Kanaltürk ve Bugün TV karartılıyor

Kanaltürk ve Bugün TV karartılıyor
Kanaltürk ve Bugün TV karartılıyor
Koza İpek Grubu'na atanan kayyumlar sabah saat 08:00 sularında Mecidiyeköy'deki Kanaltürk binasına geldi. Polis eşliğinde kanalın reji odasına giren kayyumlar yayın kesilmesini istedi. Kanal yönetimi karşı çıkınca tartışama yaşandı. Tartışmanın ardından kanalın canlı yayını kesildi. Bir süre sonra yine canlı yayına geçildi.

Mecidiyeköy'deki Koza İpek grubuna ait Kanaltürk TV, Bugün ve Millet gazetelerinin bulunduğu bina önündeki müdahalenin ardından polis ve kayyum görevlileri içeriye girdi. Kanaltürk ve Bugün TV'nin ana kumanda odasına giren kayyum görevlileri ile Kanaltürk Genel Yayın Yönetmeni Tarık Toros arasında tartışma çıktı. Toros, yayına müdahale edilemeyeceklerini belirterek kayyum görevlilerinden ana kumanda odasında çıkmasını istedi. Ana kumanda odasındaki tartışma devam ederken kanal, alt yazıyla, "yayınımız kesildi" duyurusunu geçti.

Bir süre yayında konuşan Toros yaptığı açıklamada, "Ana kumanda odasına girip yayına müdahale etmek istiyorlar. İsimlerini yetkilerini sordum. Cevap yok" dedi.Bugün TV, polis ve kayyum yayını kesmek için uydu odasına çıktığını iddia etti. 

REJİ ODASINDA YAŞANAN TARTIŞMA ŞÖYLE: 

Kanaltürk Yayın Yönetmeni Tarık Toros : Kanalın genel yayın müdürü benim. Neden kameranın arkasına geçiyorsunuz. Bu yayın devam edecek. Yayına müdahale edemezsiniz. Yayını yayın müdürü götürür.

KAYYUM: Ben sizi görmeye geldim. Buyurun yukarı çıkalım.

TARIK TOROS: Yayına müdahale etmeyin. Titriniz nedir sizin? Arkadaşlar herkes işine baksın. Göreviniz nedir?

KAYYUM: Çok saygısızsınız.

TARIK TOROS: Burası benim kanalım, ben bu kanalın genel müdürüyüm. Hangi hakla benim yayınımı durduruyorsunuz?

KAYYUM: Sizi yukarıda bekliyorlar.

TARIK TOROS: Bu kanalın her dakikasının kontrolü benim. Yayına müdahale edemezsiniz. Kayyumun böyle bir yetkisi yok.

KAYYUM ÜMİT ÖNAL: Benim burayı yönetmeme müsaade edin. Hiçbir kimseyle ilişki kuramadım. Mesai arkadaşlarım lütfen benimle gelir misiniz? Birlikte dışarı çıkacağız, sizlerle kol kola birlikte çıkalım. Bana yardımcı olun beraber çıkalım buradan.

TARIK TOROS: KANALIN YÖNETİMİ BENDE

Yaşanan tartışma ve yayın kesme girişimiyle ilgili konuşan Kanaltürk Televizyonu Yayın Yönetmeni Tarık Toros  şunları söyledi: Arkadaşlarım telefon etti, ana kumanda müdahale var dediler. Normal yayın akışına dönün dediler. Benden talimat almadan herhangi bir şey yapmayın dedim. Baktım içeride ismini kim olduğunu sordum, bir şey söylemeyemeyn iki tane bey, sürekli arkadaşlarıma talimat veriyorlardı. Israrla buranın genel yayın yönetmeni benim dedim. Siz bu insanlara talimat veremezsiniz dedim. Israrla isimlerini, hangi yetkiyle hakkı kullanmaya çalıştıklarını, bu odaya girdiklerini... Bu oda bizim mahremimizdir, bu oda yayın kuruluşlarının beynidir. Bu odaya yayın yönetmeni müdürü ve operatörü arkadaşlarımın dışında genel yayın müdürü girer sadece. Kanalın genel yayın müdürü benim. Ne kanalıma ne Kanaltürk'e el konulmuştur. Kanaltürk'ün genel yayın yönetmeni Murat Uzun'dur, bugünTV'nin genel yayın müdürü Tarık Toros'tur. Beni kimse engelleyemez. Kanalıma bir kayyum atanmış olabilir, aldığımız bilgi bir tebligat yok. Atanmış bir durum da yok. Yani şirketimize polis gücümüzle girilmesinden itibaren herhangi bir kağıt, imza yok. Bir defa devraldığınız şey yönetim olur. Yayın yönetmeni benim. Ama devraldığınız yönetimden aldığınız fiili bir durumla polisler nasıl girdiyse buraya, siz benim ana kumandama giriyorsunuz. Diyor ki "lütfen biraz nazik olun" Benim arkadaşlarım kelepçelendi, biber gazı sıkıldı. Sen burada nasıl çıktın kapıdan? Çünkü burada bulunma yetkin yok.Hangi yetkiyle içeridesin ki bana bunu da söylemiyorsun. Bana bir kağıt göster, "bu kanalın genel yayın müdürü ben oldum" de. Sözlü olarak da yazılı olarak da söyleyemiyor. Ben şu anda yayın sorumlusu olarak bu durumun daha ne kadar devam edeceğini bilmiyorum."

ERHAN BAŞYURT: TEBLİGAT YAPILMADI

Yaşanan yayın tartışmasıyla ilgili konuşan Bugün Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erhan Başyurt şunları söyledi: "Daha kayyum görevi almamış, kim oldukları belli olmadıkları insanlar yayın odasına girmiş. Bu kayyumlar göreve başlamadı henüz. Yemin ettiklerine dair belgeyi avukatlarımıza sunmadılar. Tebligat yapılmadı. Yönetim kurulu üyelerimiz tarafından görev teslim edilmedi. Şu an görevde değiller. Anayasayı çiğneyerek nasıl girdilerse, haneye tecavüz nasıl olduysa, şu anda sansürü uygulamaya çalışıyorlar. Anayasayı paspas ettiler. Bu kanalın sahibi, gazetenin sahibi Akın İpek'tir. Hiçbir yönetim kurulu üyemiz ne dün ne daha önce bizim yayınlarımıza müdahale etmemiştir. Akın bey de bu konuda en büyük özgürlüğü vermiştir.

'GEMİNİN KAPTANIN ODASINA GİRİLEMEZ'

CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş yayın odasına girip konuştu. Sabah saatlerinde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile konuştuklarını belirterek, ''Önemli bir demokrasi mücadelesi verdiklerini ve bunun yanında basın özgürlüğünün sağlanması için CHP'nin burada bulunan vekil arkadaşlarımızla birlikte hukukun uygulanması adına görevimizin burada devam etmesini istedi'' dedi. Yarkadaş şunları söyledi: Şu anda Kanaltürk'ün BugünTV'nin ana kumanda masasındayız. uzun yıllar televizyonda çalıştım. Yetkili olmayan hiç kimse bu odaya giremez. Burası bir geminin kaptanının odasıdır. Az önce sayın genel başkanımız Kılıçdaroğlu ile konuştum. Buradaki hukuk rezaletini aktardım. Sayın Kılıçdaroğlu, selamlarını saygılarını iletti. Önemli bir demokrasi mücadelesi verdiklerini ve bunun yanında basın özgürlüğünün sağlanması iin CHP'nin burada gbulunan vekil arkadaşlarımızla birlikte hukukun uygulanması adına görevimizin burada devam etmesini istedi. Biz CHP milletvekilileri olarak hayatımızda ilk kez yetkimiz olmadan bir yere girmek durumunda kaldık. Bu rejinin yayın yapabilmesi için buradayız.Sabah polislkere defalarca anlatmamız rağmen hukuk dışı bir tebligat uygulamaya çalıştılar. Bu devranın mutlaka ve mutlaka bir gün döneceğini, bu hukuk dışı kararları alanların utanacaklarını ve bu hukukdışılıktan dolayı yargılanacaklarını kendilerine söyledik. Belki biraz sonra polis zoruyla, bu camları aşarak kırarak buraya girecekler, yayını kesmeye çalışacaklar. Herkes bu sabah 28 Ekimn 2015 tarihinde Mecidiyeköy'de yaşanan bu kara günü hafızalarına nakşedilmiş. Düşünün az önce Halk TV'deydim. Akın İpek'in "kanala el konulursa maaşlarını alamazlar" diyerek maaşlarını ödediğini söyledim. Gazeteci arkadaşlarımız aldıkları paranın karşılığını vermek için çalışmak istiyorlar. Ama polis gazete içinde çalışanlara kimlik soruyor. Bunun adı polis devletidir. Recep Tayyip Erdoğan, Ahmet Davutoğlu yarattığınız eserle övünün.Tıpkı cunta darbe dönemleri gibi tebligat getirdiğine, gazetecilerin kimlik göstererek koltuklarına oturduğuna şahitlik ediyoruz."

'BURADA HİÇBİR ŞEY UYGULANMIYOR'

CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal  ise şunları dile getirdi: Ben Türkiye'ye geçmiş olsun diyorum. Burada yayın hakkı televizyonun basın özgürlüğü, bunları hep bir kenara bırakıyorum ben. Burada hiçbirisi uygulanmıyor. Burada bir piyes, siyasi iktidar bu kayyumlar da tarafsız bağımsız değil. Kayyumun görev ve sorumlulukları var. Bu şirketi itibarsızlaştırmak değil, daha itibarlı hale getirmek. Bu şirketin verimini artırmaktır. Bu şirketi, siyasi iktidarın istediği şekilde onun talimatlarıyla hareket etmek değildir. Bu kayyum atanması nedeniyle bu şirketten para alıyor. Bu şirketin hak ve hukukuna aykırı hareket edemezsiniz. Bu televizyonun, basın mensubunun çizdiği bir portre vardır. İktidarın istediği şekilde yayın yapmasını teşvik etmek bu şirketi küçültür, değersizleştirir. Mevcut olan şirketi adeta bir terör örgütüyle ilişkilendirdiler. Karar benim elimde, 22 tane kayyum atanması lazım. 22 şirketin ilk hedefleri televizyon ve gazete oldu. Burada basını susturursak herkesi sustururuz dediler. Basına baskı yapan rejimler otoriter rejimlerdir. İktidarların istemediği haberleri yapamazlar, istedikleri budur. Bu hukuk güvenliği açısından, kuaföre esnafa fabrikatöre tehdittir. Her iş verene her an için bu şekilde baskın yapılabilir. Bu işletmeyi müesseseyi kapatmadır. Burada görev vesaire yok. Düşman hukuku uygulanıyor. İktidarın sopası olarak bu kullanılıyor. Bir an önce hukukçu arkadaşlarımızın bu itirazlarını yapıp, hakimlerin de bu kayyumları görevden almaları gerekir. Bu kayyumlarının bazıları AKP'nin meclis üyeleri, danışmanları. Asıl hedefleri şirketi batırmaktır."

AVUKAT BİLAL ÇALIŞIR: YAYINLA İLGİLİ TALİMAT VERECEĞİZ DEDİLER

Avukat Bilal Çalışır ise Kayyimların  yayınla ilgili talimat vereceğiz diyerek yayın odasına girdiklerini belirtti. Çalışır şunları söyledi: 

"Biz kayyumlara dedik ki sizin tarafsız olmanız gerekiyor. Sizin atanmanızın sebebi şirketi korumak. Yayın politikasına hiçbir şekilde müdahale edemezsiniz. Bunu kendileriyle de görüştük.Yayın odasına girmişler. Sordum. "Yayınla ilgili talimat vereceğiz" dediler. Bir kere yönetim kurulu üyesinin böyle bir görevi yok. Geçici görevle gelmiş ve şirketi korumak zorunda. Tutanak tutacağız dedik sizinle ilgili. 

Kayyumların vazifesi şirketlerin mevcut halinin devamını sağlamaktır. Ama kayyumların buraya gelip yayına müdahale etmesinin farklı bir amaç güdüldüğünü, "çökme" tabirini ifade edeyim. Genel yayın yönetmeninin olduğu yerde siz talimat veremezsiniz. Böyle bir yetkiniz de yok. Kaldı ki göreve de başlamamışsınız. Ayrıca noteri çağırıp bir takım işlemler yapmadılar."

KANALTÜRK GENEL MÜDÜRÜ MURAT UZUN: BU İŞ BURADA BİTMEYECEK

"Bugün çok kara bir gün. Hepimiz yıllardır yaşamadığımız şeyleri burada yaşıyoruz. 20 yıldır bu işin içindeyim. Türkiye'nin en önemli patronlarıyla çalıştım. ben burada böyle bir şey yaşayacağımı düşünsem kötü bir rüya derdim. 
Biz herhalde burada gayri meşru işler yapıyor gibi görünüyoruz. Hukuktan bahsedeceğim hangi hukuktan? Namustan bahsedeceğim hangi namus... Bizi izleyenlere şunu söyleyebilirim. Bu iş burada bitmeyecek. İnsanları uyandırmaya devam edeceğiz. İnsanlar uyuyor. İnsanlar artık neyle karşılaştıklarını, nasıl bir rejimle yaşamaya çalıştıklarını anlamaları. 
Bambaşka bir rejime doğru gidiyoruz. Bundan 10 yıl önce "Türkiye İran mı olacak" diyorlardı. İran olmayı arayacağımız günler geliyor.
Belki medya sektörünün en iyi en insancıl adaletli medya patronuyla çalışmaktan dolayı gurur duyuyorum."

 Türkiye Baralor Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu: Ekran kararsın ama biz yine enseyi karartmaylım

"Bütün ülkemize geçmiş olsun. Bu çok açık bir rejime müdahaledir. Sadece bir kaç basın kuruluşuna müdahale gibi düşünmek olayı hafife almaktır. İçler acısı olan hukuk bu müdahaleye alet edilmiştir. Yapılan açıkça hukuka aykırıdır. Çünkü soruşturmanın selameti açısından ön görülmüş olan bir kayyum tedbiri, seçim öncesi muhalif duruş sergileyen medya kuruluşlarını, iktidara ve saraya bağlamak için kullanılmıştır. Yönetim kurulunun kararlarının bir onaya tabii tutulması şeklinde, bu bile uygulanmak yerine anteni kapatmak, yayına el koymak ve ardından da iktidarın borazanı hale getirmek şeklinde böyle bir uygulamayı hukuk devleti içerisinde anlatmak mümkün değil. Bugün rejime yargı vesile kılınarak iktidar eliyle el konulduğu bir gündür. Çok acı bir gündür. Tarihe de böyle geçecektir. Ekran kararsın ama biz yine enseyi karartmaylım. Bu rejime el koymaya çalışanlar milletin çok ağır tepkisini eminiz göreceklerdir. Bunu söylemek istiyorum."