Kadir Topbaş'a çifte salvo

Saray Muhallebecisi ve haşerat başını ağrıtacak

 

ANKARA - CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal, İstanbul Rumeli Hisarı’ndaki 45 metrekarelik tek katlı bir binanın Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve ailesinin olan Saray Muhallebicisine ve Sütiş’e ait olduğunu belirterek, söz konusu alanın basit onarım adı altında 150 metrekarelik alan haline getirildiğini söyledi.
Topbaş’ın yasaları çiğneyerek oğluna ayrıcalık sağladığını belirten Soysal, “Kadir Topbaş’a çağrıda bulunuyorum; Belediye başkanlığı görevine geldiğinde 4 olan muhallebici sayısı şimdi kaç olmuştur, çıkıp açıklasın” diye konuştu.
CHP İstanbul Milletvekili Çetin Soysal Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’la ilgili yeni iddialar ortaya attı. İstanbul Rumeli Hisarı’ndaki 71 ada, 2 nolu parselde bulunan 45 metrekarelik tek katlı bir binanın, bir an da 150 metrekarelik bir alan haline getirildiğini kaydeden Soysal, söz konusu alanın mülkiyetinin belediye başkanı Kadir Topbaş ve ailesine ait olan Saray Muhallebicisi ile Sütiş’e ait olduğunu söyledi. Soysal, “Mülkiyetin sahibi olan kişilerin adı önemli çünkü basit onarım diye kılıfı bulunan alana yeni bir inşaat yapıldı. Basit onarım adı altında bu yer, bir çay bahçesi iken önce üstü pergule ile kapatıldı, eternit kaplandı ve sonunda çelik betonarme karışımı bir yapıya dönüştürüldü. Bu sayede 45 metrekarelik bina 150 metrekarelik alan haline getirildi” diye konuştu.
 
-AYRICALIKLARA SAHİP OLMAK İÇİN-
 
Söz konusu alanın inşaat faaliyetlerinin Haziran 2008’de başlatıldığını ancak İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olmanın getirdiği ayrıcalıkla ruhsat için 22 Ağustos 2008 tarihinde dilekçe verildiğini belirten Soysal, inşaatın başlamasından iki ay sonra verilen dilekçe üzerine 90 gün süre ile basit onarım ruhsatı verildiğini kaydetti. Soysal şöyle konuştu:
“Yeni ilave inşaat yapılması yasak olan parselde Kadir Topbaş’ın oğlu olunca inşaat yapılabiliyor. Ruhsat için başvuru da iki ay sonra yapılabiliyor. Ruhsatın verildiği tarihin de belirtilmesine gerek yok çünkü ilk 90 günde yapılacaklar bitmezse sonraki 90 günde inşaat bitirilir. Sıradan insanlar için basit onarım ruhsatı sadece boya, badana gibi işler için kullanılabilirken, Kadir Topbaş’ın oğlu için yeni inşaat yapımında da basit onarım ruhsatı kullanılabiliyor. Ama tüm bu ayrıcalıklara sahip olabilmek için Kadir Topbaş’ın oğlu olmak gerekiyor. Merak ediyoruz Kadir Topbaş, İstanbul Sarıyer 71 ada 2 nolu parselde yapılan inşaata bir baba olarak mı bir mimar olarak mı yoksa bir belediye başkanı olarak mı göz yummuştur? Bir mimarın da bir belediye başkanının da İmar Kanununu bilmemesi söz konusu olamaz. Ne yazık ki Kadir Topbaş bütün sorumluluklarını unutup sadece bir baba olarak hareket etmiştir. Ailevi çıkarlarını yasaların önünde görmüş, kanunları çiğnemekten kaçınmamıştır.”
 
-MUHALLEBİCİ SAYISI KAÇ OLDU?-
 
Topbaş’a “Sarıyer pafta no 2,71 ada, 2 numaralı parselin sahibi kimdir? Onarım izni verilen belgeye niçin tarih yazılmamıştır? “sorularını yönelten Soysal, söz konusu alanın Boğaziçi öngörünümü olduğunu ve özel yasa ile korunan bir alan olduğunu belirterek, “Bırakın çivi çakmayı burada basit bir tamirat izni için bile aylarca beklenir” dedi. Soysal, Topbaş’ı oğluna ayrıcalık sağlamakla suçlarken “Şimdi biradan bir çağrıda bulunuyorum; Topbaş’ın belediye başkanlığı görevine geldiğinde 4 olan muhallebici sayısı şimdi kaç olmuştur?” diye sordu.
 
-GÜNGÖREN BELEDİYESİ İLE İLGİLİ İDDİALAR-
 
Soysal basın toplantısında İstanbul Güngören Belediyesiyle ilgili de iddialarda bulundu. Maliye Bakanlığı’nca yanlış yaptığı mükelleflerden Güngören Belediyesi’nin Alt Yapı İnşaat
Elemanları Sanayi ve Ticaret A.Ş aracılığıyla alım yaptığını söyleyen Soysal, yapılan alım miktarının ise 1 milyon 347 bin 331 olduğunu bildirdi. Soysal, “Alt Yapı İnşaat A.ş sadece Güngören Belediyesi’ne iş yapmakta olup 2004-2008 yılları arasında toplam 11 milyon 521 bin 505 TL’lik fatura düzenlemiştir. Bu fatura karşılığında bu paralar Güngören Belediyesi’nden Alt Yapı Şirketi’ne aktarılmıştır. Maliyenin suç işlediğini kabul ettiği Güngören Belediyesi’nin kendi firmasının düzenlediği sahte faturaları karşılığında yaklaşık 12 milyonluk para bu şirkete aktarılmıştır.
Güngören Belediyesi, ayrıca Maliye tarafından alışverişin yapılmaması konusunda mükellefleri uyardığı şirketlerle 5 yılda yaklaşık 30 milyon TL’lik alım gerçekleştirmiştir. Bu konuda Sayıştay ve Maliye Bakanlığı’nı göreve davet ediyorum” diye konuştu. (ANKA)

HAŞERAT İHALESİ  İDDİASI

Kadir Topbaş hakkında başka bir iddia da İstanbul Belediyesi'nin haşerat ihalelerinden dolayı ortaya atıldı. Cumhuriyet gazetesinin haberine göre Kadir Topbaş’ın başında bulunduğu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin, sadece iki katılımcının yer aldığı İstanbul’un sivrisineklerden temizlenmesine ilişkin ihaleyi, mevzuata aykırı olarak pazarlık usulüyle 8.3 milyon YTL’ye kendi şirketi Sağlık-İstanbul’a verdiği ortaya çıktı.

Sağlık-İstanbul da ilaç maliyeti hariç işi 4.4 milyon YTL’ye, ilk ihaledeki diğer istekli Cesa’ya yaptırınca, “Belediyeden şirketine kaynak aktarımı” iddiasıyla ihaleye itiraz edildi.

Kamu İhale Kurulu, belediyenin mevzuata aykırı olarak pazarlık usulüyle yaptığı ihalenin yeniden değerlendirilmesini istedi.

Kamu İhale Kurulu’nun 1 Aralık 2008 tarihli kararına göre İstanbul Büyükşehir Belediyesi, “İstanbul Genelinde Açık ve Kapalı Alanlarda Vektörlerle Mücadele ve İlaçlama Çalışmaları Hizmeti” ihalesi süreci şöyle gerçekleşti:

Sadece 3 firma çağrıldı: Belediye, ihaleye “gerek larva (sivrisinek yumurtaları) ve uçkun sivrisinek mücadelesinin aksamaması, gerekse halktan gelen şikâyet yoğunluğu nedeni ile acil bir şekilde 4 aylık süre ile Kamu İhale Kanunu’nun 21-b maddesi gereği pazarlık usulüyle” çıkılmasına karar verdi. İhaleye sadece 3 aday davet edildi, 2 istekli doküman aldı.

Bir cepten diğerine: Bakanlık ihaleyi kendi şirketi Sağlık-İstanbul Sağlık Yatırımları ve İşletmeciliği AŞ’ye 8 milyon 250 bin YTL’ye verdi. Sağlık-İstanbul ise bir başka ihale yaparak, işte kullanılacak ilaçlar hariç geriye kalan işleri, belediyenin ihalesine katılan diğer firma Cesa Medikal Çevre Sağlığı Ltd. Şirketi’ne 4 milyon 398 bin YTL’ye devretti.

‘Şartlar oluşmadı’

Farkın belediyeye aktarılacağı kuşkusu: Kamu İhale Kurulu, kendi başkanlık organının “iki bedel arasındaki farkın belediyeye ait şirkete aktarılacağı kuşkusunu”, aradaki farkın ilaç maliyeti olabileceğini gerekçe göstererek geçerli bulmadı.

İhale mevzuata aykırı: Buna karşın “Pazarlık Usulü” başlıklı 21. maddenin b bendinde, bir ihalenin pazarlık usulü yapılma şartının “Doğal afetler, salgın hastalıklar, can veya mal kaybı tehlikesi gibi ani ve beklenmeyen veya idare tarafından önceden öngörülemeyen olayların ortaya çıkması üzerine ivedi olarak yapılmasının zorunlu olması” olduğunu belirten kurul, somut olayda maddede belirlenen şartların oluşmadığını tespit ederek, ihalenin pazarlık usulüyle yapılmasının mevzuata aykırı olduğunu tespit etti.

İdareye ‘gereğini yapın’: Kurul “tespit edilen mevzuata aykırılığın değerlendirilerek gereği yapılmak üzere ihaleyi yapan idareye bildirilmesine” karar verdi.

‘Aykırılık giderilmeli’

İçişlerine bildirilmeli: Kurulun kararına karşı oy yazan kurul üyesi Adem Kamalı ise ihaleye 3 adayın davet edilip 2 isteklinin doküman aldığını belirterek “Anılan ihalede kanunun 5. maddesinin 1. fıkrasında öngörülen rekabet ilkesinin oluşmadığı” gerekçesiyle “ihalede tespit edilen aykırılığın giderilerek gereği yapılmak üzere İçişleri Bakanlığı’na bildirilmesini” istedi.