@ismailsaymaz

Kadrolaşmanın gözü kör olsun!

Noter vekili başkatibe Handan Güngör, 5 Ekim 2005'te iş hayatının en ilginç tutanaklarından birini hazırlamak için bürosundan çıktı. Doğruca Ankara Mamak'taki Büyük Kayaş Mezarlığı'na gitti. Güngör, kendisini çağıran kişiyi ilk defa görmesine rağmen hemen tanıdı.
Haber: İSMAİL SAYMAZ / Arşivi

İSTANBUL - Noter vekili başkatibe Handan Güngör, 5 Ekim 2005'te iş hayatının en ilginç tutanaklarından birini hazırlamak için bürosundan çıktı. Doğruca Ankara Mamak'taki Büyük Kayaş Mezarlığı'na gitti. Güngör, kendisini çağıran kişiyi ilk defa görmesine rağmen hemen tanıdı. Cemil Dağ adındaki bu kişinin üzerinde Mamak Belediyesi'nde çalıştığını gösteren bir giysi vardı. Elindeki süpürgeyi çevreden geçenlerin meraklı bakışları altında rastgele sallayarak temizlik yapmaya çalışıyordu. Süpürgeyi rastgele sallıyordu çünkü Cemil Dağ'ın gözleri görmüyordu.
Yüzde 85 görme özürlü olan Dağ, aslında kısa bir süre öncesine kadar Mamak Belediyesi'nde santral operatörü olarak çalışıyordu. Kendisinin sokaklara sürülmesine neden olan kabahati ise 2004'teki yerel seçimlerden sonra pek çok belediyede yaşanan bir 'dayatmayı' kabul etmemesiydi. DİSK'e bağlı Genel-İş Sendikası'na üye olan Dağ, yöneticilerinin telkinine rağmen AKP'ye yakınlığıyla bilinen Hizmet-İş'e geçmeyi reddedince kendisini sokakta bulduğunu iddia ediyordu.
Dağ, bu iddiada bulunan tek kişi değil. Genel-İş'in yanı sıra Türk-İş'e bağlı Belediye-İş de 2004'te pek çok belediyeyi kazanan AKP'nin, çalışanları Hizmet-İş'e geçirmek için baskı yaptığını öne sürüyor. Rakamlar da bu iddiayı doğrular nitelikte. Genel-İşe üye dördü kent 25 belediyeyle Belediye-İş'e üye yedisi kent 11 belediyenin çalışanları 2004'ten sonra Hizmet-İş'e geçmiş. Yerel seçimlerden önce Hizmet-İş'in üye sayısı 95 bin 884 idi. Hizmet İş, 2006'nın haziran ayına kadar üye sayısını 17 bin 660 artırdı. Aynı dönemde Genel-İş'in üye sayısı 5 bin 468, Belediye İş'in üye sayısı ise sadece 2 bin 577 arttı. (Ayrıntılı döküm tablolarda.)
Genel-İş ve Belediye-İş yetkilileri işçilerin sendika değiştirme haklarının bulunduğunu ancak Hizmet-İş'in üye sayısını artırmasının arkasında AKP'li yöneticilerin çalışanlara uyguladığı ekonomik baskı, yaptırım ve cezalandırma gibi yöntemlerin bulunduğunu ileri sürüyor.
Nitekim görme özürlü Cemil Dağ'ın da çalıştığı Mamak Belediyesi'nde yaşananlar bu yaptırımların mahkeme kararıyla tespit edilmesine de yol açtı. Mamak Belediyesi'nde Genel-İş'le Hizmet-İş arasındaki kavga 2005 Mayısı'nda başladı. İşçilere, Genel-İş'ten ayrılıp Hizmet-İş'e geçmeleri yönünde 'telkinler' ile başlayan gerginlik, önerileri reddedenlerin tehdit, uyarı, görevlendirme adı altında sürgün edilmesiyle devam etti. Dört üye ile yola çıkan Hizmet-İş dört ay içinde üye sayısını 368'e çıkararak birinci sendika oldu. Belediye yönetimi bu süreçte 16 işçiyi de işten çıkardı. Mamak Belediyesi'nin çıkarma gerekçesi oldukça masumdu: "Personel gideri çok fazlaydı o yüzden işçileri çıkarmak zorunda kaldık."
Ancak atılan işçilerden Adnan Arıcı'nın dava açtığı Ankara 17. İş Mahkemesi'nin belediyeye sorduğu soru gerçeği gözler önüne seriyordu: İşten çıkardıklarınızın kaçı Genel-İş üyesi? Yanıt: Hepsi
Dava AİHM'ye gitti
Mahkeme bunun üzerine 23 Ocak'ta, iş akdi feshinin sendikal nedenlerden kaynaklandığının altını çizerek, Sendikalar Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca işçiye bir yıllık tazminat öngördü. Yargıtay ise mahkemenin, işçilerin sendikal tutumu yüzünden işten atıldığı görüşüne katılmadı ancak yine de iş akdinin feshini geçersiz saydı. Yargıtay'ın kararından sonda Arıcı ve Genel-İş Sendikası Başkanı Mahmut Seren, tazminat istemiyle AİHM'ye başvurdu. Arıcı, sendikal nedenlerden işten çıkarıldığı, Seren'e de sendikası baskıya ve zarara uğratıldığını gerekçesiyle tazminat isteminde bulundu. Halen devam eden bu davanın sonucu diğer belediyelere de emsal olacak.
AKP Genel Merkezi'nin yandaş sendika yaratmak için AKP'li belediyelere baskı yaptığını söyleyen Mahmut Seren şöyle konuştu: Mamak Belediye Başkanı Gazi Şahin, bize, sendika değiştirme sırasında, "Ben yapmıyorum, AKP Genel Merkezi yapıyor" dedi. AKP grubu bu işin içinde. Van'da toplusözleşme yaptık, bir hafta sonra işçilere yol gösterildi. Yetki bizden alındıktan sonra her yeri özelleştirdiler. Bizim mücadelemiz hükümetin hesabına gelmiyor. Hizmet-İş geçici bir barınak. Hükümetin amacı sendikal hareketi bitirmek.
Belediye-İş Genel Başkanı Nihat Yurdakul da AKP'yi suçluyor: Isparta'da işçiler zorla Hizmet-İş'e geçirildi. Geçmeyen 157 işçi atıldı. Belediye başkanları ve onlara talimat veren AKP'li milletvekilleriyle uğraşıyoruz. Hizmet-İş'in eski yöneticisi, milletvekili Hüseyin Tanrıverdi kimi başkanlara telefon ediyormuş. Bu işlere karışmamalı. Dava açtık sonucunu bekliyoruz.
Söz savunmanın
Suçlamaların odağındaki Hizmet-İş'in genel başkanı Mahmut Arslan ise iddiaların aksine AKP'li belediyelerin kendileriyle ilgili özel bir gayret gösterdiğine inanmıyor. Hizmet-İş'in daha yüksek zamlarla toplusözleşme imzaladığını söyleyen Mahmut Arslan "Bu nedenle AKP'li belediyeler için diğer sendikalar daha uygun. Çünkü en kötü imzayı onlar atıyor" diyor.
Arslan bir yandan da zamanında kendilerinin de baskıya uğradığını anlatıyor: Ankara Büyükşehir Belediyesi'nde 22 gün grev yaptık, ücretleri aldık. Ancak Gökçek'in baskısıyla işçiler Belediye-İş'e geçirildi. İzmir Büyükşehir İZULAŞ işletmesinde 750 işçiyi örgütledik. Ahmet Piriştina, üyeleri zorla Genel-İş'e geçirdi. Diyarbakır, Batman, Bingöl ve Van'da DTP'li belediyeler de işçileri zorla Genel-İş'e geçirmişti. 2004'ten sonra geri döndüler. "


Büyütmek için tıklayınız

Memurlardan 900 dava
Belediyelerdeki sendika kavgası yalnızca işçilerle sınırlı değil. Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu'na (KESK) bağlı Tüm-Bel-Sen de belediye memurlarının 'İslamcı' Memur-Sen'e bağlı Bem-Bir-Sen'e geçirildini öne sürüyor. İkisi büyükşehir, dördü kent, 23 belediyede çoğunluğu Bem-Bir-Sen'e kaptıran Tüm-Bel-Sen, idare mahkemelerinde 900 dava açtı.
Gözleri görmediği halde sadece sendikasını değiştirmek istemediği için sokaklarda temizlik yapmaya zorlanan Cemil Dağ, Uluslararası Özgür Sendikalar Konfederasyonu'nun Başbakan Tayyip Erdoğan'a mektup yazması ve konunun basına yansıması nedeniyle yine bir masa başı görevine alındı. Zaten zor koşullarda görev yapan diğer belediye çalışanları da kadrolaşma kavgalarının kurbanı olmak istemiyor.
Genel-İş, AKP'li 25 belediye yitirdi
Adana: Aladağ, Saimbeyli
Ankara: Yenimahalle, Mamak
Balıkesir: İvrindi
Bingöl
Burdur
Çanakkale: Biga
Denizli: Merkez, Kızılcasögüt
Gaziantep: Aktoprak
İstanbul: Silivri, Tepecik
İzmir: Ayrancılar, Bergama
Karaman: Akçaşehir, Sarıveliler
Kayseri: Sarıoğlan
Kırşehir: Ömerhacılı
Konya: Balcılar, Karapınar
Malatya: Yeşilyurt
Ordu: Saraycık
Sinop: Ayancık
Van
Belediye-İş, AKP'li 11 belediye yitirdi
Amasya
Antalya: Kepez
Bayburt
Bursa: Yıldırım, Osmangazi
Çankırı
Isparta
Gaziantep: Şahinbey
Kırşehir
Rize
Uşak
Memurlarda da aynı sorun var
Tüm-Bel-Sen'den Bem-Bir-Sen'e geçirilen kamu emekçilerinin bulunduğu AKP'li belediyeler:
Ankara: Yenimahalle, Polatlı
Antalya: Büyükşehir
Bolu
Bursa: Büyükşehir, Osmangazi,
Ağrı: Patnos
Amasya: Merzifon
Bilecik
Giresun
İstanbul: Fatih, Zeytinburnu, Bahçelievler, Sarıyer, Şile
İzmir: Aliağa
Malatya: Yeşilyurt
Samsun: Havza, Terme
Sinop: Ayancık
Van: Merkez, Gevaş, Özalp
Hizmet-İş: Bize de aynı şey oldu
Hizmet-İş'e göre, 28 Mart'tan sonra kendisinden istifa ettirilerek, Belediye-İş ve Genel-İş'e geçirilen belediyeler:
Belediye-İş'e Geçenler:
Trabzon (CHP)
Iğdır: Halfeli (AKP)
Kars: Akyaka (ANAVATAN)
Bitlis: Tatvan (AKP)

Genel-İş'e geçenler:
Kayseri: Felahiye (CHP)
Konya: Hadim (CHP)
İzmir: Gümüldür (CHP)
Hakkâri: Yüksekova (DTP)
Mersin: Anamur (CHP), Ören (CHP)
Muş: Varto (DTP)
Hizmet-İş verilerine göre, AKP'li 1731 belediyeden 558'inde Belediye-İş, 385'inde Hizmet-İş, 187'sinde de Genel-İş örgütlü. 601 belediyede ise sendika bulunmuyor.