@ismailsaymaz

'Kan parası' protokolü

'Kan parası' protokolü
'Kan parası' protokolü
7 işçinin hayatını kaybettiği Muğla Güllük'te kanalizasyon patlamasıyla ilgili davada 7 aileden 6'sı feregat metni ve protokolü imzaladı. Buna göre aileler şikayet ve davaya katılma taleplerinden vazgeçti, çıkacak kararı temyiz etmeyeceğine dair imza verdi
Haber: İSMAİL SAYMAZ - ismail.saymaz@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL - Muğla’nın Güllük beldesinde iki yıl önce atık su istasyonunda yedi işçinin hayatını kaybetmesine ilişkin sanıkların yöneticisi olduğu Akfen Anonim Şirketi’nin işçi aileleri ile ‘kan parası feragat metni ve protokolü’ imzaladığı ortaya çıktı. Noter onaylı feragat metni ve protokolde ‘kan parasını’ alan aileler, Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden davadaki şikayet ve katılma taleplerinden vazgeçeceklerini, çıkacak kararı da temyiz etmeyecekleri sözünü verdi. Yedi aileden altısı bu protokolü imzalayıp davadan çekildi.   

Akfen Güllük Çevre ve Su Yatırım Yapım İşletme Anonim Şirketi tarafından hazırlanıp ailelere sunulan “Zararın giderimi amaçlı yapılan ödemeler sonucu düzenlenen ibraname ve hukuk ile ceza davalarından feragat metni” başlıklı iki sayfalık doküman, 11 Haziran 2015 tarihini taşıyor. Milas 1. Noterliği tarafından imzalanan dokümanda, maddi ve manevi tazminat ve haklara ilişkin aileyle uzlaşılan miktar belirtiliyor. Örneğin bir ailenin 750 bin, diğerinin 850 bin TL aldığı görülüyor.

PROTOKOLDEN SONRA DAVALAR ÇEKİLDİ

Metinde, şirketin yönetim kurulu üyeleri İbrahim Süha Güçsav, Hüseyin Kadri Samsunlu, Alan Moshe Yegnes ve Yvo Josef Maria Geelen ile Genel Müdür İsmail Kürşat Tezkan hakkında açılmış ve hali hazırda Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden ceza davası kastedilerek, “Şikayet, müdahale ve sair hukuku haklarımızdan ve ayrıca sair iddia , talep ve caza/hukuk yargılamalarına konu olabilecek tüm dava haklarımızdan feragat ederiz” deniliyor. Aynı şekilde, Milas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’ndeki tazminat davasına ilişkin “Gayrı kabili rucü biçimde feragat ederiz” ifadesi yer alıyor. Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki kararın “temyiz edilemeyeceği” garanti ediliyor.

Bu feragat metni kabul edildikten sonra ailelerle “Feragati Düzenleyen Protokol” başlıklı bir protokol imzalandı. Yine 11 Haziran 2015 tarihini taşıyan protokolde, “Şikayetten ve katılma talebinden vazgeçme dilekçesini Muğla 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde sunacaklarını kabul ederler” denilirken; “Mahkeme kararını aleyhe temyiz etmeyeceklerini ve temyiz haklarından feragat ettiklerini açıkça kabul ederler” ifadesi kullanılıyor. Muğla’da can veren yedi işçinin ailesinden altısı bu protokolü imzalayarak, iki davadan da çekildi. Bugüne kadar yalnızca Mevlüt Özbakar’ın eşi Kerime Özbakar protokolü imzalamadı.

YEDİ İŞÇİ ÖLMÜŞTÜ

Muğla’nın Güllük beldesinde 17 Haziran 2013’te kanalizasyon istasyonunda arıza çıkmış, ilkin sorunu gidermek için, ardından arkadaşlarını kurtarmak amacıyla birbiri ardına kuyuya giren yedi işçi zehirlenerek ölmüştü. Bilirkişi raporuna göre facia göz göre göre gelmişti. Kaba pisliklerin bir kuyudan diğerine geçmesini önleyebilmek için kullanılan elevatör kırılmış, kumanda panosu paslanmıştı. Sistem dört yıldır bozuk olduğu için bir işçi su geçirmez tulum giyerek merdivenlerden kuyuya iniyor, ızgarada birikmiş pislikleri eliyle temizleyip yukarıdan sarkıtılan bir kutuya dolduruyordu. Hiçbir ikaz levhası yoktu. Kapalı alana girecek personel eğitilmemişti. İşçiler 50 TL’lik gaz maskesine bile sahip değildi. Soruşturma sonunda, istasyonu işleten Akfen İnşaat ile buna izin veren İller Bankası personelinin de aralarında olduğu 21 sanık hakkında Muğla Ağır Ceza Mahkemesi’nde dava açılmıştı. Daha sonra aileler, bu projeye imza koyan eski belediye başkanı ve inşaat mühendisi ile iki belediye personeli hakkında da soruşturma açılması amacıyla Milas Kaymakamlığı’na başvurmuştu. Kaymakamlık, istasyonun faaliyete geçmesine olur veren geçici kabul tutanağında imzası yer alan eski Belediye Başkanı Mehmet Yavuz Demir ve üç personel hakkında soruşturma izni vermişti. Böylece sanık sayısı 25’e çıkmıştı. Son olarak aileler, Çalışma ve  Sosyal  GüvenlikBakanlığı İş Teftiş Kurulu üyeleri hakkındaki kovuşturmaya yer olmadığına dair karara Muğla Sulh Ceza Mahkemesi’nde itiraz etmişti. Mahkeme, “denetim görevlerine yerine getirmedikleri” için kurum yetkilileri hakkında soruşturma yürütülmesi gerektiğine hükmetmişti.

Not: Aşağıdaki belgelerde bazı isimler mağduriyet yaratmaması için çıkarılmıştır…