Kar yağacak diye çok sevinmiştik...

Ekmek mayası bitti
Bozcaada'da 21 Ocak akşamı saat 18.00 sularında tipi başladı. Gece elektrikler söndü, sularımız kesildi. 44 yıldır Bozcaada'dayım, ilk kez böyle bir afet gördüm. Evlerden çıkamaz olduk. Yiyecekler bir anda bitti. Jeneratörlü fırınlar ekmeği yetiştirdi ama arkasından, ekmek mayası tükendi.
Yollar kapandı
Her tarafta don oldu. Kar topladık, ama soğuk olduğu için erimiyordu. Kimse yatağından çıkamaz hale geldi. Devrilen elektrik direkleri yolları kesti, ada içinde hareket güçleşti. Buraya 1986 yılından beri kar yağmamıştı. Biz kar göreceğiz diye sevinirken, çok büyük bir afetle baş başa kaldık.
Haber: İBRAHİM GÜNEL / Arşivi

ÇANAKKALE - Kar ve fırtınanın başladığı 22 Ocak gecesinden beri elektriksiz-susuz Bozcaada'ya sonunda dün saat 14.20'de enerji ulaşabildi. Dört gün Anadolu'yla bağlantıları da kopan ada sakinleri, yiyecek sıkıntısı çekerken, bakkallar ve manavlar bozulan gıda maddelerinin çoğunu atmak zorunda kaldığını anlattı. Poyraz nedeniyle feribot dün saat 17.00'ye kadar çalışamadı. Adalılar en çok devleti yönetenlerin koordineli çalışamamasından yakındı.
'Hazırlıksız yakalandık'
Enver Evergen (65 yaşında emekli öğretmen): 21 Ocak akşamı saat 18.00 sularında şiddetli kar yağmaya başladı. Rüzgâr saatte 100 kilometrenin üzerinde esmeye başladı. Gece elektrik söndü, sularımız kesildi. Sabah her tarafın karla aydınlandığını gördük.
44 yıldır Bozcaada'dayım, ilk kez böyle bir afetle karşılaşıyorum. Anakarayla ulaşımımız kesildi. Ada sakinleri, böylelikle kaderlerine terk edilmiş oldu. Ulaşımdan sonra iletişimimiz de kesildi. Kar ve fırtına var gücüyle devam etti. Evlerden çıkamaz duruma geldik. Daha önce böyle bir felaket görülmediği için deneyimsizdik. Et, süt, yumurta gibi ana gıdalar bir anda bitti. Fırınlarda ekmek temini güçleşti. Jeneratörü bulunanlar ekmek yetiştirdi, arkasından, ekmek mayası tükendi. Dışarıdan kar topladık ama soğuk olduğu için o da erimiyordu. Her taraf don tuttu. Kömürcüler adaya kömür getiremedi. Herkes yataklarından çıkamaz oldu. Evin içinde battaniyelerle dolaşmaya başladık. Devletin hiçbir organı çalışmadı. Bir tek 1936'da yapılan ve Papazbahçe mevkiinden kasabaya su sağlayan sistemden
kent çıkışındaki çeşmeye su akıyordu. İnsanlar oraya da gidemiyordu. Çünkü yollar donmuştu.
Alabama'ya kulak verdi!
Rafet Önal (52 yaşında, tuhafiyeci): Gece hayvanları yemlemek için kasaba dışına çıkmıştım. Kar birdenbire bastırdı. Fırtınadan elektrik direkleri ve teller aracımın önüne düşmüştü. Aracımda mazot da az olduğu için uyarı lambası sürekli yanıp sönüyordu. Yanımda 12 yaşındaki oğlum vardı. Zincir takmaya çalıştım ama tek tekerleğe takabildim. Kendime, 'Burası Erzurum'u geçti ve galiba burada öleceğiz' dedim. Tek zincirle kasabaya dönmeyi başardım. Üç ay kadar önce bir gazetede Alabama Üniversitesi'nin Türkiye'de kışın sert geçeceği uyarısı bulunan haberini okumuştum. Ezine'den erzak alıp depolamıştım. Paraya ihtiyacım olduğu halde buğdayımı satmadım.
Öznur Evergen (40 yaşında eczacı): Kar ve fırtına ikisi birlikte geldi. Adaya 1986'dan beri kar yağmamıştı. Biz kar göreceğiz diye sevinirken, çok büyük bir afetle karşılaştık. Bu bölgenin insanı olduğum için büyük bir sıkıntı yaşamadık. Gemi çalışmadığı için bazı ilaçların tedarikinde sıkıntı çektik. Biraz ensülin sıkıntısı oldu.
'Enerji üretiyoruz'
Bu arada, Bozcaada'da elektrik enerjisi üretilirken burada sıkıntı çekmemize bir anlam veremiyorum. Soğuk zincirli ilaçları jeneratörü olan hastaneye götürdüm. Türkiye'de sadece Çanakkale ilinde elektrik kesintisi olmasına ve 21. yüzyılda 10 gün gelmemesine anlam veremedim. Yetkililerin koordinesiz çalışması bunu doğurdu.
Arif Kocamış (47 yaşında, bakkal ve manav): 15 yıldır bu işi
yapıyorum. Biraz stokumuz vardı ve fazla eksiklik duymadık. Elektriğimiz olmadığı ve genelde akşam üzerleri satış yaptığımızdan karanlıkta zorluk çektik.
Ama buzdolaplarımız, elektrik olmadığı için çalışmadı ve sucuk, salam, peynir gibi bazı gıda maddelerini atmak zorunda kaldık.