Kandilli Erzurumluları uyardı: Hasarlı evlere girmeyin

Kandilli Rasathanesi, geçen hafta iki ayrı depremle sallanan Erzurum'da, hasar gören veya hasar gördüğü tahmin edilen binalara girilmemesi uyarısında bulundu.

Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü, Erzurum'da yaşanan depremlerin ardından, bölgede 'yerel yapıların özellikleri gözönüne alındığında' hasar verici depremlerin bir süre daha beklenebileceğini belirterek, hasar gören veya hasar gördüğü tahmin edilen binalara girilmemesi uyarısında bulundu.
Enstitü'den yapılan yazılı açıklamada, 28 Mart Pazar sabah 06.51'de meydana gelen depremin aletsel dış merkezinin Aşkale'nin doğu-güneydoğusunda, Aşkale-Kandilli arasında olduğu ve büyüklüğünün 5.3 (lokal manyitüd) olarak hesaplandığı belirtildi. Depremin meydana geldiği yerde bulunan fayların, 'orta boy' olarak nitelendirilebileceği belirtilen açıklamada, bu fayların, Türkiye'nin bilinen en büyük fayları ile, yani Kuzey Anadolu fayı veya Doğu Anadolu fayları ile bağlantılı olmadığına dikkat çekildi. Meydana gelen büyükçe bir depremin çevresindeki diğer fayları zaman zaman tetikleyebileceğinin bilindiği anımsatılan açıklamada, ancak bunun çok sık gözlenen bir olgu olmadığı, sadece bir olasılık olarak gündeme geleceği ifade edildi.
Tetikleme konusunda bilimsel ve somut görüşler ileri sürmek için, fayların birbirleriyle olan konumları, deprem sırasında ortaya çıkan enerji ve söz konusu diğer faylardaki enerji birikimi gibi konularda çok ayrıntılı bilgilere sahip olunması ve değerlendirmelerin yapılması gerektiği anlatılan açıklamada, 2Sadece bu durumda, bir depremin başka depremlere nerede ve ne zaman yol açabileceği, olasılığı ne kadar artırdığı bağlamında bilimsel açıklamalar yapmak mümkün olabilir. Bu bilgilere sahip olunmadan ve gerekli ayrıntılı ve uzun çalışmaları yapmadan öngörülerde bulunmak, ancak rastlantısal olarak gerçekleşme şansına sahiptir" ifadesine yer verildi.

VATANDAŞLARA UYARI

Açıklamada, Erzurum'da 25 ve 28 Mart 2004 tarihlerinde yaşanan depremlerin ardından, 'yerel yapıların özellikleri de göz önüne alınırsa, küçük bile olsa' hasar verici depremlerin bir süre daha devam etmesinin beklenebileceği belirtilerek, hasar gören veya hasar gördüğü tahmin edilen binalara, hasar tespiti kesinleşinceye kadar girilmemesi ve dikkatli olunması uyarısında bulunuldu.
Açıklamada, bazı yayın organlarında sözü edilen Erzurum fay zonunun, Erzurum'un doğusundan, kuzeydoğuya doğru çok geniş bir alana yayıldığı bildirilerek, bu fayların, geçmişte de yıkıcı depremler ürettiğine dikkat çekildi. Aşkale'de meydana gelen depremlerin, gerek orta boy olması ve gerekse Erzurum fay zonuna uzak olması göz önüne alınırsa, bu fay zonuna doğrudan bir etki yapma olasılığının yok denecek kadar küçük olduğu anlatılan açıklamada, Erzurum fay zonunun, bir başka deyişle Erzurum'un doğusundan kuzeye uzanan fayların, tetiklenme açısından, diğer faylara göre daha ayrıcalıklı konumda olmadıkları ifade edildi.

ZONDA DEPREM TEHLİKESİ HER ZAMAN VAR

Açıklamada, tetiklenme konusu bir yana bırakılacak olursa, Erzurum fay zonunda deprem tehlikesinin her zaman varolduğu ve bu tehlikenin Aşkale'de yaşanan depremlerden bağımsız olarak varolmaya devam edeceği belirtilerek, başta Kuzey Anadolu fay hattı, Doğu Anadolu fay hattı ve Erzurum fay zonu olmak üzere, Doğu Anadolu'nun çok büyük bir bölümünde büyüklüğü ve zamanı önceden bilinemeyecek, hasar verici bir depremin meydana gelme olasılığının har zaman yüksek olduğu vurgulandı.
Bunun her zaman için geçerli olduğu ifade edilen açıklamada, bu yörelerde depreme hazırlıklı, depreme dayanıklı bina konusunda da çok duyarlı olunması gerektiği kaydedildi.