Kar bitti eziyeti bitmedi

Beyaz afete teslim olan İstanbullular dün açılan yollarda trafik işkencesi yaşamadı ama kar hayatlarında sorun olmaya devam etti.
Haber: SELİM EFE ERDEM / Arşivi

İSTANBUL - Beyaz afete teslim olan İstanbullular dün açılan yollarda trafik işkencesi yaşamadı ama kar hayatlarında sorun olmaya devam etti. Ana yollar temizlense de semt sokaklarından kalkmayan kalın kar tabakasıyla İstanbullular yine kar eziyetini yaşadı. Buz tutan kaldırım ve üst geçitlerde yürüyemeyen İstanbullular, bu defa özel otomobillerini kullanmadı ama taksi ve otobüs duraklarında boşuna bekledi.
Yollar boştu
İki gündür süren yoğun kar yağışı dün ara verince, kent dün biraz olsun nefes alma imkânı buldu. Şehre trafik işkencesi yaşatan TEM ve E-5 yolları kardan temizlenerek trafiğe açıldı. Hafta sonu tatili ve yetkililerin uyarılarının etkisiyle vatandaşların büyük çoğunluğunun özel araçlarını kullanmaması sonucu temizlenen yollarda aşırı bir trafik yoğunluğu yaşanmadı. Ama İstanbulluların kar eziyeti bu kez de semt sokaklarında devam etti.
Önce temizlik
İstanbullular dün sabah güne kar temizliğiyle başladı. Önce karla kaplı olan evlerinin veya işyerlerinin önünü açmak için kürek ve el arabasıyla kar kürediler. Kar dağına dönüşen arabalarını park ettikleri yerden çıkarıp yeniden kullanılabilir hale getirmek için uzun bir mücadele verdiler. Ancak bir yere gitmek zorunda olanlar yetkililerin uyarılarını dinleyerek özel otomobillerini kullanmadı. İşe gitmek için taksi duraklarını aradıklarında, boş taksi yok yanıtını aldılar.
Bir taksi, dolmuş veya otobüs bulurum düşüncesiyle yola çıkanlar, buz tutan kaldırım ve üst geçitlerde, düşmeden yürüme savaşı verdi. Normal zamanlarda kaldırımda yürürken korna çalarak yolcu arayan taksiler gibi, otobüsleri de duraklarda boşuna beklediler. Yollar açık olsa da dün yola çıkacak bir araç bulmakta epeyi zorlandı İstanbullular.
Ekmek yok, su yok
Belediyeler kar temizliğine yoğunlaşınca, pek çok semtte sokak başlarında çöp yığınları oluştu. Firmaların arabaları henüz kardan temizlenmeyen mahalle aralarına girmeyi başaramadığı için bazı semtlerde ekmek, gazete, içme suyu gibi gereksinimlerin temininde zorlanıldı. Eriyen veya yol kenarına toplanan kirlenmiş kar, İstanbullulara çamur ve göle dönüşen cadde ve sokak eziyetini de yeniden yaşattı.
Yeşilköy Ümran Sokak'ta oturan Nurettin Gültekin, önceki gün trafik ve elektrik, dün de kar temizleme eziyetini çeken İstanbullulardan biri. Evinde iki çocuğu ve eşiyle birlikte 12 saat süreyle elektriksiz kalan Gültekin dün ısınmak için battaniyelerle oturmak zorunda kaldığını, elektrik ve suyu dün de kesintili olarak kullanabildiklerini belirterek, evinin bahçesini, kaldırımı ve aracını kardan temizlemeye çalıştığını söyledi. Florya'daki işyerinin önündeki cadde ve kaldırımı kürek ve el arabasıyla temizleyen Ahmet Karabacak'sa her şeyi belediyeden beklememek gerektiği için iki saat süreyle kar temizlediğini anlattı.
Bozulduğu ya da donma tehlikesi geçirdiği için aracını yol kenarına çekip canını kurtaran çok sayıda İstanbullu dün çekici veya tamirci de bulamadı. Florance Nightingale Hastanesi'nde radyoloji uzmanı olan doktor Cihan Duran, önceki gün altı saat mahsur kaldığı özel otomobilinden İstanbul İl Jandarma Alay Komutanı Hami Çakır tarafından kurtarılmış, ama park ettiği yerden aracını kurtarmak için iki gündür bir çekici bulamamış.
'Hayatımın kâbusu'
Doktor Duran, yaşadıklarını şöyle anlattı: "Bahçeşehir'deki evime gitmek için yola çıktım ama Mahmutbey'de trafiğe takıldım. Saat altıyı gösterirken
beklemeye başladık ve saat 12.20'yi gösterirken araçtan inerek bir yerlere sığınmak istedik. Yanımda altı aylık hamile arkadaşım Reyhan Kahraman da vardı ve Dünya Gazetesi'ne gittik. Sonra yürüyerek TEM yoluna çıktık ve trafiğin aktığı noktada otostop yaparak eve gitmeye çalıştık. Yanımızda bir askeri araç durdu. İçinde İstanbul İl Jandarma Komutanı vardı. Bizi Bahçeşehir'deki evimize kadar bıraktı. Dün taksiyle aracımı bıraktığım yere geldim ama bu defa da çekici bulamadık. Şimdi iki gün sonra, aracı kurtarmak için hâlâ çekici bekliyoruz. Yaşadıklarım hayatımın kâbusuydu."