Kandil'den net mesaj bekleniyor

Kandil'den net mesaj bekleniyor
Kandil'den net mesaj bekleniyor

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ve DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk ün İmralı ya gidip Öcalan ile görüşmesi bekleniyor.

Bir grup PKK'lının İmralı sürecine destek için silah bırakıp bırakmayacağı tartışılırken siyasilerin İmralı ziyaretleri de sürecek. MİT yetkilileri ise görüşme için Kandil'in ortak tutum belirleyip net mesaj vermesini bekliyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Hükümetin DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün Diyarbakır konuşması nedeniyle geçen hafta İmralı’ya siyasetçi ziyaretlerine izin vermemesi, “Süreç sekteye mi uğruyor” sorusunu gündeme getirdi. Oysa siyasetçilerin İmralı ziyaretleri sürecin detaylarından sadece biri ve görünen kısmı. MİT’in İmralı ziyaretleriyle ilgili çalışmalar sürüyor ve hazırlanan ‘silah bıraktırma stratejisi’nin Öcalan’la pazarlıkları devam ediyor. “Bir grup PKK ’lının sembolik bir şekilde silah bırakması” gibi detaylar, Habur’daki karşılama gösterileriyle baltalanan ilk İmralı sürecindeki stratejinin bir parçası ve anlaşmaya varılırsa yeni süreçte de geçerli.

Ziyaretler bitmedi
Kamuoyunda ortaya çıkan izlenimin aksine BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş ile kendisine eşlik edecek bir ismin İmralı’yı ziyaret etmesi konusunda alınmış bir olumsuz karar yok. Ancak, Öcalan’ın mutlaka görüşmek istediği DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk’ün Diyarbakır konuşmasından kaynaklanan ziyaretin ertelenmesine yol açtı. Hükümet, ilkesel olarak siyasetçilerin ziyaretlerinin kesilmesini öngörmüyor ama giden ziyaretçilerin ‘gizlilik’, ‘süreçle ilgili olumlu yaklaşım’ gibi mutabakatları ihlal etmesi halinde ziyaretleri geciktirebileceği ya da bitirebileceği yönündeki kararlılığını sergiliyor. Ahmet Türk’ü Öcalan’ın istediği yönündeki algının pekişmesi de hükümetin bu tavrında etkili oluyor. Hükümet kaynakları, BDP’li siyasetçilerin İmralı ziyaretlerinin ‘PKK’ya silah bıraktırma sürecinin’ asıl unsuru olmadığına dikkat çekerken, ziyaretlerin BDP’liler ya da Öcalan istediğinde değil hükümet istediğinde, yine hükümetin kontrolünde gerçekleştiğine işaret ediyor.
Diğer taraftan yeni İmralı sürecinin asıl unsuru, MİT’in Öcalan ile yürüttüğü çalışmalar. Bir taraftan Öcalan’ın kendi koşullarıyla ve Kürt sorunuyla ilgili makul talepleri değerlendiriliyor, diğer taraftan, bir yol haritası ve takvim belirlenmeye çalışılıyor. PKK’nın dağ kadrosundan yöneticilerle alt düzeyde başlayan görüşmelerin daha üst seviyeye çıkarılabilmesi için zemin hazırlanıyor. Şu ana kadar ortaya çıkan tablo, Öcalan’ın Avrupa ’daki PKK yöneticilerinden ve Türkiye ’deki legal/illegal siyasi kanatlardan tam destek aldığı yönünde. Ancak Kandil’deki PKK yöneticilerinin ortaya koyduğu homojen ve net bir tablo yok. MİT yetkilileri de Kandil’in ‘ortak tutum’ belirleyip olumlu bir sinyal vermesinden önce Kandil ile üst düzey görüşmelere başlamak istemiyor.

Hepsi senaryo
MİT’in PKK’ya silah bıraktırma stratejisi, PKK’nın ortaya koyduğu tavırların analizine göre şekilleniyor. Basına yansıyan ‘Tunceli’den bir grup silah bırakacak’, ‘Türkiye’den 100 PKK’lı sembolik olarak silah bırakacak’ gibi planlar, MİT’in stratejisi içinde kurgulanan ‘güven arttırıcı önlemler’i yansıtıyor. Söz konusu planlar, henüz somut olarak ele alınmamış, ya da ete kemiğe büründürülmemiş. Öcalan ile görüşmeler beklendiği doğrultuda ilerlerse, Kandil, İmralı’nın istekleri konusunda olumlu tavır ortaya koyarsa somut olarak konuşulacak. Hem devlet, hem PKK ve BDP kanadı, arka kanallar yoğun bir çalışma yürüttüğü halde henüz somut adımlara geçilmesi aşamasına gelinmediği görüşünde.