini getir’ demiştir. Planlı olarak kızımı öldürdü. Çocuğunun gözü önünde, evin perdelerini çekip kızımı kesmiştir” diye konuştu.

16 yılda serbest
Mahkeme, annenin ifadelerini hiçe sayarken, aksi ispat edilemeyen sanık ifadelerini temel aldı. Haksız tahrik uygulamasına giden mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını 24 yıl hapse dönüştürdü.