@ismailsaymaz

Kadınlar 'geniş salon' istedi, mahkeme katılımı yasakladı

Kadınlar 'geniş salon' istedi, mahkeme katılımı yasakladı
Kadınlar 'geniş salon' istedi, mahkeme katılımı yasakladı
"Cumhurbaşkanına ve dini değerlere hakaret" iddiasıyla yargılanan feminist Avukat Canan Arın'a, 30 Mayıs'taki duruşmasına destek için 100 civarında kadının hazır bulunacağı anlaşılınca avukatları daha geniş bir salonunun verilmesini istedi. Hakim ise talebi reddettiği gibi, davanın tarafları dışında kalanların duruşmaya katılmasını da yasakladı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

“Cumhurbaşkanına ve dini değerlere hakaret” savıyla Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanan feminist Avukat Canan Arın’a, 30 Mayıs’taki duruşmasına destek için 100 civarında kadının hazır bulunacağı anlaşılınca avukatları daha geniş bir salonunun verilmesini istedi.

Hakim Ramazan Yılmaz, talebi reddettiği gibi, davanın tarafları dışında kalanların duruşmaya katılmasını da yasakladı. Aynı hakimin, bir grup müdahili yalnızca “Müslüman” oldukları için davaya katılmasına hükmetmesine üzerine Arın, mahkemeye sunduğu dilekçede, “Bunu kabul edemezsiniz. Siz de Müslümansınız, tarafsızlığını yitirirsiniz” diye itiraz etmişti. Yılmaz, bu talebe karşılık da, “Bana baskı uygulayamazsınız” diyerek, çekilme talebini reddetti.

Avukat Arın’ın avukatları, mahkemeye sundukları dilekçede, müvekkillerinin hayatını kadın hakları mücadelesine adadığını belirterek, “Duruşmada çok sayıda kadın örgütü ve tek tek kadınlar, destek için hazır olacaktır. Çok sayıda müdafi de yanında olacaktır. Duruşma salonun fiziki şartları itibari ile bu kadar çok kişinin katılımına imkan vermeyeceği ortadadır” dedi ve daha geniş bir salonun tahsisini istedi.

Avukat Arın da sunduğu dilekçede bir grup müdahilin “Müslüman olmaları ve bu nedenle kendilerinin değerlerine de hakaret edildiği” gerekçesiyle davaya katılma taleplerinin kabul edilmesini eleştirerek, “Nüfusun çoğunluğunun nüfus kâğıtlarında Müslüman yazdığına göre her isteyene bu hakkın verilmesi gerekecektir. Ayrıca nüfus kâğıdında Müslüman yazan herkesin Müslüman olması gerekmediğine, bu nedenle her katılımcını Müslüman olup olmadıklarının araştırılması gerektiğine ve en önemlisi yargıç da Müslüman ise taraf olacağına göre söz konusu katılma kararından rücu edilmesi gerekir. Aksi, yargıcın tarafsızlığına gölge düşüreceğinden dâvâdan çekilmesi gerekir” dedi.

SALONU YASAKLADI
Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi Hakimi Ramazan Yılmaz, 24 Mayıs’ta verdiği ara kararla, daha geniş bir salon verilmesi talebini geri çevirdiği gibi, davaya taraflar dışında kimsenin alınmamasını kararlaştırdı. Hakim Yılmaz, “Kişilerin taleplerine göre duruşma salonlarının belirlenemeyeceği dikkate alınarak mahkememizin salonundan başka bir salonda duruşma yapılmayacağına, salonun kapasitesine göre bu dava ile ilgili olan şahıslar dışında salona başka şahısların alınmamasına” hükmetti. Arın’ın taleplerine ilişkin de Hakim Yılmaz, müdahillerin Müslüman olup olmadıkları araştırma gibi bir görevinin olmadığını savunurken, kendisinin de Müslüman olmasının yargılamanın tarafsızlığına gölge düşüreceğini savına ilişkin “Beni baskı altına alamazsınız” dedi ve şunları kaydetti:

“Mahkeme hakiminin Müslüman olup, olmadığı hususunda sanığın bir değerlendirme hakkının bulunmadığı, katılma kararında ısrar halinde hakimin davadan çekilmesi talebinin hakimin tarafsızlığına gölge düşüreceği gerekçesi ile davadan çekilmesi gerektiğinin ileri sürülmesinin hakimi baskı altına almaya yönelik olduğu...”

BIR TEK MOR ÇATI’NIN BASILMADIĞI KALMIŞTI
Mor Çatı’nın kurucularından, kadın hakları aktivisti Avukat Canan Arın, avukatlara yönelik hizmet içi eğitim kapsamında Antalya Barosu’nun davetlisi olarak 4 Aralık 2011’de bu kente gitti. Baro binasında, ‘Kadına Yönelik Şiddet ve Kadın Hakları Hukuku’ üzerine meslektaşlarını bilgilendiren Arın, konuşması sırasında, kız çocuklarının evlendirilmesine dikkat çekti. Arın, buna örnek olarak, Hazreti Muhammed’in ve Cumhurbaşkanı Gül’ün eşlerinin çocuk yaşta olduğunu söyledi. Bu açıklamalardan sonra panele katılmamış on kişi Arın hakkında suç duyurusunda bulundu. Daha önce Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’i tutuklatan Antalya Savcısı Osman Şanal, ‘dini değerleri aşağılama ve Cumhurbaşkanına’ hakaret’ iddialarıyla soruşturma açtı.

Hem konferansın meslek içi eğitim kapsamında olması hem de Cumhurbaşkanı’na hakaret suçlaması nedeniyle Adalet Bakanlığı’ndan izin alması gereken savcılık, bu yola başvurmadan doğrudan Arın’ı ifadeye çağırdı. Fakat Arın, arayan polis memuruna “İzin almanız gerekir” diye yanıt verdi. Bunun üzerinde savcılık da, “şüpheli bu talimata sudan gerekçelerle gitmekten imtina etmiştir” diyerek, mahkeme kanalıyla Arın hakkında yakalama kararı çıkardı. Ve Arın, tatil için gittiği Gaziantep’te, 23 Haziran 2012’de, kaldığı otelde gözaltına alındı. İfadesi sonrasında dosya, bilirkişi incelemesi için Antalya Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi’nde görevli Yüksel Gün’e gönderildi. Bilirkişi Gün ise “Hakaret içeren sözlere rastlanılmamıştır” diye görüş belirttiği halde savcılık, Arın’a dava açtı.

İddianamede Arın için, “Peygamber efendimiz Hz. Muhammed’e (SAV) ve gerekse Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’e yönelik aşağılayıcı hakaret içeren sözler” nedeniyle Antalya 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldı.