Kadına karşı şiddetle savaş

Kadın sığınmaevlerinin, '2 bin kişi sırada' dediği Türkiye'de, Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü seferberlik halinde: Şiddetin nedenleri sorgulanıyor, yeni hizmet ve eğitim modelleri aranıyor.

ANKARA - Her gün dayak yemekten bıkmış, evi terk etmek istiyordu. Ancak gidecek hiçbir yeri yoktu. Ne zaman yüzü gözü morarmış bir halde baba evine gitse, ailesi 'Senin yerin kocanın yanıdır' diye gönderiyordu. Son çare olarak aradığı sığınmaevinden 'Hiç yerimiz yok, 2 bin kişi sırada' yanıtı geliyordu.
Adı Necla, Safiye, Ayşe... Türkiye'de onun gibi şiddet mağduru binlerce kadın var. Ve bu haber, artık onların sığınacak bir yerleri olacağına, belki de eşlerinin onlara el kaldırırken iki kere düşüneceğine ilişkin umutları yeşertiyor. Bir süre önce Başbakanlığın, kadına yönelik şiddet, töre ve namus cinayetlerinin önlenmesini isteyen genelgesi doğrultusunda sorumlu kuruluşlar çalışmalarını planladı. Kadının Statüsü ve Sorunları Genel Müdürlüğü (KSSGM), yapılacakları rapor haline getirdi. İşte kadına şiddet seferberliğinden başlıklar...

  • KSSGM, 'Kadınlara Yönelik Şiddet İzleme Komitesi' kuracak. Kadına karşı aile içi şiddetin nedenlerini araştıracak. Elde edilen bulgulara göre ulusal eylem planı geliştirilecek.
  • Sivil toplum kuruluşları, yerel yönetimler, kamu kurum ve kuruluşlarının aile içi şiddetle mücadele kapasitesinin yükseltilmesi amacıyla hizmet modelleri geliştirilecek.
  • Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü, şiddete uğrayan, boşanan, özürlü bireye sahip aileler için anne-baba okulları kuracak.
  • Adalet Bakanlığı çalışmaları kapsamında, kadın ve çocuk hakları, kadınlar ve çocuklara yönelik şiddet konularındaki eğitim faaliyetlerine hâkim ve savcıların katılımı sağlanacak.
  • Töre ve namus cinayetleriyle kadına yönelik şiddet olayları, günlük olarak bir havuzda toplanacak. Böylece, tüm ilgili kuruluşlara bilgiler hızla ulaştırılabilecek. Bu sayede töre ve namus cinayetlerinin, daha çok nerede ve hangi sıklıkla gerçekleştiği öğrenilebilecek.
  • İçişleri Bakanlığı, Aralık 2008'e kadar sekiz belediye tarafından şiddete uğramış kadınların konaklayacağı sığınmaevleri yapılması için çalışma yürütecek. Türkiye'de halen 30 sığınmaevi var ve sadece Konya'dakinin kapısında 2 bini aşkın kadın sıra bekliyor.
  • İstanbul polisi bünyesinde aile içi şiddet vakaları konusunda mağdurlara destek ve yönlendirme hizmeti verecek iki birim kurulacak. İstanbul'da, Psikologlar Derneği'nce şiddet uygulayanlar ve mağdurlar için travma merkezi kurulması da planlanıyor.
  • 'Acil Serviste İntihar Girişimlerine Psikososyal Destek ve Krize Müdahale Programı' çerçevesinde, aile içi şiddet ve istismara maruz kalmış kişilere de yardım edilecek.
  • Kadına şiddet alışkanlığı olanlar için 'iletişim' ve 'evlilikte iletişim' broşürleri basılacak.
  • Diyanet İşleri Başkanlığı, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Anneler Günü, 15 Mayıs Uluslararası Aile Günü gibi özel günlerde şiddeti önleme amaçlı çalışmalar yapacak. Cami görevlileri, bölgelerindeki kadına şiddet olaylarını bildirecek. Töre ve namus cinayetlerine karşı hutbe ve vaazlar verilecek. Daha önce camilerde okunan hutbelerde, Hz. Muhammed'in 'müminlerin en seçkinleri hanımlarına iyi davrananlardır' sözü hatırlatılmıştı.
  • TRT, şiddete maruz kalanların hakları, şiddet uygulayanlara öngörülen ceza ve müeyyideler hakkında programlar yayımlayacak.
  • Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde Ambulans ve Acil Bakım Programı'na cinsiyete dayalı şiddetle ilgili dersler konulması, Erciyes Üniversitesi'nde ise acil servis hekimlerine kadına yönelik şiddet konulu meslek içi eğitim verilmesi tasarlanıyor. (Radikal, aa)