Kandil simidinin katığı: Kahrolsun bağzı şeyler

Haber: FEHİM TAŞTEKİN / Arşivi

Önceki gece Gezi’nin dehlizlerinde sinsi sinsi bu ülkeye pusu kuran o hain ‘ Beyaz Türkler’i aradım durdum, bulamadım! Nezaketin abidelerine tosladım, utandım! Günlerdir ‘Beyaz Kuvvetler devrede’, ‘Meydanda yabancı var’, ‘Houston’dan ölüm emri’, ‘Organize işler’ ve ‘Ağacın altından tahrik çıktı’ diye manşet atanlar da utansın. Asıl tahrikçiyi örtbas için gençlerin onur öfkesini ‘Ergenekoncu’, ‘ulusalcı’ ve ‘laikçi’ komplo olarak çerçevelemeye çalışanlar da utansın! Elbette puslu havayı seven de çıkıyor, çıkacaktır da. Ama Gezi’deki hâkim bilinç düzeyinin ne komplocuya, ne darbeciye, ne vesayetçiye ne de şiddet düşkünü fırsatçılara tahammülü var.
Önceki gece Miraç Kandili’ydi. Gençler ellerinde kandil simidi dağıtıyordu, kıramadım, her ikram edenden aldım, hiç bu kadar kandil simidi yememiştim, şükürler olsun! Düne kadar dışlandıkları sisteme canhıraş tutunanların yaşattığı utanca karşı, boynunda Beşiktaş atkısıyla “Ya Rabbi zalim sultana karşı hakkı haykıran gençleri eksik etme” diye yakaran İhsan Eliaçık gibi müminler olduğu için de şükürler olsun. Düne kadar ‘konuşmayı bile bilmeyen apolitikler’ diye yerdiğimiz 1990 kuşağının pırıl pırıl, kıvrak, ironik, nazik ve yaratıcı zekâsı Taksim’e nakşediyor: “Kahrolsun bağzı şeyler”.
Normalde asla bir araya gelemeyecek insanların sloganları sloganlarına karışıyor. ÖDP Eşbaşkanı Alper Taş’a rastladım: “Böyle bir şeyin olabileceğini hiçbirimiz tahmin edemezdik, hepimiz şaşırdık.” Sadece Taş değil sosyologlar da şaşkın, siyasetçiler de. Gezi Parkı partilerden bağımsız siyasal kültürün eriştiği yeni seviyeye, yeni devreye işaret ediyor. Bunu ıskalayan sinik, müstehzi ve konvansiyonel siyasetin geleceği de yok. Gezi’nin ruhu kaos değil kaotik bir düzen içeriyor, zıtların bileşkesi olan orkestralar gibi. Tabii anlayana!