@ismailsaymaz

Kadınlardan elbezi imecesi

Bugünlerde, Esenyurt'taki semt pazarlarında, evlerde ve altın günlerinde elden ele dolaşan bir ilan var: 'Kolları sıvadık, temizliyoruz...'
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Bugünlerde, Esenyurt'taki semt pazarlarında, evlerde ve altın günlerinde elden ele dolaşan bir ilan var: 'Kolları sıvadık, temizliyoruz...' İlan, Kadın Dayanışma Merkezi'nin Eylül 2003'te Uğur Mumcu Parkı'nda hizmete açtığı 'İmece Kadın Kahvesi'nde bir araya gelen temizlikçi kadınlara ait.
Daha iyi koşullar için el ele veren 50'yi aşkın temizlikçi kadın, bundan böyle telefonla işe gidecek, ücreti kendileri belirleyecek, 'camdan düşmelere' tazminat isteyecek.
Aracıya son
İmece Kahvesi, kadınların dayanışmasına ilk olarak geçen yıl ekim ayında tanıklık etmişti. Daha önce komisyoncular aracılığıyla sakız paketleme işinde çalışan kadınlar, bu kez fabrikayla kendileri anlaştı.
Komisyoncuları aradan çıkaran kadınların işi iki ay sürdü. Bu süreçte 250'ye yakın kadın, kolisi '700 bin liradan' 1200 koli sakız paketledi. Nakliye aracı kiraladılar, kolileri el arabalarıyla eve taşıdılar.
İki ayın sonunda, fabrika yöneticilerinin, ücretlerini geciktirmesi
üzerine haklarını aramak için fabrikanın yolunu tuttular. Üç çocuk annesi Emine Pehlivan ve arkadaşları kızgındı: "Fabrika paramızı vermek istemedi. Razı olmadık. Zaten kadınlar ev ve sokakta sömürülüyor. Kahvemizi sömürülmek için kurmadık. Paralarımızı aldık ve çıktık."
Sakız işinden sonra bir tekstil fabrikasıyla görüştüler. Anlaşmaya göre, 'masa örtüsü paketlerine katolog' yerleştirecekler, 100 katolog karşılığında 5 milyon lira alacaklardı. Yaklaşık 20 kadının yer aldığı çalışma, geçen martta son buldu.
Tecrübe kazandılar
İmece Kahvesi'nin sakız işinde edindiği deneyim, diğer kadınları da buraya yöneltti. Kadınların birçoğu, beş çocuk annesi ve 48 yaşındaki Perihan Pehlivan gibi, Bahçeşehir ve Esenkent'teki apartmanlara temizliğe gidiyordu: "Benim kızım ÖSS dersleri için kahveye gidiyordu. Ardından ben geldim, çok memnun kaldım. 'Buraya geliyoruz ama bir şeyler yapmalıyız' dedim."
İlk adımdaki heyecan
Pehlivan'ın "Kadınlar varsa, ben de varım" sözü, İmece Kahvesi'ni harekete geçirdi. Ve ilçedeki, apartman ve evlere temizliğe giden kadınlarla bir araya gelindi, toplantılar yapıldı. İlk toplantıdan bugüne 50'yi aşkın temizlikçi kadın dayanışmaya katıldı. İlk işe, Türkan Balık ve iki arkadaşı ekip halinde gitti. Balık, "İlk işimiz, deneme amaçlıydı. Üç saatliğine anlaşmıştık, iş dokuz saat sürdü. Neyse ki, elbirliğiyle evi temizledik" diyor.
İmeceli temizlikçi kadınlar, talebi genişletmek için şimdi semt pazarlarında, sokak aralarında ve altın günlerinde ilanlar dağıtarak, adlarını duyurmaya çalışıyor. Piyasanın biraz altında olsa da bir evin temizliği için '30 milyon lira', bir villa için '35 milyon lira', bir apartman için '100 milyon lira' ve yeni bitmiş bir inşaatın temizliği için de '150 milyon lira' fiyat belirlemişler.
Düşmeye tazminat
Artık 'bir telefonla' temizlik hizmeti veren kadınlar, ekipler halinde de işe gidiyorlar. Ayrıca, günlük ücretleri 'camdan düşme' gibi iş kazalarını karşılamadığı için, artık 'tazminat haklarını' da arıyorlar.
Fon oluşturdular
Dayanışma yalnızca bunlarla sınırlı değil. İşe giden kadınların çocuklarının bakımı için de bir fon oluşturmuşlar. Bir arkadaşları fondan aldığı ücret karşılığında çocuklara bakıyor. Ayrıca, bu aydan itibaren okula gidemeyen kadınlar için okuma-yazma kursu veriyorlar.
İletişim için: 0212 620 82 15